YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2631
KARAR NO : 2007/3398
KARAR TARİHİ : 19.03.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz, tapu iptali – tescil davalarının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 09.03.2004 gün ve 1851-1832 sayılı bozma kararında özetle; “6831 Sayılı Yasanın 11. maddesinin 3373 Sayılı Yasa ile değişik 1. fıkrası ile tapu sahipleri yönünden getirilen 10 yıllık süre içinde dava açma … getirilmişse de, bu davanın dinlenebilmesi için dayanılan tapu kaydının çekişmeli taşınmaza uyması ve ayrıca taşınmazın öncesinin orman olmamasının gerektiği, bunun içinde mahkemece eski tarihli orjinal renkli memleket haritası, … fotoğrafları ve amenajman planı çekişmeli taşınmazla birlikte … araziye de uygulanıp öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi, bundan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu 13945,72 m2 yüzölçümündeki ve 05.05.1973 tarih 1 nolu tapuda kayıtlı taşınmazın Hazine adına yapılan tescilinin iptaline, davacı adına tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 10 yıllık sürede tapu kaydına dayalı olarak açılan orman kadastrosuna itiraz, tapu iptali – tescil niteliğindedir.
Bozma kararından sonra getirtilen belgelere göre, çekişmeli taşınmazın bulunduğu Kazimiye Köyünde 1744 Sayılı Yasaya göre yapılan orman kadastrosunun 18.06.1980 tarihinde ilanı yapılıp kesinleştiği, daha sonra 3302 Sayılı Yasaya göre yapılan aplikasyon ve 2/B uygulamasının da 02.09.1992 tarihinde ilan edilip kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacının dayandığı tapu kaydının dava konusu taşınmaza uyduğu kabul edilerek davanın kabulüne ve orman kadastrosunun iptaline karar verilmişse de, mahkemenin bu kabulü dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmemektedir. Dava konusu taşınmaz, 1970 yılında Kazimiye Köyünde yapılan genel arazi kadastrosunda öncesi orman olması nedeniyle tapulama harici bırakılmış ve itiraz edilmediğinden işlem kesinleşmiştir. Taşınmazın bulunduğu yerde ilk orman kadastrosu ve 2. madde uygulaması 6831 sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasayla değişik 1 ve 2. maddelerine göre yapılmış, sonuçları 18.06.1980 tarihinde 1 yıl süreyle ilan edilerek kesinleşmiştir. Davacı, 1979 yılında yapılıp, 1980 yılında ilan edilen ilk orman kadastrosuna karşı yasal bir yıllık itiraz süresi içerisinde orman kadastrosuna itiraz etmemiş ve dava açmamıştır. Hükme dayanak alınan uzman bilirkişi raporlarına göre, 18.06.1981 tarihinde kesinleşen ilk tahdit sırasında 25 ila 39 nolu orman sınır noktalarının kuzeyinde Köyüstü Devlet Ormanı olarak sınırlandırılan alanda kaldığı anlaşılmaktadır. 22.05.1987 tarihinde yürürlüğe giren 6831 Sayılı Yasanın 3373 Sayılı Yasa ile değişik 11. maddesi 10 yıllık süre içerisinde tapu kaydına dayanılarak orman kadastrosuna dava … getirmişse de, orman kadastrosunun 3373 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 22.05.1987 tarihinden sonra yapılmış olması gerekir. Somut olayda; orman kadastrosu 3373 Sayılı Yasanın yürürlüğünden önce 1980 yılında yapılıp 1981 yılında kesinleştiği ve 3373 Sayılı Yasanın geriye yürüyeceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığına, 1992 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulamasının davacıya daha önce kesinleşen orman kadastrosunun iptali konusunda bir hak vermeyeceğine göre, dinlenme olanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 19/03/2007 günü oybirliği ile karar verildi.