YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/18491
KARAR NO : 2008/6018
KARAR TARİHİ : 17.04.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı gerçek kişiler vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, … Köyü 4 ada 1 parsel sayılı taşınmazın öncesinin 1600 numaralı parsel olduğu, bu parselin 1959 yılında yapılıp kesinleşen genel arazi kadastrosunda, Gezici Arazi Kadastro Mahkemesi kararıyla bir kısım payının gerçek kişiler adına tescil edildiği, 1942 yılında yapılan orman tahdidinde orman sınırları içerisindeyken, 1988 yılında 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı iddiasıyla, tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu … Köyü 4 ada 1 sayılı parselin tapu kaydının iptaline ve Hazine adına tapuya tescile karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişiler vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptal tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 8 numaralı orman kadastro komisyonunca 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu mevcuttur, daha sonra, 1985 yılında 57 numaralı yapılan ancak ilan edilmeyen aplikasyon, 1989 yılında yapılıp, 06.09.1989 tarihinde ilan edilen, aplikasyon, sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
… Köyü, Çakıldere mevkii 1600 parsel sayılı 179000 m2 ve 1601 parsel sayılı 55500 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, kabili ziraat hali arazi niteliğiyle K.evvel 1322 tarih 48, Haziran 1952 tarih 4 sıra numaralı tapu kayıtları ile öncesinde 1600 ve 1601 parsellerin bir bütün olduğu, taşınmazlar için 27.01.1953 tarih ve 67, 18.03.1953 tarih ve 88 numaralı tapu kayıtları ile … Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.07.1956 gün ve 1955/164-563 sayılı kararı ve Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 1959/1223 -1342 sayılı red kararı, Yargıtay’ın 30.09.1957 tarih ve 1957/4721-4476 sayılı meni müdahale kararı ve eki olan 17.04.1956 tarihli harita suretinin ibraz edildiği, Mahlulat defteri 100. sayfada 1557. sıra numaralı sicilden, K.evvel 1322 tarih ve 48 numaraya oradan da Haziran 1952 tarih ve 4 sıra numaralı tapu kaydında yüzölçümünün 30 dönüm olduğu, dönümüne itibar edilip hududuna itibar olunmayarak satıldığı, meni müdahale kararı 1600 ve 1601 parselleri kapsarsa da, sadece meni müdahaleye ilişkin olduğu, tapu fazlasının Hazineye ait olmadığı anlamına gelmeyeceğinden söz edilip tapu miktarı kadar pay … …’a, kayıt fazlası bölüm ise Hazine adına olmak üzere 13780/179000 pay … …, 165220/179000 pay ise Hazine adına 14.07.1959 tarihinde tesbit edilmiş, … köyü tüzel kişiliği, ve aynı köyden … …, … ve arkadaşlarının itirazlarının reddine ve 1600 ve 1601 sayılı parsellerin tesbit gibi tesciline ilişkin Gezici Arazi Kadastro Mahkemesinin 25.09.1962 gün ve 1960/232-303 sayılı kararının, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 24.01.1963 günlü ve 1962/11976-620 sayılı kararı ile onanıp, karar düzeltme talebinin de Aynı Dairenin 3.5.1963 gün ve 1963/3375-4040 sayılı karar ile red edildikten sonra kesinleştiği, Hazineye ait 165220 pay tashih ile 18.10.1990 tarihinde … köyü tüzel kişiliğine geçtiği, 1600 ve 1601 sayılı parsellerin tevhit ve ifrazıyla çekişmeli parselin yanı sıra bir çok parselin bir kısmının … Yılmazdan gelen payları nedeniyle gerçek kişiler, bir çok parselin ise … Köyü Tüzel Kişiliği adına ifrazen tapuya kayıt edildiği, … Köyü Tüzel Kişiliğince köy yerleşim yeri içinde kalması nedeniyle bir çok gerçek kişiye ayrı ayrı tahsis edildiği, bu arada çekişmeli parselin … …’dan gelen payı nedeniyle gerçek kişiler adına tescil edilip, ½ payı … oğlu …’a 16.02.1991, ½ payında …’a 26.03.1997 tarihinde satıldığı,
Davacı … Köyünden … oğlu … … tarafından davalı Orman Yönetimi Aleyhine, … Köyü … orman mevkiinde bulunan D: … …, B: Yol, K: … Kuyusu, G: Çakıllı … ile çevrili 300 dönüm yüzölçümündeki taşınmazın 8 numaralı orman kadastro komisyonunca orman olarak sınırlandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle, 6831 Sayılı Yasanın 1 ve geçici 3. maddesi gereğince açılan orman kadastrosuna itiraz davasının, hudut ve mevkii yazılı davacıya ait taşımazın Ziraat Vekaletince orman sayılmayan yerlerden olduğunun bildirildiği gerekçesiyle kabulüne ilişkin … Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.03.1958 gün ve 1957/761-175 sayılı kararının kesinleştirme şerhli onaylı sureti yada dosya aslının bulunamadığı,
Davacı … oğlu … … tarafından davalı … Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine 10.01.1953 günlü dilekçeyle … Orman mevkinde bulunan D: … …, B: Yol, K: … Kuyusu, ve G: Çakıllı … ile çevrili 300 dönüm yüzölçümündeki taşınmazı Ümmügülsüm ve evlatlarından satın alırken işlemleri köy muhtarlığı yaptığı halde, Köy Tüzel Kişiliğinin şimdi bu yere tecavüz ettiğinden söz edilerek el atmasının önlenmesini istediği, Mahkemece Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin bozma kararı gereğince işlem yapılarak 254595 m2 yüzölçümündeki taşınmaza davalı Köy Tüzel Kişiliğinin el atmasının önlenmesine ilişkin … Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.07.1956 gün ve 1955/164-563 Sayılı kararının Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 30.09.1956 tarih ve 292-450 sayılı kararıyla onandığı, karar düzeltme isteminin de, Aynı dairenin 27.02.1959 gün ve 1223-1342 sayılı kararıyla red edildikten sonra kesinleştiği,
Davalı tarafın tutunduğu çekişmeli parselin ifraz edildiği ve şuyulandırıldığı 1600 sayılı parselin kadastro tesbitine esas alınan, K.Evvel 1322 tarih ve 48 nolu sicilden gelen Haziran 1952 tarih ve 4 sıra numaralı … Köyü … Orman mevkiinde bulunan 27360 m2 yüzölçümündeki tarla nitelikli kaydın D: … …, B: Yol, K: … Kuyusu, G: … … okuduğu, … oğlu …nin iken ölümü ve mirasçılarının satışıyla … Oğlu … … adına tapuya kayıt edildiği anlaşılmaktadır.
Kesinleşmiş orman kadastrosu ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasına ilişkin tutanak ve haritalar ile mahkeme kararları ve tapu kayıtlarının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi ve … elemanı bilirkişi raporlarıyla çekişmeli taşınmazın, 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeyken, 1989 yılında yapılıp 1990 yılında kesinleşen 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, … uygulamasına konu edilmediği, sınırları itibariyle tutunulan K.Evvel 1322 tarih ve 48 numaralı sicilden gelen Haziran 1952 tarih ve 4 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı belirlenmiştir.
Davalı tarafın tutunduğu Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.03.1958 gün ve 1957/761-175 sayılı dosya aslı bulunamadığı bu nedenle ne şekilde kesinleştiği, Orman Yönetimini ve Hazineyi bağlayıp bağlamadığı anlaşılamadığı gibi, dava konusu taşınmazın krokisi düzenlenmeden izafi olarak, K.Evvel 1322 tarih ve 48 numaralı sicilden gelen Haziran 1952 tarih ve 4 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kalan … köyü … orman mevkiinde bulunan D: … …, B: Yol, K: … Kuyusu, G: Çakıllı … ile çevrili 300 dönüm yüzölçümündeki taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının, Ziraat Vekaletinden sorulması ve adı geçen Bakanlığın bu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunu bildirmesi üzerine her hangi bir krokisi düzenlenmeden orman sayılmayan yerlerden olduğunun bildirilmesi üzerine, sınırları ve miktarı belirtilen taşınmazın orman olarak sınırlandırılmasına ilişkin orman kadastro komisyonu işleminin iptaline karar verildiği, bu kararın kesinleştiği ve Orman Yönetimi aleyhine kesin hüküm oluşturacağı kabul edilse bile, 2896 ve 3302 Sayılı Yasa hükümlerine göre her hangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış ormanların kadastrosunu yapmakla görevlendirilen 57 Numaralı Orman Kadastro Komisyonunca bu karar dikkate alınmadan çekişmeli taşınmazın ve geniş çevresinin orman sınırları içinde aplike edilip, 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmasına ilişkin işlemin 06.09.1989 tarihinde ilan edildiği ve itirazsız kesinleştiği, ilan tarihinden sonra dava tarihine kadar hak düşürücü sürelerin çoktan geçtiği, bir an için sözü edile bu kararın Orman Yönetimi için kesin hüküm oluşturacağı ve taşınmazın orman sınırları içinde aplike edilemeyeceği kabul edilse dahi, Asliye Hukuk Mahkemesinin sözü edilen 04.03.1958 gün ve 1957/761-175 sayılı kararının dayanağı kroki yada harita bulunmadığı için sınırları ve 30 dönüm yüzölçümüyle uygulanabileceği, zira tapu kaydındaki miktarın Asliye Hukuk Mahkemesi kararında 300 dönüm olarak yazılarak bir şekilde yüzölçümünün artırılmasının bu kararın tarafı olmayan Hazineyi bağlamayacağı, 1600 ve 1601 sayılı parseller bir bütün olarak düşünüldüğünde 30 dönüm karşılığı 27360 m2 den çok fazla bölümün kuzeyde ve taşınmaz içindeki bazı bölümlerde kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığından, bu tapu kaydının orman sınırları içinde bırakılan taşınmazın diğer bölümlerini kapsadığının söylenemeyeceği gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davalı gerçek kişinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 17/04/2008 günü oybirliği ile karar verildi.