YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/17333
KARAR NO : 2007/16851
KARAR TARİHİ : 25.12.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ve Orman Yönnetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … İlçesi … Köyünde bulunan yaklaşık 50 dönüm taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulü yönünde karar verilmişse de Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 20/11/1997 tarih 11088-11663 sayılı kararı ile “aynı yere ilişkin 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/947 sayılı derdest dosyası bulunduğu, dosyaların birleştirilmesi gerektiği” açıklanarak hüküm bozulmuş, mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulü ile 04/07/2005 tarihli raporda (F)=8300 m2 ve (G)= 5800 m2 işaretli bölümlerin davacı adına tapuya tesciline, (E) bölümüne ilişkin davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 06/02/1997 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu işlemi 26/07/1974 tarihinde kesinleşmiştir. Çekişmeli taşınmaz bu çalışmada taşllık, çalılık olarak tesbit harici bırakılmıştır.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı ve imar ihya kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz edinme koşullarının davacı yararına gerçekleştiği gerekçesiyle (F) ve (G) bölümlerinin davacı adına tesciline karar verilmişse de karar dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki; davacı, hükme esas alınan 04/07/2005 tarihli … bilirkişi krokisinde … renkle işaretli taşınmaz bölümlerinin tümü hakkında dava açmıştır. Bu sınırlar içinde kalan (E) işaretli bölümün Asliye Hukuk mahkemesinin 1994/947 sayılı (bozma sonrası 2002/329) dosyasında da davaya konu edildiği anlaşıldığından iki dava birleştirilmiş ise de, davacı (E) işaretli bölüm hakkındaki davadan feragat etmiş, 1994/947 sayılı dosya davacısı … Acıman’da (E) bölümünü içine alan (A) işaretli 21.000 m2 bölümden feragat etmiş, hüküm 20. Hukuk Dairesinin 22/03/2005 tarih 2004/13326- 3240 sayılı kararı ile onanmıştır. Sözü edilen 1994/947 sayılı dosyanın 21/10/1994 tarihli dilekçesinde (A) bölümünün (eldeki dosyada E bölümü) komşuları 77, 79 ve 80, 83 parseller olarak gösterilmekte, temyize konu dosyada hüküm altına alınan (F ve G) bölümlerinden ve bu bölümlere 1974’den zilyed olduğunu iddia eden davacı …’den söz edilmemektedir. Aynı şekilde çekişmeli taşınmazlara komşu olan 78, 79 ve 83 parsellere revizyon gören kayıtlarla ve Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/268 – 1997/333 sayılı dosyalarından verilen kararlarla hükmen tescil edilen 253, 350 ve 351 parsellerin tescil krokilerinde çekişmeli taşınmaz sınır olarak gösterilmemektedir.
Davanın açıldığı 1996 yılına ait idari tahkikat tutanağında da çekişmeli taşınmazın büyük kısmının … yatağı, çalılık, fundalık niteliğinde olduğu açıklanmıştır. Bu durumda, yukarıda sözü edilen deliller karşısında davanın reddi gerekirken, yerel bilirkişi ve tanıklarla ziraat uzmanı bilirkişilerin 1974’den beri taşınmaza zilyed edildiği şeklindeki soyut içerikli açıklamalarına göre davanın kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 25/12/2007 günü oybirliği ile karar verildi.