Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/17349 E. 2008/3512 K. 06.03.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/17349
KARAR NO : 2008/3512
KARAR TARİHİ : 06.03.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 101 ada 611 parsel sayılı 7.554,42m2 yüzölçümündeki taşınmaz senetsiz ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine , çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Mahkemece yapılan inceleme, araştırma ve uygulama karar vermeye yeterli değildir. Şöyle ki; hükme dayanak yapılan orman ve … bilirkişiler tarafından ortak düzenlenen raporda, yörede 3402 Sayılı Yasa uygulamalarına esas olmak üzere 6831 sayılı yasaya göre orman sınırlarının tespiti ve 2/B madde uygulaması yapılıp 14.10.2005 tarihinde ilan edilerek kesinleştiği, taşınmazın tahdit haritası dışında olduğu, dış kenar kısımlarında akçakesme, sakız ve defne gibi … türleri bulunduğu, % 6 eğimli olduğu, orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanmıştır. Ancak mahkemece yörede yapıldığı anlaşılan orman kadastrosuna ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme, sonuçları ilan tutanağı ve çekişmeli taşınmazın bulunduğu yere ilişkin orijinalinden renkli orman kadastro paftası yönetimden getirtilmediğinden orman ve … bilirkişi tarafından yapılan hat uygulaması denetlenememektedir.
Kural olarak bir yerde, 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden sonra yapılıp kesinleşen orman kadastrosu varsa o yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığının kesinleşen orman kadastrosu harita ve tutanaklarının uygulanması sonucu belirlenecektir.
Nevar ki; davacı Hazine, taşınmazın öncesinin orman olduğu ve bu niteliği nedeniyle zilyetlikle kazanılamayacak devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer olduğu iddiası ile dava açtığına göre, dava konusu taşınmazın yalnızca kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında kalması yeterli olmayıp zilyetlikle kazanılması koşullarının bulunup bulunmadığının ve ayrıca 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince herhangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış orman olup olmadığının da araştırılması gerekir.
. Bunlardan ayrı hükme dayanak yapılan ziraat bilirkişi tarafından düzenlenen raporda çekişmeli taşınmazın öncesinin keleteli arazi olduğu, keşifteki bulgu ve incelemelere göre %60’nin …, % 40’nın ise taşlık ve … olduğu, taşınmazın içindeki taşlık ve … alanların 5-6 yıl önce iş makinaları yardımı ile kırılarak imar ihya edildiği, keşif gününde taşınmazın tamamının … arazisi olduğu açıklanmıştır. Keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklarda ziraat bilirkişinin raporunu doğrulamışlardır. Bu durumda taşınmazın bir bölümünün kadastro tespit tarihinden 5-6 yıl öncesine kadar taşlık … olduğu anlaşılmaktadır. Bu tür yerlerde 3402 Sayılı Yasanın 17. maddesi anlamında imar ve ihyanın tamamlandığı, zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiğinden söz edilemez. Mahkemece bu durum dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi de doğru değildir.
O halde mahkemece, yörede yapıldığı anlaşılan orman kadastrosuna ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme, sonuçları ilan tutanağı ve çekişmeli taşınmazın bulunduğu yere ilişkin orijinalinden renkli orman kadastro paftası bulundukları yerden getirtilmeli, dava tarihinden önce kesinleşen orman kadastrosunun bulunduğunun tespiti halinde, mahkemece, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 9 ya da 10 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli; çekişmeli taşınmazın orman sınırı dışında kaldığının veya dava tarihinden önce kesinleşen orman kadastrosunun bulunmadığının belirlenmesi halinde, halihazır harita, topoğrafik haritalar, münhanili kadastro paftası, en eski tarihli memleket haritası, 1980 -1985’li yıllara ilişkin memleket haritası ile … fotoğrafları ve amenajman planları ilgili yerlerden getirtilip, eğim ölçer aletler (klizimetre) kullanılıp, münhanili kadastro paftasından, memleket haritası, halihazır harita ve topoğrafik haritalardan da yararlanılmak suretiyle taşınmazların gerçek eğimi belirlenmeli, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; orijinal-renkli memleket haritası ölçeği kadastro paftası ölçeğine çevrildikten sonra yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunun yalnız büro incelemesi ile değil, uygulama ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili rapor alınmalı;çekişmeli taşınmazın dört bir yandan fotoğrafları çektirilmeli, çekişmeli taşınmaz hakim tarafından gözlemlenmeli, taşınmaz üzerinde neler bulunduğu ( bitki örtüsü, ağaçların cinsi,sayısı vb.) ayrıntılı olarak keşif tutanağına yazılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı, çekişmeli yeri sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı, kesinleşen orman sınırı dışında kalıp da … fotoğrafı ve memleket haritasındaki görünüm ve rumuzlara eylemli duruma göre devletin hüküm ve tasarrufu altında ve orman sayılan yerlerden olup olmadığı belirlenmeli, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki orman sayılan yer olması halinde zilyetlikle kazanılmayacak yer olduğu gözönünde bulundurularak Hazinenin davası kabul edilmelidir.
Çekişmeli taşınmazın, orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde, Hazine devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası ile dava açtığına göre 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddeleri gereğince imar-ihya ve zilyetlik yoluyla taşınmaz edinme koşullarının araştırılması gerekeceğinden, bu kez dava konusu taşınmazın bulunduğu yere ilişkin olarak 1980-1985 yıllarına ilişkin 1/20000 ve 1/25000 ölçekli stereoskopik … fotoğrafları ile aynı yıllara ilişkin fotogonometri yöntemiyle düzenlenmiş harita bulundukları yerlerden getirtilmeli, ziraat mühendisi, harita mühendisi ve orman mühendisi ile birlikte … fotoğrafları; topoğrafik harita ve kadastro paftası ile çakıştırıldıktan sonra mahalline uygulanmalı, stereoskop aletiyle incelenmeli, …, ziraat ve orman bilirkişi tarafından taşınmaz üzerinde tam olarak hangi tarihten itibaren zilyetliğin başladığı belirlenmeli, kadastro tesbit tarihine kadar geçen zilyetlik süresinin iktisap için yeterli olup olmadığı üzerinde durulmalı, zilyetlik olgusunun maddi olaylara dayalı olmasından hareketle, maddi olayların ancak tanık, bilirkişi ve benzeri anlatımlarla kanıtlanacağı gözetilmeli (H.G.K. 30/03/1994 gün ve 1993/8-939-1994/176 sayılı kararı), komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; bu
taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; tarafların bildirecekleri zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tespit tarihine kadar davacı kişi yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacı ile eklemeli zilyet/ler yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden senetsiz belgesiz araştırması yapılıp, … ve … olarak kazanılmış … miktarı belirlenip, yasanın getirdiği 40/100 dönüm sınırlamasının aşılıp aşılmadığı saptanmalı, çekişmeli taşınmazın kadastro tespit tarihinden 5- 6 yıl önce imar ihyası yapılıp imar ihyanın tamamlandığı tarihten itibaren kadastro tespit tarihine kadar 20 yıl süreyle ekonomik amacına uygun olarak nizasız fasılasız … sıfatıyla kullanılmadığı anlaşılan taşlık, … ve makilik bölümlerinin taşınmaz içinde blok halinde bulunduğunun belirlenmesi halinde bu bölümün, şayet dağınık halde bulunduğunun tespiti durumunda ise taşınmazın tamamının imar ihyasının tamamlanmadığı düşünülerek ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 06/03/2008 günü oybirliği ile karar verildi.