Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/1687 E. 2007/6903 K. 24.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1687
KARAR NO : 2007/6903
KARAR TARİHİ : 24.05.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAHİLİ DAVALI : … VE ORMAN BAKANLIĞI

Taraflar arasındaki aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi ve davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … Karaboa, 10.10.2005 tarihli dilekçesiyle, Orman Genel Müdürlüğü ve … …’ı hasım gösterip, … Köyü Buruktepe mevkiin bulunan P.XXV numaralı poligonun kendisine ait olduğu, kendisine ait bu taşınmazın, tutanaklarda hiçbir … olmadığı halde, zilyet olarak davalı gerçek kişinin gösterildiği, tutanaklardaki zilyetin silinerek kendisinin yazılmasını istemiş, daha sonra davayı … ve Orman Bakanlığına yaygınlaştırmıştır. Mahkemece Orman Genel Müdürlüğü ve Duali Sarıhan aleyhine açılan davanın esastan REDDİNE, dahili davalı … ve Orman Bakanlığı aleyhine açılan davanın ise usulden ve esastan REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından esasa, Orman Yönetimi tarafından vekalet ücretine ilişkin olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1943 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1999 yılında, daha önce sınırlaması kesinleşen orman kadastrosunun aplikasyonu, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasa hükümlerine göre 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması yapılmış, 27.05.2005 tarihinde ilan edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve kesinleşmiş orman kadastrosunun uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla dava konusu taşınmazın, 1943 yılı orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, 1999 yılında yapılan aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı belirlendiğine, kesinleşmiş orman kadastro sınırları içindeyken itiraza konu 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarma işlemine karşı dava açmakta davacı gerçek kişinin hukuki yararının bulunmadığı, davanın altı aylık askı süresi içinde açılan orman kadastrosunun aplikasyonuna ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasına itiraz niteliğinde olduğu, 6831 Sayılı Yasanın 11/2. maddesi gereğince, hak sahibi gerçek ve tüzel kişiler tarafından açılacak sınırlamaya itiraz davalarında hasımın Orman Genel Müdürlüğü, 2 nci maddeye göre orman sınırları dışına çıkarma işlemlerine karşı açılacak itiraz davalarında ise hasımın … ve Orman Bakanlığı ile Orman Genel Müdürlüğü olduğu, ne Orman Yasasında ne de ilgili yönetmelikte hüküm bulunmadığından, orman kadastro tutanaklarında sözü edilen işgalci aleyhine dava açılamayacağı, orman kadastro tutanaklarında ismi geçen işgalcilerin, hak sahipleri tesbit komisyonunu bağlamayacağı, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken, itiraza konu işlemle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmaz üzerinde, çıkarma işleminden önceki zilyetliğin hukuki değeri bulunmadığı, aksine şuç teşkil ettiğinden, orman kadastro tutanaklarında işgalci olarak kendisinin gösterilmesini istemekte gerçek kişinin hukuki yararının olmadığı gibi, Hak Sahipleri Tesbit Komisyonunun kararlarına karşı yargı yolunun açık olduğu, Orman Genel Müdürlüğü aleyhine açılacak davaların, Genel Müdürlüğü temsilen ilgili Orman İşletme Müdürlüğü aleyhine açılabileceği, her ne kadar dava dilekçesinde … ve Orman Bakanlığı davalı sıfatıyla gösterilmemişse de usulünce davanın yaygınlaştırıldığı, bu nedenle taraf sıfatının olmadığından ve hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemeyeceğine, gerekçe yasal değilse de davanın reddine ilişkin hüküm sonuç olarak usul ve yasaya uygun olduğuna, Orman Genel Müdürlüğü yararına, 3402 Sayılı Yasanın 31. maddesi gereğince, kadastro mahkemelerinde görülen davalarda, Avukatlık ücretinin maktu belirleneceği ancak, belirlenecek bu ücretin dava konusu taşınmazın değerine göre belirlenecek nisbi Avukatlık ücretini geçemeyeceği gözetilerek Avukatlık Ücretinin maktu olarak belirlenmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı gerçek kişi ile davalılardan Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 24.05.2007 günü oybirliği ile karar verildi.