YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/17260
KARAR NO : 2007/16852
KARAR TARİHİ : 25.12.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA KONUSU : TAPU İPTALİ VE EL ATMANIN ÖNLENMESİ-KAL
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil-elatmanın önlenmesi-kal davasının yapılan yargılaması sonunda; davanın kısmen kabulü yolunda kurulan 29/12/2005 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı S.S.SARIYER YEŞİLVADİ KONUT YAPI KOOP. vekilleri tarafından istenilmekle, tayin olunan 11/07/2006 günü için yapılan tebligat üzerine, duruşmalı temyiz eden S.S.SARIYER YEŞİLVADİ KONUT YAPI KOOP. Avukat … ile karşı taraftan temyiz eden … vekili Avukat…geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bir kısım eksikliklerin tamamlanması için dava dosyası mahkemesine iade edilip tamamlandıktan sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, 29.06.1999 tarihli dilekçesi ile … 79 sayılı kadastro parselinden ifraz edilen 21350 m2 yüzölçümündeki 3 pafta 260 parsel sayılı taşınmazın orman sınırı içinde olduğunu ileri sürerek, davalı kooperatif adına olan tapu kaydının iptali ile orman olarak Hazine adına tescilini, davalının el atmasının önlenmesini ve üzerindeki tesis ve binaların kal’ini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın 07.09.2001 tarihli bilirkişi raporunda gösterildiği üzere yeşil renkli 14.890,48 m2 kısmına ait tapu kaydının iptaline, bu kısmın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, bu bölüme yönelik davalı kooperatifin el atmasının önlenmesine, tesis ve yapı bulunmadığından kal talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı … vekili ile davalı kooperatif vekili tarafından temyiz edilmekle Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 30/09/2003 gün ve 2003/3142-6204 sayılı bozma kararında özetle: “Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli olmadığı ilk keşifte bilgisine başvurulan orman bilirkişi ve … bilirkişi tarafından düzenlenen raporda dava konusu taşınmazın 1938 yılında yapılan orman tahdidinde 50, 51, 52 orman sınır noktalarına göre 13700 m2 kısmının orman tahdit sınırları içerisinde, 7650 m2 kesiminin ise orman tahdit sınırları dışında bulunduğu, 1744, 2896, 3302 Sayılı Yasalara göre yapılan aplikasyonlarda her hangi bir değişiklik olmadığı, ikinci keşifte dinlenen orman bilirkişi ve … bilirkişi tarafından düzenlenen raporda ise 1938 yılında yapılan orman tahdidinde dava konusu taşınmazın 14890,48 m2 kısmının tahdit içinde 6459,52 m2 kesiminin tahdit dışında olduğu belirtildiği çelişen bilirkişi raporlarına dayanılarak hüküm kurulamayacağından; mahkemece, 1744, 2896 ve 3302 Sayılı Yasalara göre yapılan Aplikasyon ve 2/B çalışmalarına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme, sonuçlandırma, sonuçların ilanına dair askı ilan tutanakları ile haritalar getirtilip dosya içine konulduktan sonra, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasında seçilecek üç uzman orman yüksek mühendisi, bulunmadığı takdirde orman mühendisi ve bir harita mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, 1938 yılında kesinleşen tahdit haritası ile 1744, 2896 ve 3302 Sayılı Yasalara göre yapılan çalışmalara ilişkin harita ve tutanaklar ile tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp 3116 Sayılı
Yasaya göre yapılan orman tahdit hattı ve 1744, 2896, 3302 Sayılı Yasalara göre konumu saptanarak her bir çalışmaya ilişkin ayrı renklerde işaretlenmiş tahdit hatlarıyla irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmesi, 1938 tahdidinin dışında bırakılan yerlerin 4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre orman sayılan yer olabileceği ve orman tahdit sınırları içine alınabileceği düşünülmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi) gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın 14.556,96 m2 kısmına ait tapu kaydının iptaline, bu kısmın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, bu bölüme yönelik davalı kooperatifin el atmasının önlenmesine, üzerinde herhangi bir tesis ve müştemilat bulunmadığından kal talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı … vekili ile davalı kooperatif vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, öncesi orman olduğu iddia edilen taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescili, elatmanın önlenmesi ve kal’ e ilişkindir.
ZEKERİYAKÖY Köyü’nde 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 04/08/1938 tarihinde yapılarak kesinleşen orman tahdidi bulunmaktadır. Daha sonra 2896 sayılı yasaya göre yapılıp 29/11/1985 tarihinde ilan edilerek dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Çekişmeli 260 sayılı parsel yörede 13/11/1958 tarihinde yapılan genel arazi kadastrosu sırasında 487.875 m2 yüzölçümü ile tesbit ve tescil edilen 79 sayılı kadastro parselinden ifrazen tescil edilmiştir. Kadastro sırasında 77, 78, 79 ve 80 sayılı parseller öncesi bir bütün olarak zemini … Beyazıt Vakfından … 955 tarih 15 ve K.sani 927 tarih 32 sıra numaralı tapu kapsamında olduğu ve 4 parçaya ayrıldığından… ve ark. adına tespit edilerek, 02/03/1959 tarihinde kesinleşmekle tapuya tescil edildiği, daha sonra 1978 yılında önce bu parseller birleştirilip sonra da 239 ila 260 olmak üzere (21 adet) parsele ayrıldığı anlaşılmaktadır
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yapılan uygulama ve araştırma sonucu 260 sayılı parselin 07.09.2001 tarihli bilirkişi raporunda yeşil renkli gösterilen 14.890,48 m2 bölümünün 1938 yılında kesinleşen veMart 1948 tarih ve 118 numarada 2585 hektar yüzölçümüyle Hazine adına tapuya tescil edilen MAVRAMOLOZ DEVLET ORMANI sınırları içinde kaldığının, anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, S.S.SARIYER YEŞİLVADİ KONUT YAPI KOOP. vekilinin 261 parsel sayılı taşınmazın 14.890,48 m2 bölümü hakkındaki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- … vekilinin 260 parsel sayılı taşınmazın 07.09.2001 tarihli bilirkişi raporunda yeşil renkli gösterilen 14.890,48 m2 bölümü dışında kalan diğer bölümüne ilişkin temyiz itirazlarına gelince: Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki;
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede ilk orman kadastrosunun 1938 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapıldığı ve kesinleşmekle Mart 1947 tarih ve 118 numarada tescil edildiği, bu yasaya göre yapılan tahditlerde sadece devlet ormanlarının belirlenmiş olduğundan, 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu oluşan kesinleşmiş tahdit haritaları sınırlarına göre orman sınırı dışında kalan taşınmazların, orman niteliğini ve hukuki durumunu saptamakta bu haritalar ve tutanaklar yeterli olmayıp, bu nitelikteki taşınmazların orman olup olmadığının 4785 ve 5658 Sayılı Yasalara göre çözümlenmesi gerekmektedir. Mahkemece bu hususta araştırma yapılmadığı gibi ,Dairenin 11/07/2006 tarihli iade kararı gereğince orman bilirkişiden aldırılan çekişmeli taşınmazın eski memleket haritasındaki konumunun işaretlendiği raporda da 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman kadastrosu sınırlarına göre dışta kalan taşınmaz bölümünün yer yer yeşil renkli orman alanında kaldığı, ancak uygulamanın hükme yeterli olmadığı gözlenmiştir.
Bundan ayrı, dava konusu taşınmazın bitişiğinde bulunan ve 80 sayılı parselden ifraz edilen 261 sayılı parsel 1958 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında 79 parsele de uygulanan kök tapuya dayalı olarak tespit edildiği ve davacı hazine tarafından 261 sayılı parsel hakkında tapu maliki aleyhine tapu iptali ve tescili istemiyle açtığı davada yapılan yargılama sonucunda, Sarıyer 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30/11/2004 gün ve 2002/357 – 2004/583 sayılı kararı ile 260 parsel sayılı taşınmazın 19.402,71 m2 ve 4024.58 m2 yüzölçümündeki bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ile Hazine adına tesciline, 1322.71 m2’lik bölüm yönünden ise, davanın reddine karar verildiği hükmün davacı Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece önce onanıp, daha sonra Hazine vekilinin kararın düzeltilme istemi kabul edilerek Dairenin 21/4/2006 gün ve 2006/3087-5446 sayılı kararı ile “Karara dayanak alınan bilirkişi raporuna eklenen krokili raporda, çekişmeli taşınmazın 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan tahdit haritasındaki konumu açıklanmadığı, orman kadastro tutanaklarındaki tarifler ile ölçü değerlerinin zemine ne şekilde uygulandığı yolunda da Yargıtay denetimine açık olacak biçimde bilgi verilmediği gibi 1985 yılında yapılan ilk orman kadastrosunun aplikasyonu ile 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan tahdit haritasındaki hatların uyumsuz olduğu, ayrıca Hazinenin, 3402 Sayılı Yasanını 12. maddesinin 3. bendinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü süreye bağlı kalmadan, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında kalan yerlerden olduğu iddiası ile her zaman dava açabileceği, yörede ilk orman tahdidinin 1938 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapıldığı ve bu yasaya göre yapılan tahditlerde sadece devlet ormanları belirlenmiş olduğundan, 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu oluşan kesinleşmiş tahdit haritaları sınırlarına göre orman sınırı dışında kalan taşınmazların, orman niteliğini ve hukuki durumunu saptamakta bu haritalar yeterli olmadığı, bu nitelikteki taşınmazların orman olup olmadığının 4785 ve 5658 Sayılı Yasalara göre çözümlenmesi, yani Hazinenin çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu yolunda iddiada bulunması durumu söz konusu olduğundan, taşınmazın 4785 ve 5658 Sayılı Yasalara göre durumunun belirlenmesi gerektiği” nedeniyle bozulduğu anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemece,aynı kök tapudan ifraz edilen diğer parseller hakkında Orman Yönetimince açılmış başka dava bulunup bulunmadığı araştırılmadığı gibi, temyize konu 260 sayılı parsel hakkında Hazinenin aynı iddia ile açtığı dava bulunup bulunmadığı araştırılarak davalar birleştirilip birlikte görülmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru değildir.
4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar hiçbir işleme gerek olmaksızın devletleştirilmiştir. Devletleştirilmiş ormanların bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuş ve iadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
Mahkemece öncelikle, çekişmeli taşınmazla ilgili Hazine tarafından Asliye 1. ve 2. Hukuk Mahkemelerine açılmış dava olup olmadığı … ve Hazine ile Yazı İşleri Müdürlüklerinden sorularak varsa usul ekonomisi yönünden … ve Hazinenin açtığı dava dosyaları birleştirilmeli, orman sınırlandırılması 4785 Sayılı Yasa hükümleri nazara alınmadan yapıldığından; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3116 Sayılı Yasaya göre yapılarak kesinleşen ilk orman kadastrosuna, daha sonra 1985 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B uygulaması çalışmasına ilişkin aslına göre renklendirilmiş ve orman sınır noktalarının açıkça okunabildiği onaylı orman kadastro haritaları ile tutanakları, dava konusu taşınmazın bulunduğu yere ait en eski tarihli memleket haritasının orjinalinden renkli fotokopisi … fotoğrafları ve amenejman planı bulundukları yerden getirtilerek dosya içine konulmalıdır. Daha sonra, mahkemece önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman mühendisi ile yeteri kadar harita mühendisi ya da … ehlinden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile yapılacak keşifte 1938 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılarak kesinleşen orman kadastro haritası ve tutanakları, yerel bilirkişilerin yardımı ve uzman bilirkişilerin eliyle, ilk orman kadastrosundaki ölçü teknikleri ile ve eski tarihli memleket haritasında bulunan sabit noktaların bulundukları yerler zeminde tespit edilip, orman sınır noktaları birer birer arazide bulunarak orman sınır noktalarının izledikleri tahdit hattı belirlenmelidir. Orman sınır noktalarının bazılarının zeminde bulunmaması halinde ise, nedeni üzerinde durularak yerlerinden sökülerek yok edilip edilm
edikleri saptanmalı, zeminde bulunamayan noktaların yerleri, zeminde halen var olan ve en yakın sabit orman sınır noktaları esas alınarak ve bu noktalardan hareketle yine orman kadastro tutanaklarındaki açı ve mesafeler okunup ölçülerek orman sınır noktalarının izledikleri tahdit hattına göre birer birer arazide bulunup röperlenmeli, memleket haritası örneği üzerinde gösterilmelidir. 1938 yılı orman kadastro tutanak ve haritası zemine uygulandıktan sonra aynı yöntemle 1744 Sayılı Yasaya göre yapılan aplikasyon ve 2. madde uygulamasına ve 1990 yılında yapılan 2/B uygulaması çalışmasına ilişkin çalışma tutanak ve haritası uygulanmalı, memleket haritası üzerinde gösterilmelidir.
Bilirkişi kuruluna çekişmeli taşınmazın 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan ilk orman kadastrosuna ve daha sonra 1744 Sayılı Yasaya göre yapılan aplikasyon ve 2. madde uygulamasına ve1990 yılında yapılan 2/B uygulaması çalışmasına ilişkin tutanak ve haritalara göre konumunu gösteren ve bu belgelerle irtibatlı ve ayrı renklerde işaretli, orman kadastro haritaları arazi kadastrosu ile ölçekleri özel aletlerle denkleştirilmiş kroki çizdirilmeli, taşınmazın orman kadastrosuna göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalıdır.
Böylesine yapılacak uygulamada taşınmazların tamamının veya bir kısmının tahdit sınırları dışında kaldığı saptanırsa, eski memleket haritası, … fotoğrafları ve amenajman planı çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 22.02.2005 gün ve 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmelidir.
Bilirkişi kuruluna çekişmeli taşınmazın ilk orman kadastrosuna ve daha sonra 1985 yılında yapılan devlet ormanların aplikasyonu ve 2/B uygulaması çalışmasına ilişkin tutanak ve haritalara göre konumunu gösteren ve bu belgelerle irtibatlı ve ayrı renklerde işaretli, orman kadastro haritaları arazi kadastrosu ile ölçekleri özel aletlerle denkleştirilmiş kroki çizdirilmeli, çekişmeli taşınmazın konumu … parsellerle birlikte orijinal renkli memleket haritası örneği üzerinde konumu gösterilerek rapora ekletilmeli ve 1938 yılı orman tahdidi dışında kalan bölümlerin eski tarihli memleket haritası ve … fotoğraflarlında orman sayılan yerlerden olduğu belirlenirse o bölümlerle ilgili Orman Yönetiminin davasının kabulüne karar verilmelidir.
Anılan yönler gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma ile yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:1- Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle; S.S.SARIYER YEŞİLVADİ KONUT YAPI KOOP. vekilinin 261 parsel sayılı taşınmazın 07.09.2001 tarihli bilirkişi raporunda üzere yeşil renkli gösterilen 14.890,48 m2 bölümü hakkındaki yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün bu bölümünün ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 400.00.-YTL. vekalet ücretinin davalı S.S.SARIYER YEŞİLVADİ KONUT YAPI KOOP.’ alınarak davacı … Yönetimine verilmesine aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden S.S.SARIYER YEŞİLVADİ KONUT YAPI KOOP.’e yükletilmesine,
2-İkinci bentte açıklanan nedenlerle davacı … vekilinin 261 parsel sayılı taşınmazın 07.09.2001 tarihli bilirkişi raporunda üzere yeşil renkli gösterilen 14.890,48 m2 bölümü dışında kalan bölüme ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 25/12/2007 günü oybirliği ile karar verildi.