Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/1721 E. 2007/2469 K. 28.02.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1721
KARAR NO : 2007/2469
KARAR TARİHİ : 28.02.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine açılan davada, davacı Köy Tüzelkişiliğine ait kadim … ve mera vasfındaki yerlerde Orman Yönetiminin davacı köylüleri rahatsız ettiğini, davacı köy halkının kullanmasına engel olmaya çalıştığını belirterek davalıların elatmalarının önlenmesini talep etmiştir. Mahkemece davanın kabulüne, 162.279,96 m2’lik taşınmazın üzerinde davalıların haksız elatmalarının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesine ilişkindir.
Hükme esas alınan uzman orman bilirkişi raporunda dava konusu olan taşınmazın memleket harisı (1966 tarihli) ve … fotoğraflarında (1950 tarihli) bulunduğu yerde Avunder yaylasına ait yerleşim yerinin bulunduğu, yapıların resmi belgelerde gözüktüğü, taşınmaza doğu hariç diğer yönlerden komşu olan taşınmazların üzerinde ibreli ağaç rumuzlu alanların yer aldığını, 1972 tarihli amenajman planında … olarak kullanılan bölümün 4 ve 9 nolu bölme içinde iken 1998 tarihli amenajman planında ise 4, 9 ve 10 nolu bölmelerde yer aldığını, … yerleşim alanının zamanla genişlemiş olduğu, 1972 tarihli amenajman planında 2 Hektar olan … yerleşim alanının 20 Hektara çıktığını ve çekişmeli taşınmazın 46.312 m2’lik bölümünün resmi belgelerde ormanlık alanda olması nedeni ile orman sayılan yerlerden olduğu, 162.279.96 m2’lik bölümün ise, orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanmış ve resmi belgelerdeki konumları işaretlenmiştir.
Davacı Köy Tüzelkişiliği tarafından çekişmeli taşınmazın kadim mera ve … olduğu, davacı köy halkının kullanımı sırasında orman yönetiminin kendilerine müdahale ettiği açıklanarak davalılara karşı bu dava açılmıştır. Mahkemece, uzman bilirkişi raporuna göre, orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanan 162.279.96 m2’lik bölümün … olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulü yolunda hüküm kurulmuştur. Davalı … tarafından 162.279.96 m2’lik bölüme yönelik olarak hüküm temyiz edilmektedir. Çekişmeli taşınmazın 46.312 m2’lik bölümüne ilişkin olarak hükmü temyiz edilmediğinden bu bölümün orman olma olgusu kesinleşmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; Dairemizin 06.12.2006 tarih 2006/15431-17090 sayılı iade kararı üzerine ilçe özel idare müdürlüğü tarafından Karancı düzü mevkiindeki kullanım şekli olarak “umumun” yazılı 4 Hektar 90 metre yüzölçümündeki Doğusu …, Batısı ve Kuzeyi …, Güneyi Araba kırığı yazılı 1937 tarih 402
-2-
2007/1721 – 2469

nolu vergi kaydı dosyaya gönderilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sırasında, çekişmeli taşınmazın mera ve … olarak tahsisli olup olmadığı hususunda yapılan yazışmalar yetersiz olduğu gibi, yukarıda belirtilen Dairemizin iade kararı üzerine dosyaya gönderilen vergi kaydı da mahallinde uygulanmamıştır. Ayrıca, çekişmeli taşınmazın resmi belgelerdeki konumu itibarı ile 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi gereğince orman içi açıklık olup olmadığı hususu da değerlendirilmemiştir. Her ne kadar, taşınmazlar başında dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar çekişmeli taşınmazın Avunder yaylası olarak belirtilen kadim … olduğunu açıklamışlar ise de taşınmazın yaylak konaklama yeri olarak kullanımı o yerin kamu malı olan orman niteliğini değiştiremez. Ancak, Değirmenlidere Köylüleri orman sınırları içinde kalan taşınmazları 6831 Sayılı Yasanın 19, 20 ve 21. maddelerine uygun (üzerinde kalıcı inşaat yapmamak ve ormana zarar vermemek vs. sureti ile) olarak kullanabilirler. Orman Yasasının 20, 21 ve 22. maddelerinde; orman içi meralar, yaylak ve kışlaklardan otlaklardan ve sulama yerlerinden ne şekilde yararlanılacağı düzenlenmiştir. Buna göre, Orman Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelik hükümlerine göre, Orman Bakanlığının yapacağı planlamalar ve izinler ile bu tür yerlerden yararlanmak olanağı mevcuttur.
Mahkemece yöreye ilişkin en eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, evvelce görev almış bilirkişiler dışında yeniden seçilecek üç kişilik orman yüksek mühendisi ya da mühendisi ve bir … elemanı huzuruyla yapılacak keşifte, en eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğrafı çekişmeli taşınmaz ile çevredeki komşu taşınmazlardaki araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş tahdit söz konusu olmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler uzman bilirkişiler eliyle yerine uygulanıp, çekişmeli taşınmazın tümünün memleket haritasına göre (çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde kadastro çalışmaları yapılmakta ise de, kadastro tespit tutanağı düzenlenmediğinden ve çap oluşmadığından yollar, dereler, mezarlıklar gibi sabit noktalar esas alınarak yapılacak uygulamada) konumu saptanmalı, memleket haritasında bu taşınmazın tümünün bulunduğu yer belirlenerek işaret ettirilmeli ve keşfi ve uygulamayı izlemeye ve denetlemeye elverişli taşınmazın resim belgelerdeki konumunu gösteren rapor ve kroki alınmalıdır.
Ayrıca, 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi hükmüne göre; Devlet ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollariyle elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan yerlerde husule gelen enkaz hiçbir suretle eşhasa satılamaz. Bunlar resmi daire ve müesseseler ihtiyacına tahsis olunur.
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda …, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle … açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
-3-
2007/1721 – 2469

Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR].
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda … ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dünüşüp, … ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır. [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları]. Bu tür yerler yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak yoktur. Dolayısıyla bu yollarla ormandan … kazanımından söz edilemez.
Açıklanan konular gözönünde bulundurularak, çevresindeki taşınmazların niteliğine göre, çekişmeli taşınmazın etrafı ormanla çevrili ise mülkiyet belgesi, tapu kaydı olmadığından bu tür yerlerin 6831 Sayılı Yasanın 17/1-2 maddesine aykırılık teşkil ettiği düşünülmeli, böylece taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı kesin biçimde saptanmalı ,mahalinde yapılacak keşifte komşu köylerden dinlenecek yaşlı ve tarafsız yerel bilirkişiler marifeti ile 1937 tarih 402 nolu vergi kaydının çekişmeli taşınmazın bulunduğu yeri kapsayıp kapsamadığı saptanmalı, orman içi … veya meralardan 6831 Sayılı Yasanın 20, 21 ve 22. maddeleri gereğince yararlanılabileceği göz önüne alınmalı, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 5302 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince orman kadastro ve genel arazi kadastro çalışmalarına başlandığı, Dairemizin iade kararı üzerine dosyaya gönderilen yazılardan anlaşıldığından, yargılama devam ederken çekişmeli taşınmazın bulunduğu yere ilişkin olarak kadastro tespit tutanağı düzenlenmiş ise, 3402 Sayılı Yasanın 27. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünde artık kadastro mahkemesinin görevli olduğu hususu düşünülmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin eksik araştırma ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 28/02/2007 günü oybirliği ile karar verildi.