YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/17255
KARAR NO : 2008/3509
KARAR TARİHİ : 06.03.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 116 ada 276 parsel sayılı 1.532,99 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesizden orman niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, ırsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak çekişmeli taşınmazın adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptal edilerek davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1967-1969 yılları arasında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu vardır.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; taşınmaz başında yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar, çekişmeli yeri önceleri davacının eşi … Akyüz’ün 20 yılı aşkın süreyle nizasız fasılasız … sıfatıyla kullandığı, 1972 yılında ölümünden sonra ise, taşınmazın kullanılmadığı, toprağın işlenmemesi sebebiylede üzerinde yabancı otlar oluştuğu ifade edilmiştir. Hükme dayanak yapılan ziraat bilirkişi raporunda taşınmazın … süre kullanılmadığı, orman bilirkişi raporunda ise taşınmazın … yıllardır işlenmediğinden üzerinde laden, …, değişik … otları vb orman altı floranın oluştuğu açıklanmıştır. Davacının eşi … Akyüz’ün öldüğü yıl olarak belirtilen 1972 yılı ile çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin yapıldığı 2006 yılı arasında 34 yıl bulunmakta olup bu süre çok uzundur. Çekişmeli taşınmazın 34 yıl süre ile kullanılmadığı davacının beyanı ve tüm dosya kapsamı ile belirlendiğine göre taşınmazın terk edildiği sonucuna varılmaktadır. Kaldı ki; hükme dayanak yapılan orman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ekindeki 1958 yapımı aplikeli memleket haritasının incelendiğinde çekişmeli taşınmaz ile komşuları orman içi açıklık konumunda gözükmektedir. Bilindiği üzere orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak yoktur. Kaldı ki; taşınmaz üzerinde orman altı flora bulunmaktadır. Hal böyle iken, açıklanan nedenlerle davacı kişinin davasının reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 06.03.2007 günü oybirliğiyle karar verildi.