Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/18319 E. 2008/5030 K. 31.03.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/18319
KARAR NO : 2008/5030
KARAR TARİHİ : 31.03.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 27.01.1998 gün ve 13431-738 sayılı bozma kararında özetle: “Mahkemece, resmi belgelerde taşınmazın öncesinin orman sayılan yerlerden olduğunun belirlendiği tapu kayıt maliklerinden … ve … dışındaki paydaşların Asliye Hukuk Mahkemesinin 1971/216-1974/45 sayılı yüzölçümü düzeltilmesi davasında taraf olmadığı gerekçesiyle Orman Yönetiminin davasının kabulüne karar verilmişse de, Medeni Yasanın 623 ve diğer maddelerine göre birden ziyade kimselerin birlikte … oldukları taşınmazın her şayi cüzünde bütün paydaşların şayi payı bulunduğu, yüzölçümü düzeltilmesi davasını açan … ve … … temyize konu davada taraf olup, bunların da taşınmazın her cüzünde şayi payı olduğu, Küre Asliye Hukuk Mahkemesinin 1971/216-1974/45 sayılı davasında Orman Yönetimi de taraf olup, iptali istenen tapu kaydının yüzölçümü, anılan ilam ile 26560 m2’ye çıkartıldığı, verilen kararın tarafları yönünden (H.Y.U.Y.’nın 237. md.) kesin hüküm teşkil edeceğinden, kesin hükmün kurallarına göre davanın reddine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 4785 sayılı yasa hükümlerine göre açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu vardır. Daha sonra 09/10/1987 tarihinde başlanılıp dava nedeniyle kesinleşmeyen 3373 Sayılı Yasaya göre yapılan orman kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasaya göre yapılan 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Davacı … Yönetimi, 10.11.1976 havale tarihli dava dilekçesinde davalılar adına, … Köyü, Ziyaret yanı mevkiinde bulunan, tapunun Mart 1325 tarih 120 numarasında kayıtlı taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu, tapunun gerçek yüzölçümünün 919 m2 ve yol, …, … sınırlarıyla değişik nitelikte olduğunu, Küre Asliye Hukuk Mahkemesinin 1971/216-1974/45 sayılı yüzölçümünün artırılması davasında, yüzölçümü düzeltilerek 26560 m2’ye çıkartıldığını, Mart 1325 tarihli ve 120 numaralı eski tapu kaydının, 1945 yılında yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasaya göre devletleştirildiğinden hukuki değerini yitirdiğini, 5658 Sayılı Yasaya göre de iadeye tabi yerlerden olmadığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiştir.
Dairenin 09.04.2007 gün ve 1836-4778 sayılı iade kararı ile getirtilen belgelere göre; çekişmeli taşınmazın tapuda kayıtlı bulunduğu Küre İlçesi, … Köyünde genel arazi kadastro çalışmalarının 05.10.2006 tarihinde başladığı, kadastro çalışmalarının halen devam etmekte olduğu ve henüz kadastro harita ve tutanaklarının tanzim edilmemiş olduğu, kadastro müdürlüğünün 20.05.2007 tarihli 117 sayılı sayısıyla bildirilmiştir. Ayrıca; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede ilk tahdidin 3116 Sayılı Yasaya göre 1940’lı yıllarda yapıldığı ve yargılama sırasında 6831 Sayılı Yasanın 3373 Sayılı Yasa ile değişik 1. ve 7. maddesine göre orman kadastrosu ile 6831 Sayılı Yasanın 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması yapmak üzere 28 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından 09.10.1987 tarihinde işe başlatılarak 18.11.1987 tarihinde bitirildiği ve sonuçları ilan edilmek suretiyle itirazsız yerlerde kesinleşmiş orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamalarının bulunduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca; Orman İşletme Müdürlüğünün 26.06.2007 tarih 2019 sayılı yazısında … Köyü Ziyaret yanı mevkiinde bulunan çekişmeli taşınmazın bulunduğu sahanın … A.Ş.’ye tahsis edilen irtifak sahası içinde ve orman sınırları içinde madencilik faaliyetleri nedeniyle arazinin halen yerinin değişim nedeniyle tespit edilemediği bildirilmektedir.
Yine, Dairenin 17.09.2007 gün ve 10367-10467 sayılı iade kararı ile getirtilen belgelere göre,
1) Dava konusu taşınmazın bulunduğu … Köyünde 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan ilk orman kadastrosu ile 1987 yılında yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamalarına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örnekleri istenmiş, getirtilen harita ve belgelerde, çekişme konusu alan ve çevresinin tahdit haritasında, 131,132,133,134, OTS noktaları ile çevrili bulunan P.12 numaralı orman içi ziraat poligonunun bitişiğinde … batısında orman sınırları içersinde işaretlenmiştir.
2) Mart 1325 tarih 120 ve Nisan 1958 tarih 18 numaralı tapu kaydı yüzölçümünün düzeltilmesi sonucu, … 1974 tarih 1 numarada kişiler adına tescil edilmesinden sonra bir kısım payların Şubat 1976 tarih 11 numaraya intikal ettiği anlaşıldığından, bu tarihten sonra bu tapu kayıtlarının kamulaştırma veya başka bir nedenle intikal … etmediği ve bu yerde kadastro yapılmış ise hangi parsele veya parsellere revizyon gördüğü tapu sicil ve kadastro müdürlüklerinden ayrı ayrı sorularak, alınacak cevabi yazının, tespit tutanağı düzenlenmiş ise, örnekleri ile pafta örneğinin, dosyaya konulması istenmiş, tapu sicil müdürlüğünden gelen cevaba göre, … köyünde arazi kadastrosu yapıldığı, bu tapu kayıtlarının herhangi bir parsele revizyon görmediği, herhangi bir ada ve parsel numarası almadığı bildirilmiştir.
3) … Köyü, Mayıs 1958 tarih 45 numaralı tapunun geldisi Nisan 1958 tarih 16 numara olduğu ve 2 dönüm yüzölçümlü Mayıs 1958 tarih 45 numaralı tapu kaydının asliye hukuk mahkemesinin 18.07.1959 tarih 1958/112-94 sayılı kararı ile yüzölçümünün 85440 m2’ye çıkartıldığı anlaşıldığından, bu tapunun yüzölçümünün düzeltilmesinden sonra hangi tarihte tapuya tescil edildiğinin belirlenerek bu kaydın gitti kayıtlarıyla birlikte çıkartılması istenmiş, sözü edilen kayıtların 02.10.1959 tarih 6 no da tescil edildiği bildirilmiş ve bu kayıtların dayanak dosyası getirtilerek keşiflerde uygulanmadığı görülmüştür.
4) … Köyü Mayıs 1958 tarih 45 numaralı tapu kaydının daha sonra yüzölçümünün artırılması sonucu tapuya tescil edildiği anlaşıldığından bu kaydın gittilerinin ve yapılan kadastro sırasında hangi parsel ve parsellere revizyon gördüğünün kadastro müdürlüğünce araştırılarak, bu parsellerin tutanak örnekleri ile kadastro pafta örneği istenmişse de, bu konuda sağlıklı bir cevap alınamamıştır.
5) … Köyünde 1987 yılında yapılan orman kadastrosunda 12 numaralı poligon numarası verilerek 131-132-133 ve 134 orman sınır noktaları ile çevrilen arazinin bulunduğu yerde arazi kadastrosu yapılıp yapılmadığının, yapılmış ise etrafındaki ormana kaç ada ve parsel numarası verildiğinin Orman İşletme Müdürlüğünden sorularak tespit edildikten sonra, bu yere ait kadastro pafta örneğinin ve düzenlenmişse tespit tutanak örneklerinin kadastro ve tapu sicil müdürlüklerinden ayrı ayrı istenilmiş, … Köyünde genel arazi kadastrosunun yapıldığı, 12 numaralı ziraat poligonunu içeren alan ile orman olan çevresine kaç numaralı ada ve parsel numarası verildiği saptanamamıştır.
6) … A.Ş. Genel Müdürlüğünün 07.05.2007 gün ve sekreterlik 96-1009 sayılı yazısı ekinde gönderilen evraklardan, ziyaret mevkii 26560 m2’lik alanla ilgili olarak bir kamulaştırma işleminin yapıldığı ve bedelinin de bankaya bloke edildiği, ancak paranın ilgililerine ödenip ödenmediği konusunda bir bilginin olmadığı görüldüğünden kayıtlar üzerinde gerekli araştırma yapılarak, bu 26560 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bedelinin ödenip ödenmediğinin … A.Ş. Genel Müdürlüğünden sorulmuş ilgili evrak dosyaya konulmuştur. İrtifak … tesisi nedeniyle, husumet … A.Ş.’ye yöneltilmediği gibi, … A.Ş. tarafından kamulaştırılan yada irtifak … tesis edilen alanın tam olarak neresi olduğu da saptanmamıştır.
Dava, Orman Yönetimi tarafından 1976 yılında 4785 Sayılı Yasa gereğince tapu kaydının iptali istemiyle açılmıştır. İptali istenen tapu, … Köyünde kayıtlıdır. Yönetimin 24.12.1992 tarihli yazısına göre, … köyünde orman kadastrosu yapılmadığı, ancak tapu kadastro müdürlüğünün 13.12.2007 tarihli yazısında taşınmazın, … Köyü sınırlarında kalmayıp Küre İlçesi, Merkez beldesi hudutları içinde kaldığı ve bu yerde, 28 nolu orman kadastro komisyonunca 1987 yılında evvelce 3116 sayılı yasaya göre tahdidi yapılan ormanlarda, 3373 s.y. 1-7 ve 3302 s.y. göre orman kadastrosu ve 2B madde uygulaması yapıldığı ve 18,11,1987 de bitirilip, 04.01.1988 tarihinde sonuçlandırıldığı, taşınmaz ve çevresinin 131 ila 134 OTS ile çevrili P.12 numaralı ziraat poligonunun güneyinde, orman tahdidi içinde kaldığı bildirilmiş olduğuna göre, davanın tapu kaydının iptali istemi yanında orman kadastrosuna itiraz davasına da dönüştüğünden davaya bakma görevinin kadastro mahkemesine ait olduğu düşünülmemiştir
Asliye hukuk mahkemesinin 1976/75 sayılı dosyasında mahkemece üç kez keşif yapılmış, I. Keşifte, … ve orman mühendisi dinlenmiş, 26560 m2’lik alanda resmi belgelere dayanmaksızın yapılan incelemede eylemli orman sayılan yerlerden olduğu, yine II. Keşifte, … ve orman mühendisi dinlenmiş, 85 440 m2’lik alanda resmi belgelere dayanmaksızın yapılan incelemede taşınmazın eylemli olarak orman örtüsü ihtiva ettiği, ancak halen Etibank İşletmesinin çalışması nedeniyle orman denilemeyeceği, III. Keşifte, … ve orman mühendisi dinlenmiş, 85 440 m2 lik alanda resmi belgelere dayanmaksızın yapılan incelemede taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunun saptanması üzerine, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, davalı gerçek kişilerin temyizi üzerine dairece, yukarıda yazılı nedenlerle bozulmuştur.
Kesin hüküm kabul edilen, Asliye Hukuk mahkemesinin 1971/216 sayılı dosyası tapu kaydının yüzölçümünün artırılmasına ilişkin dosyada yapılan keşifte taşınmazın orman niteliği konusunda herhangi bir araştırma yapılmadan … bilirkişisi … … tarafından düzenlenen krokide, taşınmazın yüzölçümü 9668 m2 olarak ölçüldüğü halde, mahkeme kararında miktarı 26560 m2′ ye çıkartılmıştır.
1971/ 216 sayılı dosyada Orman Yönetimi taraf ise de Hazine taraf değildir. 1971/216 sayılı dava ile temyize konu davada hukuki sebep (hukuki vakıalar) farklıdır. Dava konusu taşınmaz 3116 Sayılı ya da 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalmışsa 1971/216 sayılı davada orman kadastrosu iptal edilmediğinden tahdit geçerliliğini sürdürmektedir.
Taşınmaz, orman kadastro sınırları dışında kalmakta ise, 1987 yılında yapılan orman kadastrosunda ne gibi bir işleme tabi tutulduğunun araştırılması gerekir. Tapu kaydının yüzölçümünün düzeltilmesi davası ile taşınmazın orman sayılan yerlerden olması konusunda açılan davaların hukuki sebepleri farklı olduğundan H.Y.U.Y.’nın 237. maddesindeki kesin hükümden söz edilemeyeceği gibi kök tapu kaydının çekişmeli taşınmaza ait olmaması halinde yine yüzölçümün düzeltilmesi davası bu dava yönünden kesin hüküm olmaz.
1971/216-45 sayılı yüzölçümün artırılmasına ilişkin kararın kapsamının memleket haritası ile kadastro paftası ve tahdit haritası ölçekleri denkleştirilerek gösterilmesi gerekir.
Yörede halen yapılmakta olduğu anlaşılan genel arazi kadastrosunda, iptale konu tapunun hangi parsele revizyon gördüğü ya da görmediğinin ve yukarıda yazılı konuların araştırılması, 131 ila 134 OTS noktaları ile çevrilen 12 numaralı poligon içinde ve iptali istenen tapu kaydının revizyon gördüğü parsel varsa bu parsellerle ilgili arazi kadastrosunun kesinleşmeyeceği, … hanesi ve niteliğinin temyize konu dava nedeniyle kesinleşmeyeceği, orman kadastrosunun kesinleştiği düşüncesiyle 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 22/son maddesi uyarınca aktarma işlemine tabi tutulmuş ve ada ve parsel numarası verilip verilmediğinin, tutanağı düzenlenip düzenlenmediğinin görevli kadastro mahkemesinde araştırılarak 3402 Sayılı Yasanın 30/2. maddesi gereğince gerçek hak sahibi adına tescil edilmesi gerekir.
Bütün bu açıklamalar dikkate alındığında, eldeki dava nedeniyle 1987 yılında yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması kesinleşmeyeceği gibi, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3402 Sayılı Yasa hükümlerine göre genel arazi kadastrosu başladığından, dava konusu yerle ilgili tesbit tutanağı düzenlenmişse eldeki tapu iptali ve tescil davası, aynı zamanda kadastro tespitine ve orman tahdidine itiraza dönüşeceğinden 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesi hükmüne göre orman kadastrosuna ve 3402 Sayılı Yasanın 26 ve 27. maddeleri gereğince kadastro tespitine itiraz davalarına bakma görevi kadastro mahkemesine aittir. Yukarıda sayılı konular araştırılarak ve görev konusunun kamu düzenine ilişkin olduğu yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetileceğinden, öncellikle görev konusunda bir karar verilmesi gerekirken işin esasına girilip yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 31/03/2008 günü oybirliği ile karar verildi.