Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/17147 E. 2008/2017 K. 11.02.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/17147
KARAR NO : 2008/2017
KARAR TARİHİ : 11.02.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki mera komisyon kararına itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi vekili, davalı … … İl Müdürlüğü ve Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 902, … , … Köyü 1228,1233 ve 1259, … Köyü 50 parsel sayılı taşınmazlar, mera niteliği ile köy tüzelkişiliği adına tesbit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazların kadastrosu yapılıp kesinleşen devlet ormanı içerisinde orman sayılan yerlerden olduğundan parsellerin mera niteliklerinin iptali istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın husumet yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi vekili, davalı … … İl Müdürlüğü ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman sınırları içinde kalan taşınmazlar hakkında yapılan mera komisyon kararının iptaline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 3116 Sayılı Yasaya göre 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile 1744 Sayılı Yasaya göre 28.06.1982 ve 2896 Sayılı Yasaya göre de 21.11.1985 tarihinde ilanı yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Orman Yönetimi, çekişmeli taşınmazların eylemli orman olduğunu, bir kısmının 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığını, bir kısmının da ormana bitişik ve eylemli orman olması nedeniyle orman olarak tahsis edilmesi için Milli Emlak Genel Müdürlüğüne başvurduklarını, buna rağmen İl Mera Komisyonunca 14.10.2005 gün ve 303 sayılı kararla mera olarak tespit edildiğini bildirerek işlemin iptalini istemiştir. Mahkemece verilen kısa kararda davanın “süre yönünden”, taraflara tebliğ edilen gerekçeli kararda ise davanın “husumet yönünden” reddine karar verilmiştir. Taraflara tefhim edilen kısa kararla tebliğ edilen gerekçeli kararın hüküm fıkralarının birbirine aykırı olması, İ.B.B.G.K.’nun 10.04.1992 tarih 1991/7-4 sayılı kararında belirtildiği gibi H.Y.U.Y.’nın 388. maddesine aykırı olduğundan mutlak bozma nedenidir.
Ayrıca; Orman Yönetimi taşınmazın orman olduğunu iddia ederek genel mahkemede mera komisyon kararının iptalini istediğine, davanın ileri sürülüş biçimine ve taşınmazın niteliğine göre somut olayda, Mera Yasasının 13/3-4. maddelerindeki 30 günlük sürenin Orman Yönetimi yönünden uygulanmayacağı, kamu malı orman olan taşınmazlar hakkında Orman İdaresi hiçbir süreye bağlı kalmadan, tapulu ise iptal ve tescil, mera olarak sınırlandırılmış ya da tahsis edilmişse bu işlemlerin iptali için her zaman dava açabileceği yerleşmiş Yargıtay uygulamaları ile kabul edilmektedir. (H.G.K.’nun 21.02.1990 gün ve 1989/1-700-1990/101 K.) Kesinleşen orman kadastro haritası ve tutanaklarıyla 4785 Sayılı Yasa hükümleri gözönünde

-2- 2007/17147-2008/2017

bulundurularak ve yine taşınmazların orman olarak Orman Genel Müdürlüğüne tahsisi ile ilgili belgeler dikkate alınarak taşınmazların öncesinin orman olup olmadığının belirlenmesi gerekecektir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; hükmün kısa karar ile gerekçeli karar çelişkisinden BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranalara iadesine 11/02/2008 günü oybirliği ile karar verildi.