Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/17551 E. 2008/3123 K. 28.02.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/17551
KARAR NO : 2008/3123
KARAR TARİHİ : 28.02.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve davalılardan Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 22.06.2004 gün ve 1986-6462 sayılı bozma kararında özetle; “… Köyü 307 sayılı parselin kuzeyinde ve bitişiğinde olan dava konusu (A) işaretli yerin III Poligon numaralı 2/B madde alanı (B), (C) ve (F) işaretli bölümlerin kesinleşen orman alanı olduğundan bu bölümlerle ilgili tescil davasının ret edilip temyiz konusu olmadığı, aynı krokide davacı kişi adına tescil kararı verilen (D) işaretli 3400 m2 ve (E) işaretli 6000 m2 temyize konu bölümlerle ilgili alınan raporun yetersiz olduğu, bu nedenle üç uzman orman mühendisi bilirkişi huzuruyla yeniden keşif yapılıp, kesinleşen orman tahdidinin uygulanması, tahdit dışında olan ve bitişiğindeki ormanın devamı niteliğinde bulunan bölümlerin eğiminin % 12’den fazla olması ve öncesinin memleket haritasında çalılık, makilik, delicelik gösterilmesi halinde, orman kadastrosunun kesinleştiği 1998 yılına kadar orman sayılan yer olması nedeniyle bu tarihe kadar sürdürülen zilyetliğin hukuki değer taşımayacağının kabulü gerektiği ve ayrıca 3373 Sayılı Zeytinciliğin Islahı Hakkındaki Yasanın da değerlendirilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra … Kürklü’nün tescil davasının reddine, Hazinenin karşı davasının kabulüne ve 27.01.2003 günlü krokide gösterilen A=4100, B=4200, C=400, D=3400, E=6000 ve F=4400 m2 yüzölçümündeki taşınmazlardan (A), (B), (C) ve (F) işaretli olanların kesinleşen orman sınırı içinde kaldığı, (D) ve (E) işaretli bölümlerin de bitişikteki orman alanlarının devamı olup orman içi açıklık niteliğinde bulunması nedeniyle orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından esas ve davalı Hazine tarafından vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Türk Medeni Yasasının 713. maddesi uyarınca tapusuz taşınmazın tapuya tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1954 yılında yapılan arazi kadastrosu ve dava tarihinden önce 1998 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Dava konusu taşınmazlar 1954 yılında belgesizden zilyetliğe dayalı olarak tesbit ve tescil edilen 14.400 m2 yüzölçümlü 307 sayılı kadastro parseli ile 1998 yılında kesinleşen orman alanları arasında kadastro paftasına çalılık yazılarak tesbit harici bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna, kararın dayandığı gerekçeye göre, çekişmeli taşınmaz 1954 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında bitişikteki orman alanları ile birlikte çalılık, fundalık ve dağlık olarak tesbit harici bırakılmışsa da, bu tarihten önce 1953 yılında çekilen … fotoğrafından bütünlemesi yapılan 1957 tarihli memleket haritasında çekişmeli taşınmaz ve etrafının 5-15 metre boyundaki iğne yapraklı orman ağaçları ile kaplı olarak göründüğü gibi, taşınmazın bu nitelikte olduğu keşif sırasında hakim gözlemi ile belirlenerek keşif tutanağına da yazıldığı, bitişikteki ormanın bir parçası ve onun devamı olan yerlerin bir bölümünün memleket
-2-
2007/17551 – 2008/3123

haritasında çalılık olarak görülmesinin bu yerlerin orman olmadığının kanıtı olamayacağı ve ormandan ayrı düşünülemeyeceği, 1953 tarihli … fotoğrafı karşısında 1954 yılında kadastro ekibinin çekişmeli taşınmazı ve bitişikteki 5-15 metre boyundaki orman ağaçları ile kaplı yerleri çalılık, dağlık olarak nitelendirmesine değer verilemeyeceği, 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi; orman içi açıklıkların kişiler adına tescilini yasakladığı, aynı yerde ve aynı konumda olan taşınmazlarla ilgili olarak kişiler adına tescile karar verilen mahkeme kararını bu gerekçelerle bozan Daire kararına karşı, aynı mahkemenin verdiği 15.06.2006 gün, 2005/241-546 ve 22.05.2007 gün ve 2007/139-148 sayılı direnme kararlarının, sırasıyla Hukuk Genel Kurulunun 27.12.2006 gün, 2006/20-814-822 ve 23.01.2008 gün ve 2007/20-966-19 sayılı kararları ile bozulduğu, dava konusu taşınmazın bulunduğu köydeki ormanlar dahil olmak üzere …, …, …, … Köylerindeki ormanları içine alan ve haritasında gösterilen Doğusu; … Baraj Gölü, Batısı: …-… Yolu, Kuzeyi; Makam Sırtı – … Çiri … – … Dağı – … – … Dağı – … … – … Mahallesi – … Yolu, Güneyi; … Baraj Gölü – Çakıl Çayı ile çevrili saha içindeki ormanların 6831 Sayılı Yasanın 23. maddesi gereğince … – … MUHAFAZA ORMANI ismi ile DEVAMLI MUHAFAZA ORMANI olarak ayrılmasına ilişkin 23.11.2001 günlü raporun, Orman Genel Müdürlüğünün 23.01.2002 günlü teklifi ile Bakanlık Makamına sunulduğu ve Orman Bakanlığının 31.02.2002 gün ve 1 sayılı oluru ile kabul edilerek DEVAMLI MUHAFAZA ORMANINA ayırma olgusunun kesinleştiği, muhafaza ormanına ayırmaya ilişkin 23.11.2001 günlü raporun 3/5 maddesinde “muhafaza ormanı içerisinde münferit ve dağınık halde bulunan ve muhafaza ormanı bütünlüğünü bozan, özel şahıs arazileri kamulaştırılmalı, Hazine arazileri ise ağaçlandırılmak üzere tahsisi talep edilmelidir” şeklinde bilimsel açıklamalarda bulunulduğunun, … İlçesinden temyiz incelemesi yapılması için Daireye gönderilen aynı gün ve değişik günlerde incelemesi yapılan dava dosyaları içindeki bilgi ve belgelerden anlaşıldığı gibi, 3402 Sayılı Yasanın 17. maddesi ve Anayasanın 169. maddesi gereğince de ormanların imar ihya ve zilyetlik yolu ile kazanılamayacağından, gerçek kişinin tescil davasının reddine karşı davalı Hazinenin davasının kabulüne ve taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına ve red sebebi ortak olan davada Hazine ve Orman Yönetimi vekilleri yararına tek bir vekalet ücreti takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı ile davalı Hazinenin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 28/02/2008 günü oybirliği ile karar verildi.