YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/17707
KARAR NO : 2008/2534
KARAR TARİHİ : 19.02.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki TESCİL davasının yapılan yargılaması sonunda DAVANIN REDDİNE ilişkin kurulan 13/09/2006 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 19/02/2008 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden … vekili Avukat … geldi, karşı taraftan ORMAN YÖNETİMİ vekili Avukat … …, HAZİNE vekili Avukat … geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Köyü … mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir.
Mahkemece, 23/02/2005 gün ve 2003/20-2005/68 sayılı karar ile (dava dilekçesinde sınırları yazılı 2135,82 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hakkındaki davanın kabulü ile davacı … adına tapuya tesciline) karar verilmiş, hüküm Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmekle, hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 24/10/2005 gün ve 2005/8351-12836 sayılı bozma kararında özetle (Yerel mahkemece yapılan araştırma ve inceleme kapsamında Uzman Bilirkişi … 1942 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılarak kesinleşen tahdidi yöntemine uygun bir şekilde uygulamamış olmakla birlikte, orman kadastrosu 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğünden önce yapıldığı için bir yerin orman olup olmadığının saptanması tahdit haritasının uygulanması ile çözülemeyeceği,dosya arasında bulunan ve açılmamış sayılmasına karar verilen mahkemenin 2002/10-265 sayılı dosyasında yapılan keşifte Orman Bilirkişi …’nın 05.05.2002 tarihli raporunda (… P22b.3 nolu) ve 1958 tarihli memleket haritasında dava konusu taşınmaz ve civarının çalılık alanlar içinde bulunduğu ve eğiminin % 20 – 25 olduğu bildirildiği,bu haliyle taşınmazın 4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre orman sayılan yerlerden olduğundan, davanın reddine karar verilmesi) gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 07.06.2002 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır. Bu güne kadar genel arazi kadastrosu yapılmamıştır.
-2- 2007/17707 – 20082534
Her ne kadar yerel mahkemece dairemizin kesin bozma kararına uyulmak suretiyle karar verilmiş ise de, temyiz incelemesi yoluna başvurulduktan sonra, daireye gönderilen belgelerden, … Köyünde yapılan arazi kadastrosu sırasında, yerel mahkemece nihai hüküm verildikten sonra, 04/12/2007 tarihinde, dava konusu taşınmaz hakkında, 172 ada 68 ve 69 parsel numarası verilerek (kesinleşen orman sınırı dışında olduğu ve eldeki davanın davacısı …’ın 26/10/2006 tarihinde çekişmeli taşınmazı …’e hibe etmesi nedeniyle zilyet olduğu belirtilerek, asliye hukuk mahkemesinin 2003/20 esas ve 2005/ 68 sayılı karar ile davacı adına tesciline karar verildiği ancak henüz kesinleşmediği gözetilerek derdest davanın varlığı sebebiyle) 04/12/2007 tarihinde … hanesi açık olarak kadastro tutanağı düzenlendiği anlaşılmaktadır.
3402 Sayılı Kadastro Kanununun 27. maddesinde, mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastroyla ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında, o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte, bu mahkemelerin görevinin sona ereceği ve dava dosyasının resen mahkemesine devir olunacağı hükme bağlanmıştır. Eldeki dava hakkında verilen karar henüz kesinleşmediğinden, çekişmeli taşınmazın içinde bulunduğu 172 ada 68 ve 69 sayılı parsellerin tutanaklarının kesinleşmeyeceğine, davaya bakmakta genel mahkemelerin görevinin sona ereceğine göre, uyuşmazlık hakkında 3402 Sayılı Yasanın 26 ve 27. maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verilmek suretiyle, dava dosyasının görevli … Kadastro Mahkemesine gönderilmesi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 550.00.-YTL. vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine 19/02/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.