Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/2729 E. 2007/3477 K. 20.03.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2729
KARAR NO : 2007/3477
KARAR TARİHİ : 20.03.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine, Orman Yönetimi ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 120 ada 2 parsel sayılı 1201509,48 m2 yüzölçümündeki taşınmaz orman vasfı ile hazine adına tespit görmüştür.Davacı gerçek kişiler 2 parsel içinde kalan farklı farklı yerlere kazandırıcı zamanaşımı iddiası ile dava açmışlardır. Mahkemenin davacıların davasının kabulü ile 6785,44 m2’lik kısmın … …, 1 no ile gösterilen 30203,52 m2’lik kısmın … ve … mirasçıları (A) ile gösterilen 8000 m2’lik kısmın … , 2 no ile gösterilen 22475 m2’lik kısmın … … ve 3956,58 m2’lik kısmın … … adlarına kalan 1130088,94 m2’lik kısmın ise orman niteliği ile Hazine adına tesciline dair verilen hüküm Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiş olup, 20 Hukuk Dairesinin 1999/5982-6183 sayılı kararı ile “1-Orman Yönetiminin davacı … …, … ve … hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2-Orman Yönetimi ve Hazine’nin müdahil davacılar … … ve … … hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile müdahil davacılar ilan tarihinden çok sonra davaya müdahil ettikleri ve müdahillerin dava ettikleri taşınmazların davacıların davalarına konu olan taşınmazlarla ayni taşınmazlar olmadığı ve müdahale tarihi itibarıyla müdahil davacıların dava ettiği taşınmazlar yönünden kadastro tutanağı ve orman tahdidi kesinleşmiş olduğundan uyuşmazlığın çözüm yerinin genel mahkemeler olduğu gereğine değinilerek bozulmuştur. 3- Hazinenin davacı … …, … ve … hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile davacıların dava ettikleri taşınmazlara ilişkin tapu kayıtların bulunmadığı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayandıkları, davacılar lehine zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği olgusunun yöntemince kanıtlanamadığı ve taşınmazların zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığının tam olarak belirlenmediği” belirtilerek hüküm bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davacıların davasının kabulü ile 6785,44 m2’lik kısmın … …, 1 no ile gösterilen 30203,52 m2’lik kısmın … ve … mirasçıları, 8203 m2lik kısmın … adına tapuya tesciline, müdahil davacı … ’in davasının feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi ve … mirasçılarından … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince orman kadastrosu yapılmış ve çekişmeli taşınmazlar orman alanı içinde bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına ve kararın dayandığı gerekçeye göre:
1) Davalı … Yönetiminin temyiz itirazları 20. Hukuk Dairesinin 21.05.1999 tarih
1999/5982-6183 sayılı ilamı ile red edilmiş olup bozmadan sonra kurulan hükümde davalı aleyhine … bir karar verilmemiş olduğundan davalı … yönetiminin temyiz itirazlarının reddine,
2) Davacı … mirasçılarından …’ ın temyiz itirazlarına gelince:… … ’ın vefat ettiğini kararda … adına hisse tesciline karar verildiğini oysa … hissesinin varisleri adına tesciline karar verilmesi gerektiğini bildirerek temyiz etmiş olup; … ’a ait veraset ilamı ile tapuda her zaman hisse devri yapılabileceğinden davacının temyiz itirazlarının REDDİNE,
3- Davalı Hazinenin temyiz itirazlarına gelince:
A) Davacı … adına tapuya tesciline karar verilen 8203 m2’lik kısım 120 ada 2 nolu parselin dava dışı olup orman vasfı ile Hazine adına tespit gören ve kesinleşen bölümleri ile çevrili, dört tarafı devlet ormanı (eylemli orman alanları) ile çevrili orman içi açıklık niteliğindedir.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda … ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda … ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 gün ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda …, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle … açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR].
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda … ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, … ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Ayrıca; Bu tür yerler yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak yoktur. Dolayısıyla bu yollarla ormandan …
kazanımından söz edilemez.taşınmaz tüm çevresi orman niteliğiyle Hazine adına tescil edilen eylemli orman alanları ile çevrili ve bu alanlar ile bütünlük arz eden orman içi açıklığı niteliğindedir.Bu nedenle davacı … ’in davasının reddi karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
B) 1 no ile gösterilen ve … ve … mirasçıları adına tesciline karar verilen 30203,52 m2’lik kısma ve … … adına tesciline karar verilen 6785,44 m2’lik kısma yönelik olarak mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yetirli değildir. Şöyle ki; … ve … mirasçıları adına tesciline karar verilen 30203,52 m2’lik kısmın güneyinde yoldan sonra 119 ada 2 parsel sayılı taşınmaz bulunmakta olup mahkemece bu parsele ilişkin kadastro tespit tutanağı ve varsa dayanak tapu ve vergi kayıtları getirtilmemiş; bu kayıtların çekişmeli taşınmaz yönünü ne şekilde okuduğu ve taşınmazın 1970 ve 1980’li yıllara ait … fotoğraflarında … alanı olarak kullanılıp kullanılmadığı ve orman sayılan yerlerden olup olmadığı belirlenmemiştir. Ayni şekilde … … adına tesciline karar verilen 6785,44 m2’lik kısmın 1970 ve 1980’li yıllara ait … fotoğraflarında … alanı olarak kullanılıp kullanılmadığı ve orman sayılan yerlerden olup olmadığı belirlenmemiştir.
Mahkemece öncelikle 119 ada 2 nolu parsele ilişkin kadastro tespit tutanağı ile varsa dayanak tapu ve vergi kayıtları tüm revizyon kayıtları ile birlikte getirtilmeli, ayni şekilde 1970-1980’li yılları ait … fotoğrafları, eski tarihli memleket haritası ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman yüksek mühendisi, ziraat mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli, kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, 30203,52 m2’lik kısma komşu olan 119 ada 2 nolu parsele varsa revizyon gören tapu ve vergi kayıtlarının bu kısmı ne şekilde okuduğu saptanmalı, çekişmeli taşınmazların 1970 ve 1980’li yıllarda ziraat alanı olarak kullanılıp kullanılmadığı, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip çekişmeli taşınmazların fiili durumunu da belirtir şekilde rapor alınmalıdır. Ayrıca davacılar, kazandırıcı zamanaşımı nedeniyle zilyetliğe dayanmaktadır. Zilyetlik maddi bir olgu olup, bunun tanık dahil her türlü delille kanıtlanması gerekir. Mahkemece, taraflardan tanıkları sorulup, H.Y.U.Y.’nın 259. ve 265. maddeleri gereğince taşınmaz başında dinlenip; taşınmazın öncesi itibariyle niteliğinin ne olduğu, kime ait olduğu, zilyetliğin ne zaman başladığı, ne kadar süre ile ne şekilde devam ettiği, bunun ekonomik amacına uygun olup olmadığı, tanıkların
bilgi ve görgülerinin hangi eylemli olaylara dayandırıldığı belirlenmelidir. Eksik inceleme, araştırma ve uygulamaya dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: yukarıda 1. ve 2. bentte açıklanan nedenlerle Orman Yönetime ve davacı …’ın temyiz itirazlarının REDDİNE,
3. bentte açıklanan nedenlerle Hazine’nin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 20/03/2007 günü oybirliği ile karar verildi.