YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1952
KARAR NO : 2007/4409
KARAR TARİHİ : 03.04.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
…
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 20.10.2005 … ve 2005/5696-7038 sayılı bozma kararında özetle; “Hazinenin diğer temyiz itirazlarının yerinde olmadığı, ancak taşınmazın köy boşluğu olarak tapulama dışı bırakıldığı belirtilmiş olup, hizmet malı niteliğindeki boşlukların kazanılmasının mümkün olmadığı, Hazineye ait boşlukların ise kazanılmasının mümkün olduğu, çekişmeli yerin hangi türden olduğunun belirlenmediği; ayrıca, paftaya göre taşınmazın çevresinde fundalık-ormanlık alan olarak tapulama dışı bırakılan alanlar bulunduğu halde, orman araştırmasının yapılmadığı açıklandıktan sonra belirtilen yönlerin araştırılması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne, … mevkiindeki 1847.50 m2 ve Kuruçayobası … yeri mevkiindeki 2400.38 m2’lik taşınmazların davacı … adına tapuya tesciline, kalan kısmın reddine karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, çekişmeli taşınmazlardan … mevkiindeki … Bilirkişi … ‘nın 22.07.2004 tarihli raporuna ekli krokide 1847.50 m2’lik yerin memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğraflarının usulünce uygulanması sonucu orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmesine ve bu yerde davacı gerçek kişi yararına zilyetlik yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek hüküm kurulmuş olduğunun anlaşılmasına göre, Orman Yönetimi ve Hazinenin bu kesime yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2) Orman Yönetimi ve Hazinenin, … Bilirkişi … …’ın 29.05.2006 tarihli rapor ve krokisinde (A1) ile gösterdiği 2400.38 m2’lik taşınmazla ilgili temyiz itirazlarına gelince;
Bu yerin bitişiğinde bulunan ve orman sayılan yerlerden olduğu kabul edilen (A2) ile işaretli 15456.70 m2’lik alanın devamı durumunda olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Mahkemece de doğruluğu kabul edilip hükme esas alınan orman bilirkişi raporuna ekli konum gösterimine göre A1-A2 bölümleri arasında ayırıcı bir unsur yoktur. Bu yerde bağ ve … ağacı sembolleri birlikte bulunmakta olup, ormanlık alan içerisinde bağ tesis edildiği anlaşılmaktadır. Kaldı ki; çekişmeli taşınmazın tüm çevresinin de … ağacı sembollü yeşil alanda gözüktüğü, bu nedenle asıl kapsamı açık alanda kalmış olsa dahi bu haliyle 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesinde düzenlenen orman içi açıklığı niteliğini taşımaktadır.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda … ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 … ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda …, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle … açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR].
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda … ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, … ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 … ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 … ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 … ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 … ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan … kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 … ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 … ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 … ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; Bu tür yerler yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak yoktur. Dolayısıyla bu yollarla ormandan … kazanımından söz edilemez.
Mahkemece değinilen yönler gözetilerek gerçek kişinin davasının reddi gerekirken, dava konusu taşınmazın özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : 1) Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle; Orman Yönetimi ve Hazinenin 1847.50 m2’lik yere yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu bölüm yönünden hükmün ONANMASINA,
2) Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle; Orman Yönetimi ve Hazinenin (A1) ile işaretli 2400.38 m2’lik yere yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 03/03/2007 gününde oybirliği ile karar verildi.