Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/18431 E. 2008/6014 K. 17.04.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/18431
KARAR NO : 2008/6014
KARAR TARİHİ : 17.04.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişiler vekili ile davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 14.07.2005 GÜN VE 2005/5016-9785 sayılı bozma kararında özetle; “Yakın zamanlarda temyiz incelemesi yapılan dava dosyalarında, aynı Belde de, aynı mevkide yada birbirine yakın mevkilerdeki … yüzölçümlü taşınmazların aynı sebebe dayanılarak dava konusu edildiği, yerel bilirkişi ve davacı tanıkları, dava konusu edilen değişik taşınmazların davacılar yada bayileri tarafından 20 yıldan önce imar ihya edildiği ve … alanı olarak kullanıldığını bildirilmişse de, beyanları somut olaylara dayalı olmadığı gibi bu yeri davacıya satan … in akrabaları oldukları, kendilerinin de aynı mevkii de benzer nitelikte taşınmazlarının olduğunu ifade ettikleri, hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporunda, taşınmazın 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları dışında olduğu bildirilmişse de, çekişmeli taşınmazın orman sınır hattına irtibatlı krokisinin düzenlenmediği, orman kadastro haritasındaki konumu gösterilmekle yetinildiği, yine, … AŞ. Tarafından yöredeki taşlık ve çalılık alanların beton santrali yapılmak üzere 1987 yılında kiralanmak istenmesi üzerine, Milli Emlak Müdürlüğünce yaptırılan araştırma ve incelemede, kiralanmak istenen yer ve çevresinin kimsenin kullanımında olmayan taşlık ve çalılık olduğu ve bir bölümüne gecekondular yapıldığının belirlendiği, gecekondu yapan … … için ecri misil tahakkuk ettirildiği, Mahkemece, bu incelemeye ilişkin belgeler getirtildiği halde, çekişmeli taşınmazlar ile olan ilgisinin net bir şekilde saptanmadığı, bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memuru, bir ziraat mühendisi bilirkişiden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla, yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, 1946 yılında yapılıp kesinleşmiş orman tahdit haritası, tapulama paftası, Milli Emlak Müdürlüğünce 1987 yılında yapılan araştırma ve incelemeye konu taşınmazın krokisi ve çekişmeli taşınmazın kroki ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, bu taşınmazların tahdit hattına göre konumunun duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanası, bilirkişilere aynı nedenle değişik kişiler tarafından dava konusu edilen taşınmazlar ile … AŞ tarafından kiralanmak istenen ve Milli Emlak Müdürlüğünce 1987 yılında yapılan araştırma ve incelemeye konu taşınmazı bir arada gösteren, ayrı renkli kalemler ile işaretli, ölçekli, tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmesi, açıklanan yönteme göre yapılacak araştırma sonunda, parselin orman olmadığının anlaşılması halinde, bu defa davacı gerçek kişi yönünden 3402 Sayılı Yasanın 14. ve 17. maddelerindeki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması, imar ve ihya üzerinde durulup, bu konuda ve zilyetliğin tespiti yönünden tanık beyanlarına başvurulması, parselin öncesinin ne olduğu, imar ve ihyanın hangi tarihte tamamlanıp bittiği, zilyedliğin hangi tarihte başlayıp kimler tarafından ne biçimde sürdürüldüğü, çekişmeli taşınmaz ve çevresindeki diğer taşınmazların ya arsa yada ev ve müştemilatı olarak kullanıldığı gözetilerek, tanıkların imar-ihya ve zilyetlik olgusunu hangi olaylarla nasıl hatırladıklarının saptanması, … bilgisine sahip … uzman bilirkişi
-2-
2007/18431 – 2008/6014

görevlendirilerek, taşınmazdan alınacak muhtelif … numunelerinin gerekirse ilgili kurumda incelettirilip, imar ihyaya konu olup olmadığı olmuş ise tarihi, … toprağı olup olmadığı ve … toprağı ise, kaç yıldır, ne şekilde kullanıldığının saptanması, bu yolda, bilimsel verilere dayalı kapsamlı rapor düzenlettirilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler vekili ile davalı ve aynı zamanda tescil isteyen Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, arazi kadastrosunda tapulama harici bırakılmış taşınmazın, imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, Medeni Yasanın 713/1 maddesi gereğince tapuya tesciline ve karşılık olarak Medeni Yasanın 713/6 maddesi gereğince Hazinenin tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 Sayılı Yasaya göre 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi bulunmaktadır. Daha sonra 1974 yılında yapılıp, 20.10.1975 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1988 yılında yapılıp 14.02.1988 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon, orman kadastrosu yapılmamış yerlerin kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
… Köyde 1 ila 135 sayılı parsellerin kadastro çalışmaları 1963 yılında yapılıp, sonuçları 23.11.1963 ila 23.12.1963 tarihleri arasında ilan edilmiş, ikinci arazi çalışması 1976 ila 1980 yıllarında yapılıp, sonuçları 17.06.1980 ila 17.07.1980 tarihleri arasında ilan edilmiş dava konusu taşınmaz 1964 yılında yapılan çalışmada tapulama dışı bırakılmıştır.
1. İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve hükmüne uyulan bozma kararı gereğince yapılan keşif sonucu Orman Uzmanı Bilirkişi, Ziraat Uzmanı Bilirkişi ve … Elemanı Bilirkişi tarafından düzenlenen raporlarla, çekişmeli taşınmazın kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı, 1952 yılında makiye ayrıldığı, 1987 yılında boş araziyken, bu tarihinde davacı tarafından ev yapılıp bahçesine de … taşınarak meyve ağaçları dikilmek suretiyle zilyet edilmeye başlandığı, belirlenip, ev yapılarak dışarıdan … taşımak suretiyle taşınmazın imar ihya edildiğinden söz edilemeyeceği gibi, bir an için imar ihya olarak kabul edilse dahi, ev yapma ve … taşıyarak meyve ağacı dikerek bahçe oluşturmak suretiyle zilyetliğin başladığı 1987 yılından dava tarihine ve taşınmazın … imar palanı içini alındığı 2005 yılına kadar 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmadığı gözetilerek gerçek kişinin davasının reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davacı gerçek kişilerin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. Hazinenin temyiz itirazına gelince;
Hazine tarafından verilen 20.03.2003 tarihli dilekçeyle, çekişmeli taşınmazın, Medeni Yasanın 713/6 maddesi hükmüne göre Hazine adına tescili istendiği halde, tescil istemi hakkında olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1. Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle; davacı gerçek kişilerin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Yukarıda ikinci bentte açıklanan nedenlerle; davalı ve tescil isteyen Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre Hazinenin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına 17/04/2008 günü oybirliği ile karar verildi.