YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2485
KARAR NO : 2007/7516
KARAR TARİHİ : 07.06.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 12.03.1993 gün ve 1993/1274-2401 sayılı bozma kararında özetle: “Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olmadığı, davacı tarafın tutunduğu Mart 1313 D: tarih ve 6 numaralı sicilden gelen Mayıs 1943 tarih ve 13 sıra numaralı tapu kaydının uygulandığı parsellere ilişkin tutanak ve kayıtlar ile bu parselleri dıştan çevreleyen parsellerin tesbit tutanaklarının getirtilmesi ve yeniden yapılacak keşifte usulünce uygulanarak kapsadığı alanın yüzölçümüne değer verilerek belirlenmesi bu kayıt esas alınarak tesbitleri kesinleşen taşınmazların gözetilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne, çekişmeli … Köyü 71, 72, 122 ve 123 sayılı parsellerin kadastro tesbitinin iptaline ve tapu maliki olan … … ve arkadaşları adına payları oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılıp yapılmadığı araştırılmamıştır.
1) Çekişmeli … Köyü 72 sayılı parsel 18375 m2 ham … niteliğiyle Hazine adına tesbit edilmiş, davacı gerçek kişiler tapuya ve vergi kaydına tutunarak taşınmazın adlarına tapuya tescilini istemişler. Mahkemenin bu parsel için açılan davanın reddine ve parselin tesbit gibi tesciline ilişkin 28.08.1990 gün ve 1979/124-103 sayılı kararı kararı, davanın tüm taraflarına tebliğe edildiği halde, çekişmeli parsel yönünden taraflarca temyiz edilmemek suretiyle kesinleştiği halde, bu parsele ilişkin davanın kabulü yolunda, yeniden hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
2) Hazinenin çekişmeli … Köyü 71, 122 ve 123 sayılı parselere ilişkin temyiz itirazlarına gelince; çekişmeli … Köyü 71, 122 ve 123 parsel sayılı sırasıyla 145500 m2 55625 ve 90750 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar (122 sayılı parselin tesbit sırasında yüzölçümü belirlenmemiştir-keşiflerde belirlenen miktarıdır) ham … niteliğiyle Hazine adına tesbit edilmiş, davacı gerçek kişiler bu taşınmazların, Mart 1313 D: tarih ve 6 numaralı sicilden gelen Mayıs 1943 tarih ve 13 sıra numaralı tapu kaydı ve 1151 yazım numaralı verği kaydı kapsamında kaldığı adlarına tapuya tescili iddiasıyla açtıkları davanın kabulüne ilişkin mahkemenin 28.08.1990 gün ve 1979/124-103 sayılı kararı, Hazine temyizi üzerine, yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay 16. Hukuk Dairesi tarafından bozulmuştur.
Davacı tarafın tutunduğu Mart 1313 D: tarih ve 6 sıra numaralı tapu kaydı … İlçesi … Köyü … mevkiinde D: … Deresi, B: … Yatağı ve … Kuyu, K: …, G: … 30 hektarlık tarla kaydı olup, … bini … …, … oğlu … bini … adına kayıt edilmiş, Şubat 1943 tarih ve 16 sıra numarasında miktar ve sınırlar aynı kalmakla, intikalen … … ve arkadaşları adına tapuya tescil edilmiş, gittisi Mayıs 1943 tarih ve 13 numaralı kayıtta sınırlar aynı kalmakla, bu sınırlar içindeki miktarının 74 hektar olduğunun saptandığından söz edilerek Tapu Komisyonunun 03.04.1943 tarih ve 123 numaralı kararıyla tashihan aynı kişiler adına tescil edilmiştir. Dosyaya getirtilen komşu parsel kayıtlarından, bu tapu kaydının dava dışı 63, 118, 117, 119, 120 sayılı parsellere de revizyon gördüğü anlaşılmaktaysa da, revziyonları tam olarak tesbit edilmemiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulmasına rağmen gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; çekişmeli taşınmazlar fundalık olarak tapulama dışı bırakılan alanlara sınır olduğu halde, çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosunun yapılıp yapılmadığı sorulmamış, dayanılan tapu kaydının tüm revizyonları tesbit edilmemiş, tapu kaydındaki yüzölçümünün Tapu Komisyonu kararı ile artırılmasının Hazineyi bağlayıp bağlamayacağı araştırılmamış, bozmaya uyularak yapılan keşifte yerel bilirkişilerin yer göstermeleriyle, çekişmeli parsellerin tutunulan tapu kaydı ve verği kaydı kapsamında kaldığının belirlendiği gerekçe gösterilmişse de, yerel bilirkişilerin tapu kaydının sınırları konusundaki beyanları soyut olup, komşu parsel kayıtlarıyla yada eski tarihli memleket haritasında bulunan yer ve mevkii adları ile denetlenmemiş, tapu kaydı yöntemince uygulanmamış, tapu kaydının, miktar artırımından önceki 3 hektarlık yüzölçümüne değil, artırma sonundaki 74 hektarlık yüzölçümüne değer verilmiş, yüzeysel bir araştırmaya dayalı olarak kayıt fazlası bulunmadığı kabul edilmiştir.
Dosya içeriğinden, çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgede daha önce orman tahdidi yapılıp yapılmadığı anlaşılamamaktadır. Mahkemece, bu hususta araştırma yapılmamıştır. Tahdit yapılmışsa; kural olarak, bir yerin orman olup olmadığı, kesinleşmiş tahdit haritasının uygulanmasıyla çözümlenir. Ancak, bu sınırlandırmada 4785 Sayılı Yasa hükümlerinin nazara alınmış olması halinde sağlıklı çözüme ulaştırır. Zira, 3116 Sayılı Yasa sadece devlet ormanlarını belirlemiş olup; bu yasaya göre, 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu oluşup kesinleşen tahdit haritaları, sınır dışında kalan taşınmazların orman niteliğini ve hukuki durumunu saptamakta yetersiz kalır. Bu şekildeki taşınmazların orman olup olmadığının 4785 ve 5658 Sayılı Yasalara göre çözümlenmesi gerekir. 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar hiçbir işleme lüzum olmaksızın devletleştirilmiştir. Devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
O halde; mahkemece öncelikle
1) Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılıp yapılmadığı sorularak, yapılmış ise orman kadastrosuna ilişkin tüm tutanak ve haritalar, en eski tarihli memleket haritası ve … fotoğrafları ile Amenajman planları eksiksiz olarak getirtilip dosyasına eklenmeli,
2) Davacı gerçek kişilerin tutunduğu, Mart 1313 D: tarih ve 6 numaralı sicilden gelen Mayıs 1943 tarih ve 13 sıra numaralı tapu kaydının yüzölçümünün artırılmasına ilişkin evrakı müsbitesi ve var ise haritası yada krokisi getirtilmeli,
3) Mart 1313 D: tarih ve 6 numaralı sicilden gelen Mayıs 1943 tarih ve 13 sıra numaralı tapu kaydının revziyon gördüğü parseller Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden sorularak, revizyon parsellerinden dosyada bulunmayanları ve revizyon parsellerini dıştan çevreleyen kadastro parsellerinin kadastro tesbit tutanakları ile varsa kadastro tesbitlerine esas alınan tapu ve vergi kayıtları ile 122 ve 123 sayılı parsellerdeki Karayolu kamulaştırmasına ilişkin haritalar ve kararlar eksiksiz getirtilmeli,
4) 122 ve 123 sayılı parsellerin Karayolu kamulaştırmasına konu edildiği anlaşıldığından, davacı tarafa davasını Karayolları Genel Müdürlüğüne, dava tarihinden sonra orman kadastrosu yapılmışsa, davayı Orman Genel müdürlüğüne de yönlendirmesi için olanak tanınmalı,
5) Tutunulan tapu kaydının revizyon gördüğü parseller ile ilgili dava dosyaları sav, savunma ve tapu kaydının aynı olma gözetilerek aralarındaki irtibat nedeniyle birleştirilmeli;
Daha sonra, önceki bilirkişiler dışında bir orman yüksek mühendisi, bir ziraat mühendisi, bir harita mühendisi ve bir … elemanı bilirkişi vasıtasıyla yeniden yapılacak keşifte; davacı tarafın tutunduğu Mart 1313 D: tarih ve 6 numaralı sicilden gelen Mayıs 1943 tarih ve 13 sıra numaralı tapu kaydı ve vergi kaydı yeterince yaşlı yerel bilirkişiler vasıtasıyla uygulanmalı, bilinmeyen sınırlar konusunda taraflara tanık dinletme olanağı verilmeli, yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel kayıtları ve eski tarihli memleket haritasındaki mevkii ve yer isimleri ile denetlenmeli, tapu kaydının orman içinde kalan nokta sınırları itibariyle değişebilir nitelikte sınırlar içerdiği, 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesi gereğince kapsamının yüzölçümüne değer verilerek saptanacağı gözetilerek, yüzölçümü artırımı davasından önceki yüzölçümü ve sınırları itibariyle uygulanıp, yüzölçümü artırılmasından önceki miktarı ve artırımdan sonraki miktarı ile kapsadığı alanlar ayrı ayrı belirlenmeli, harita mühendisi bilirkişiye ve … bilirkişisine tapu uygulamasını ve tapu kayıtlarının 3 hektar ve 74 hektar yüzölçümleri ile kapsadığı alanları, kamulaştırmaya konu olan alanları ayrı ayrı gösteren, ayrı renkli kalemlerle işaretli, infaza olanak verecek nitelikte bilimsel verileri içeren birleşik kroki ve rapor düzenlettirilmeli, çekişmeli parsellerin tutunulan tapu kaydının 3 hektar yüzölçümü ve 74 hektarlık yüzölçümü ile kapsamında kalıp kalmadığı tereddüte yer bırakmayacak biçimde belirlenmeli, tapuda yüzölçümü artırımının Hazineyi bağlayıp bağlamayacağı, tartışılmalı,
Getirtilen en eski tarihli memleket haritası, aminajman planı ve … fotoğrafları ile orman kadastrosu yapılmışsa orman kadastro tutanak ve haritaları orman bilirkişisi ve en bilirkişi vasıtasıyla çekişmeli taşınmazlar ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; orman kadastrosu yapılmışsa (dava tarihinden sonra yapılmışsa kesinleşmeyeceği gözetilerek) … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazların konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli,
Taşınmazların tapu kaydı miktarı ile geçerli kapsamı orman değilse ve değişir sınırda devlet ormanı bulunması halinde, çekişmeli parsellerin kayıt miktar fazlasının ormandan açıldığı kabul edilmeli, yapılan araştırma ile çekişmeli parsellerin orman sayılmayan yerlerden olduğu ve devlet ormanına sınır olmadığı belirlendiği taktirde bu kez, Hazineye karşı gerçek kişilerin zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının varlığını kanıtlaması gerekeceğinden, yeniden yapılacak keşifte, davacının varsa zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenip, zilyetliğin nasıl ve ne zaman başladığı; kaç yıl süre ile ne şekilde devam ettiği sorulup, yeterli ve kesin yanıtlar alınmalıdır.
Ayrıca, bu taşınmazlar ham … olarak tesbit edildiğinegöre, tapulama paftası ile komşu parsellerin tümünün tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanarak, komşu parsel tutanak ve dayanaklarının, bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri ve zilyetlik yolu ile
kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı belirlenmelidir.
… bilgisine sahip … uzman bilirkişi görevlendirilip, taşınmazdan muhtelif … numuneleri alınıp, incelettirilerek … toprağı olup olmadığı ve … toprağı ise, kaç yıldır, ne şekilde kullanıldığı saptanıp; bu yolda, bilimsel verilere dayalı kapsamlı rapor düzenlettirilmelidir.
Kamulaştırma alanı içinde kalan taşınmaz bölümünün zilyetlik yolu ile kazanılamayacağı, bu bölümler için tescil kararı verilemeyeceği, genel mahkemelerde mülkiyetin tesbitine … verilebileceği düşünülmelidir.
3402 Sayılı Yasanın 14. maddesindeki kısıtlamalar nedeniyle davacının zilyetlik yolu ile kazandığı … bulunup bulunmadığı; varsa, cinsi ve miktarı Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerinden ayrı ayrı araştırılıp, başka tescil davası olup olmadığı da Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulmalı, anılan maddede vurgulanan miktarların aşılıp aşılmadığı saptanmalıdır.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1) Yukarıda birinci bende açıklanan nedenlerle Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile çekişmeli … Köyü 72 sayılı parsele ilişkin hükmün BOZULMASINA,
2) Yukarıda ikinci bendde açıklanan nedenlerle çekişmeli … Köyü 71, 122 ve 123 sayılı parsellere ilişkin hükmün BOZULMASINA 07.06.2007 günü oybirliği ile karar verildi.