Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/2054 E. 2007/5020 K. 13.04.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2054
KARAR NO : 2007/5020
KARAR TARİHİ : 13.04.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, tapu kayıtlarına tutunarak, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Beldesinde bulunan bir parça taşınmazın müvekkilinin zilyetliğinde bulunduğu halde genel arazi kadastrosu sırasında kadastro dışı bırakıldığı, itirazlarının kadastro komisyonunca orman sınırları içinde olduğundan söz edilerek reddedildiği, taşınmazın orman kadastro komisyonunca orman sınırları dışına çıkarıldığı, taşınmazın müvekkili adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davacının tutunduğu tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazı kapsadığı, taşınmazın orman sayılmayan özel mülkiyete konu olabilecek yerlerden olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, … ve orman bilirkişi tarafından ortak düzenlenen 19.06.2006 tarihli krokili raporda (B1) ile işaretlenen 3.163,28 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapuya dayalı olarak açılan tescil davasıdır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1964 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1979 yılında genel arazi kadastrosu, 21.10.1987 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 3302 sayılı yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece yapılan inceleme, uygulama ve araştırma hükme yeterli değildir. Şöyleki; Davacı kişi zilyetliğe dayalı tescil davası açtığına göre 4721 sayılı Medeni Yasanın 713/3 maddesi uyarınca, tescil davaları Hazineye ve ilgili kamu tüzel kişilerine veya varsa tapuda … gözüken kişinin mirasçılarına karşı açılır. Davacı kişi tescil davası açtığı halde Yasanın açık hükmüne rağmen mahkemece, Orman Yönetimi ve … Belediye Başkanlığının yokluğunda yargılama yapılıp yazılı şekilde sonuçlandırılmıştır. Pasif dava ehliyeti dava şartlarından olup mahkemece re’sen gözetilmelidir.
Diğer taraftan davacı 4721 Sayılı Medeni Yasanın 713. maddesi uyarınca tescil davası açtığı halde mahkemece, aynı yasanın 713/4 fıkrası uyarınca gerekli ilanlar yapılmadan davanın esası hakkında karar verilmiştir.
4721 Sayılı Medeni Yasının 713/4 . maddesinde; “Davanın konusu, mahkemece gazeteyle bir defa ve ayrıca taşınmazın bulunduğu yerde uygun araç ve aralıklarla en az üç defa ilan olunur.” hükmü yer almasına karşın, mahkemece yasanın bu açık hükmü göz ardı edilerek davanın konusu ilan edilmemiştir.
Ayrıca Dairemizde aynı … temyiz incelemesi yapılan … Kadastro Mahkemesinin 2005/55-2006/129 Esas sayılı dosyasında hükme dayanak yapılan orman bilirkişi … tarafından düzenlenen raporda; Yörede 1987 yılında yapılan aplikasyonun yanlış yapıldığı açıklanmıştır. Temyize konu dosyada hükme dayanak yapılan ve aynı orman bilirkişi … tarafından düzenlenen rapor ekindeki krokide 1987 yılında yapılıp temyize konu dava dosyası sebebiyle kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B haritası ile uyumlu hat uygulaması yapılmış, temyize konu taşınmazın 1964 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro haritasında 4660 ila 4668 OTS’lerin dışında olduğu orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanmış olup, 1964 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro haritası ile çekişmeli taşınmazların kadastro paftalarının ölçekleri eşitlenerek hat uygulaması yapılmamış ve 1964 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro haritası ile 1987 yılında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2/B haritasının çelişik olduğuna değinilmemiştir. Dosyada 1964 yılına ait orijinal renkli tahdit haritası örneği ve 4659 ila 4699 OTS’ lere ilişkin açı, mesafe ve ölçü değerlerini de gösterir şekilde 1964 yılına ve aplikasyona ilişkin çalışma tutanakları bulunmadığından orman raporları denetlenememektedir. Mahkemece her iki dava dosyasında aynı orman bilirkişi tarafından düzenlenen raporlar ve hat uygulamasına ilişkin bulunan çelişkiler üzerinde durulup yöntemince giderilmemiştir. Bu durumda temyize konu dosyada hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporu karar vermeye yeterli olmadığı gibi, çekişmeli taşınmazın ilk tahdit haritasındaki konumu ile ilk orman kadastrosu ve aplikasyon arasında çelişki bulunup bulunmadığı yönünde duraksama olmuştur. Bunlardan ayrı mahkemece davacının tutunduğu tapu kayıtları ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ve evrakı müsbiteleri (hükmen oluşmuş ise tescil dosyaları vb) dosya arasına getirtilip yöntemince zemine uygulanmamıştır.
Orman Kadastrosunun kesinleştiği yerlerde bir yerin orman olup olmadığı ve hukuki niteliği orman kadastro tutanaklarının ve haritasının uygulanması suretiyle belirlenir..
Bilindiği gibi, aplikasyon; orman kadastrosu daha önceden yapılmış olan yerlerde, 2/B madde uygulaması sırasında, bağlantı kurularak gerekli orman sınır noktalarının yerlerinin arazide belirlenip ihya edilmesinden ibaret olduğu, bu belirleme ve ihya sırasında önceden kesinleşen orman sınır noktalarının aynı yerlerine konulması zorunludur (15.07.2004 … ve 25523 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Kanununa göre Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 47. maddesini karşılayan 02.09.1986 tarihinde yürürlüğe giren 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması hakkındaki Eski Yönetmelik md. 44.). Aplikasyon işlemi … bir orman kadastrosu olmadığı, aplikasyonla kesinleşmiş orman sınırlarının değiştirilemeyeceği, bu nedenlerle, mahkemece; öncelikle Orman Yönetimine ve … Belediye Başkanlığına dava dilekçesi ve duruşma günü 7201 sayılı Tebligat Yasasına uygun olarak tebliğ edilmeli, böylelikle orman yönetiminin davaya katılımı sağlanarak husumet yaygılaştırılmalı, davanın konusu 4721 sayılı Medeni Yasanın 713/4. maddesi uyarınca gazeteyle bir defa, taşınmazın bulunduğu yerde uygun araç ve aralıklarla en az üç defa ilan edilmeli, komşu parsellerin tutanak ve varsa dayanak vergi kayıtları özel idare müdürlüğünden, tapu kayıtları tapu sicil müdürlüğünden, davacının tutunduğu tapu kayıtları ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ve evrakı müsbiteleri (hükmen oluşmuş ise tescil dosyaları vb) ile birlikte tapu sicil müdürlüğünden, 4659 ila 4699 OTS’leride gösterir şekilde 1964 yılına ait orijinal renkli tahdit haritası örneği ve 4659 ila 4699 OTS’lere ilişkin açı, mesafe ve ölçü değerlerini de gösterir şekilde 1964 yılına ve aplikasyona ilişkin çalışma tutanakları orman idaresinden getirtilerek, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman yüksek mühendisi ve bir harita mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, 1964 ve 1987 yıllarına ait orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına ilişkin tutanak ve haritalar ile arazi kadastro paftası tutanakları sağlıklı biçimde zemine uygulanıp, zeminde bulunacak baş noktadan hareketle tutanaklarda yazılı açı ve mesafeler okunup ölçülerek çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerdeki orman sınır noktaları birer birer arazide bulunarak orman sınır noktalarının izledikleri tahdit hatları belirlenmeli, orman sınır noktalarının bazılarının zeminde bulunamaması halinde nedenleri üzerinde durulmalı, yerlerinden sökülerek yok edilip edilmedikleri saptanmalı, zeminde bulunmayan bu noktaların yerleri zeminde halen var olan ve orman kadastro tutanağında tarif edilen en yakın sabit orman sınır noktaları esas alınarak ve bu noktalardan hareketle yine orman tahdit tutanaklarındaki açı ve mesafeler okunup ölçülerek orman sınır noktalarının izledikleri tahdit hattı bir bir arazide bulunup röperlenmeli, aplikasyonda orman sınır hatlarının değiştirilip değiştirilmediği belirlenmeli, değiştirildiyse bunun nedenleri üzerinde durulmalı, orman sınır noktalarının zemindeki ve arazi kadastro paftasındaki yerlerine değil ilk orman kadastrosuna ilişkin çalışma tutanaklarında yön ve mesafe olarak tarif edilen ve … fotoğrafları ile desteklenen yerlerine itibar edileceği bilinmeli, aplikasyon ile ilk tahdit haritası arasındaki bu çelişkinin nereden kaynaklandığı, orman kadastrosunda kullanılan … fotoğraflarından, yöreye ait eski tarihli pafta ve haritalardan, imar planlarından, şehir fotoğrafları ve ulaşılabilen tüm kaynaklardan da yararlanılmak suretiyle, 15.07.2004 … ve 25523 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Kanununa göre Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 64. maddesini karşılayan, Eski Kadastro Yönetmeliğinin 54. maddesi gereğince düzenlenen teknik izah name hükümlerine göre belirlenmeli, bilirkişi kuruluna çekişmeli taşınmazların orman kadastro haritasına göre konumunu gösteren orman kadastro haritası ile irtibatlı, orman kadastro haritası , aplikasyon ve 2/B haritaları ile çekişmeli taşınmazların genel arazi kadastro paftalarının ölçekleri özel aletlerle denkleştirilmek suretiyle çekişmeli parsellerin en az 15-20 adet orman sınır noktasından oluşan orman sınır hattına, aplikasyon ve 2/B haritasına göre konumunu gösteren ortak imzalı ölçekli kroki düzenlettirilmeli, teknik ve bilimsel verileri bulanan rapor alınmalıdır.
Yapılacak bu uygulama sonucunda taşınmazların kesinleşen orman tahdit sınırları dışında kalan kesimlerinin varlığı saptandığı takdirde dayanak tapu kayıtlarının kapsamı 3402 Sayılı Yasanın 20. maddesine uygun olarak belirlenmeli, bilinmeyen sınırlar bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, bilirkişi ve tanıklardan her sınır hakkında ayrıntılı ve inandırıcı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu komşu parsel kayıtları ile denetlenmeli, tapu kayıtlarının hükmen oluştuğunun tespiti halinde 3402 Sayılı Yasanın 20/A maddesine göre, “kayıt ve belgeler, harita, plan ve krokiye dayanmakta ve bunların yerlerine uygulanması mümkün bulunmakta ise, harita, plan ve krokideki sınırlar itibar” olunacağından, çekişmeli taşınmazın davacının tutunduğu tapu kaydı ve haritasının kapsamında kalıp kalmadığı, haritanın fenni sıhhate haiz olup olmadığı, çekişmeli taşınmaz ile örtüşüp örtüşmediği uygulama sonunda raporda tartışılmalı; keşif ve uygulama bilirkişilerinin düzenleyecekleri ortak krokiye ayrı ayrı renklerle yansıtılmalı, tapu kayıtlarının çekişmeli yere uymaması halinde dava tarihi ile taşınmazın kadastro dışı bırakılma tarihi arasında 20 yıllık süre bulunmadığından davanın reddine karar verilmelidir.
Değinilen yönler gözetilmeksizin eksik araştırma ve bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 13.04.2007 günü oybirliğiyle karar verildi.