Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/1691 E. 2007/6899 K. 24.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1691
KARAR NO : 2007/6899
KARAR TARİHİ : 24.05.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAHİLİ DAVALI : … VE ORMAN BAKANLIĞI – ORMAN YÖNETİMİ

Taraflar arasındaki aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı …, 17.10.2005 tarihli dilekçesiyle, Kadastro Müdürlüğü ve … …’ı hasım gösterip, … Köyü, … mevkiinde bulunan 2038 ila 2039 numaralı orman sınır noktalarından oluşan orman sınır hattı ile çevrili 8 dönümlük taşınmazı, 68331 Sayılı Yasanın 2/B maddesi hükmüne göre Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, oysa bu taşınmazı 1995 yılında … Çil isimli şahıstan satım aldığı, kendi zilyetliğinde olduğu, … … ile ilgisinin bulunmadığı, orman kadastro tutanaklarındaki … …’ın kullanımında olduğu hususunun düzeltilmesini istemiş, daha sonra davayı … ve Orman Bakanlığı ile Orman Genel Müdürlüğü’ne yaygınlaştırmıştır. Mahkemece, Kadastro Müdürlüğü aleyhine aılan davanın husumetten, … … aleyhine açılan davanın esastan, Orman Genel Müdürlüğü ile … ve Orman Bakanlığı aleyhine açılan davanın ise hak düşürücü süre nedeniyle REDDİNE karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi tarafından vekalet ücretine ilişkin olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1943 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1999 yılında, daha önce sınırlaması kesinleşen orman kadastrosunun aplikasyonu, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasa hükümlerine göre 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması yapılmış, 27.05.2005 tarihinde ilan edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve kesinleşmiş orman kadastro tutanakları ve haritası ile itiraza konu 180 numaralı orman kadastro komisyonunca yapılan işleme ilişkin tutanak ve haritaların, eski tarihli memleket haritasının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla, (A) ve (B) ile gösterilen çekişmeli taşınmaz bölümlerinin 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, (B) ile gösterilen bölümü orman niteliğini yitirmediği halde, 3302 Sayılı Yasa hükümlerine göre itiraza konu işlemle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı belirlenip, bu tür yerlerde zilyetlik yasal olmadığı gibi suç teşkil edeceği, Orman Yönetimi tarafından 2/B madde uygulamasının iptali için dava açılmamışsa da, Orman Yönetiminin isteği halinde, eylemli orman niteliğindeki bu bölüm orman olarak kullanılmak üzere Orman Yönetimine tahsis edilebileceği, Kadastro Mahkemesinde görülen davalarda Avukatlık ücretinin maktu olarak taktir edileceği, ancak taktir edilen ücretin nisbî vekalet ücretini geçemeyeceği, başka deyişle somut olayda, maktu Avukatlık ücreti, nisbî avukatlık ücretinden az olduğundan, nisbî avukatlık ücretine hükmedilemeyeceği gözetilerek davaların reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Ancak, esas olarak davanın 2/B işlemine itiraz niteliğinde olmadığı, 2/B madde uygulama tutanaklarında … …’ın zilyet olarak belirlenmesine itiraz edildiği, bu davanın hak sahibi gerçek kişiler ile … ve Orman Bakanlığı ile Orman Genel Müdürlüğü aleyhine açılması gerektiği, bunlardan birinin davalı sıfatıyla gösterilmesi halinde davalı sıfatının tamamen yok olduğundan söz edilemeyeceği, davanın dava dilekçesinde gösterilmeyen diğer davalılara yaygınlaştırılma olanağının bulunduğu, bu nedenle … ve Orman Bakanlığı ile Orman Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken, hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi doğru değilse de, red hükmü sonuç itibariyle doğru olduğundan, … ve Orman Bakanlığıyla, Orman Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davanın red gerekçesinin bu şekilde düzeltilerek, sonuç itibariyle doğru olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 24/05/2007 günü oybirliğiyle karar verildi.