YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2605
KARAR NO : 2007/3911
KARAR TARİHİ : 27.03.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 130 ada 15, 105 ada 26, 106 ada 2 ve 104 ada 65 ve 110 ada 5 sayılı parseller sırasıyla 9000 m2 tarla, 40154 m2 mera, 5250 m2 tarla, 333.339 m2 ve orman nitelikleri ile Hazine adına tesbit edilmişlerdir. Davacı gerçek kişi, bu parsellerin kendisine atalarından kalan … alanı olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, dava konusu 106 ada 2 ve 130 ada 15 sayılı parsellerin tamamının, 105 ada 26 sayılı parselin … bilirkişi krokisinde (C) ile işaretli 2550.24 m2’sinin davacı ve müşterekleri … , …r, … adlarına tesciline; 104 ada 65 sayılı parsel hakkındaki davanın reddi ile tesbit gibi tesciline; 110 ada 5 sayılı parsel ile ilgili davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiş hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşımazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Çekişmeli 104 ada 65, 110 ada 5 sayılı parsellerin tamamı ile 105 ada 26 sayılı parselin (C) ile işaretli kesimi dışında kalan bölüm hakkında hüküm temyiz edilmediğinden kesinleşmiştir.
Hazinenin temyizi 106 ada 2, 130 ada 15 parsellerin tamamı ile 105 ada 26 parselin (C) ile işaretli kesimine yönelik olup, mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.
Çekişmeli 105 ada 26 sayılı parsel “mera” niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiş olduğu halde bu parsel yönünden Köy Tüzel Kişiliğinin de davaya dahil edilerek husumetin yaygınlaştırılması düşünülmemiş; bu yere ait mera tahsis kararı bulunup bulunmadığı sorulmamış; komşu köylerden seçilecek bilirkişiler ve tarafların gösterecekleri tanıklar dinlenmemiş; kadimden beri köylünün ortak kullanımına ait mera olup olmadığı araştırılmamış; tesbit tutanak bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenerek yerel bilirkişi ve tanık anlatımları ile oluşan çelişki giderilmemiştir.
130 Ada 15 sayılı parsel ve 106 ada 2 sayılı parsellere gelince; 15 sayılı parsel aynı anda 8 sayılı parsele uygulanan Mayıs 1940 tarih 10 nolu ve Şubat 1991 tarih 13 nolu tapu kayıtlarının miktar fazlası olması; 2 parsel de 109 ada 2 ve 3 sayılı parsellere uygulanan Şubat 1978 tarih 73 nolu tapu kaydının miktar fazlası olması nedeniyle Hazine adına tesbit edilmişlerdir. 109 ada 2 ve 3 sayılı parsellere uygulanan kaydın iki hududu “…” okumaktadır. Keşifte dinlenen yerel bilirkişi bu kaydın 109 ada 2 ve 3 sayılı parsellerle birlikte 106 ada 4 sayılı parseli de kapsadığını bildirmiş olmasına karşın, mahkemece komşu parsel tutanakları ve dayanakları getirtilerek çekişmeli parsellerin yönünü ne olarak okudukları denetlenmemiştir.
Çekişmeli 130 Ada 15 sayılı parsel kuzeyden … Köyü 111 ada 94 nolu orman parseline, 106 ada 2 parsel de 106 ada 5 ve 109 ada 4 nolu orman parsellerine bitişiktir.
Dairenin iade kararı ile orman bilirkişisinden alınan ek raporda orjinal renkli memleket haritası ile genel arazi kadastro paftasının ölçekleri denkleştirilip birbiri üzerine ablike edilmesi sonucu davaya konu 2 ve 15 sayılı parsellerin ormana bitişik olduğu görülmektedir. Bu olgular karşısında tesbite dayanak kayıtların oluşum tarihinden sonra bitişik ormandan kazanılıp kazanmadıkları araştırılmadığı gibi, kayıt miktar fazlası olan bölümlerde 3402 sayılı yasanın 14. maddesinde düzenlenen kısıtlamalar da araştırılmamıştır.
Bu sebeple; Köy Tüzel Kişiliği davaya dahil edilerek husumet yaygınlaştırılmalı, komşu köylerden seçilecek bilirkişi ve tarafların bildirecekleri tanıklar ile tutanak bilirkişileri eşliğinde yeniden yapılacak keşifte yukarıda değinilen yönler gözetilerek 26 sayılı parselin (C) ile işaretli kesiminin mera olup olmadığı, 2 ve 15 parsel sayılı taşınmazların, komşu parsellere uygulanan kayıtların oluşum tarihinden sonra ormandan açılan yerlerden olup olmadıkları duraksama yaratmayacak bir biçimde saptanmalı; komşu parsel dayanakları uygulanarak yerel bilirkişi ve tanık sözlerin doğruluğu denetlenmeli; kayıt fazlası taşınmazların zilyetlik yoluyla kazanılabilecek yerlerden olduklarının belirlenmesi halinde, 3402 sayılı yasanın 14. maddesinde düzenlenen kısıtlamalar yönünden yerel Tapu Sicil Müdürlüğü, Yazı İşleri Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden araştırmalar yapılıp tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Eksik inceleme ve araştırmalara dayanılarak kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 27/03/2007 günü oybirliğiyle karar verildi.