Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/18435 E. 2008/6003 K. 17.04.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/18435
KARAR NO : 2008/6003
KARAR TARİHİ : 17.04.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapuya tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı gerçek kişi 01.12.2005 tarihli dilekçesiyle, … Köyünde bulunan dava dışı 368 sayılı parselin Güneyindeki 5500 m2 yüzölçümündeki taşınmazın imar ihya edilip 35 yıldan fazla süreyle zilyet edildiğini, orman ve köy ile ilgisinin olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. davalı Hazine ise, davanın reddi ile taşınmazın Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece gerçek kişinin davasının reddine, Hazinenin isteminin kabulüne ve taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, arazi kadastrosunda tapulama harici bırakılmış taşınmazın, imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, Medeni Yasanın 713 maddesi gereğince tapuya tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu … Köyünde (Beldesinde) 3116 Sayılı Yasaya göre 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi bulunmaktadır. Daha sonra 1976 yılında yapılıp, ekip çalışmaları 23.04.1977 komisyonun itirazların incelenmesine ilişkin çalışmaları da 13.04.1982 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1987 yılında yapılıp dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon, sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 2896 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
… Köyünde genel arazi kadastrosu 1956 yılında yapılmış, çekişmeli taşınmaz bu işlemde orman olarak tapulama dışı bırakılmıştır.
Mahkemece, kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla, çekişmeli taşınmazın 1942 yılı orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı, 1952 yılında makiye ayrıldığı, 1987 yılında yapılan sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu sırasında da orman sınırları dışında bırakıldığı, genel kadastroda devlet orman olduğu paftasına yazılarak tapulama dışı bırakıldığı, imar ihyasının henüz tamamlanmadığı, bir bölümünün aşılanarak zeytinlik olarak kullanıldığı, bu bölümün son 2-3 yıldır ekildiği, diğer bölümlerin ekilmediği, taşınmazın her iki bölümü üzerinde de … elemanları ile … ağaçlarının bulunduğu belirlenmiştir.
Çekişmeli taşınmazın 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı kabul edilse dahi, 1956 yılında yapılıp kesinleşen arazi kadastrosunda devlet ormanı olarak tapulama dışı bırakıldığı, eski tarihli memleket haritasında orman olarak nitelendirildiği, Hukuk Genel Kurulunun 12.05.2004 gün ve 2004/8-242/292 sayılı kararında da değinildiği gibi,
4785 Sayılı Yasa gözetilerek 1987 yılında yapılan orman kadastrosunda orman sınırları dışında bırakıldığı ana kadar, orman sayılan yerlerden olduğu, bu tarihten sonrada dava tarihine kadar, 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği süresinin dolmadığı, çekişmeli taşınmazın … uygulamasına konu edilmediği, ayrıca taşınmazın imar ihyasının tamamlanmadığı, eylemli olarak … ağaçları ile … elemanları ile kaplı, güneyindeki dereden sonra gelen aynı nitelikteki devlet ormanını devamı olduğu gözetilerek gerçek kişinin davasının reddine ve taşınmaz orman kadastrosu sınırları dışında olduğu halde, orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmişse de, hak sahibi Hazinenin bu yönde bir temyizi bulunmadığı gibi, 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7 ve devamı maddeleri gereğince taşınmaz her zaman orman olarak sınırlandırılabileceği gözetilerek taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı gerçek kişinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden gerçek kişiye yükletilmesine 17.04.2008 günü oybirliği ile karar verildi.