Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/2815 E. 2007/6115 K. 10.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2815
KARAR NO : 2007/6115
KARAR TARİHİ : 10.05.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 101 ada 651 parsel sayılı 1990 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, üç katlı kargir ev ve bahçesi niteliğiyle Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek … hanesi açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesinde davacı … tarafından Hazine, … Köyü Tüzelkişiliği ve Orman Yönetimi aleyhine açılmış olan tescil davası kadastro mahkemesine devredilmiştir. Mahkemece davanın reddine, çekişmeli … Köyü 101 ada 651 sayılı parselin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1989 yılında yapılıp 10.08.1989 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Kesinleşmiş orman kadastrosunun ve resmi belge niteliğindeki eski tarihli haritaların uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporları, … elemanı bilirkişi raporları ve ziraat uzmanı bilirkişi raporlarıyla, çekişmeli taşınmazın, Orman bilirkişi …… ve ve … elemanı bilirkişi …… tarafından düzenlenen 15.06.1998 tarihli müşterek krokide (A) ile gösterilen 1731 m2 yüzölçümündeki bölümün orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirildiği halde, Mahkemece çekişmeli taşınmazın yüksek eğimli makilik niteliğindeki orman sayılan yerlerden olduğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine ve taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmişse de, orman kadastrosunun kesinleştiği yerlerde, bir yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığının, orman kadastro haritasının uygulanması suretiyle belirleneceği, bilirkişi raporlarıyla çekişmeli taşınmazın kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı belirlendiğine göre, orman kadastrosunun kesinleştiği 10.08.1989 tarihinden sonra orman sayılan yerlerden olduğu söylenemez.
Diğer taraftan, Davacı … tarafından 17.11.1997 tarihinde açılan tescil davasının kabulü ile 15.06.1998 tarihli müşterek bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 1731 m2 yüzölçümündeki bölümün … adına tapuya tesciline, aynı krokide (B) ile gösterilen 242 m2 yüzölçümündeki bölüm yönünden açılan davanın ise reddine ilişkin … asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 09.06.1999 gün ve 1997/365-150 sayılı kararının, Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilip, davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmemekle, davacı gerçek kişi yönünden kesinleştiği, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 15.12.2003 gün ve 2003/8436-8454 sayılı kararıyla, Orman Yönetiminin tüm, Hazinenin esasa yönelik temyiz itirazları red edilip, vekâlet ücretine yönelik temyiz itirazları kabul edilerek Hazine yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gereğine değinilerek bozulduğu, red ve bozma kararının taraflarına tebliğ edilip, mahkemece hükmüne uyulmak suretiyle kesinleştiği, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.03.2004 gün ve 2004/49-71 sayılı, 300.000.000.00,TL vekalet ücretinin davacı gerçek kişiden alınarak davalı Hazineye verilmesine ilişkin kararının, sadece Hazine tarafından temyiz edildiği, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 14.05.2004 gün 2004/3382-3878 sayılı kararı ile onandığı, Hazinenin karar düzeltme talebi de aynı dairenin 14.09.2004 gün ve 2004/5108-5607 sayılı kararıyla red edildiği, Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 09.06.1999 günlü ve 1997/365-150 sayılı kararının bu şekilde kesinleştiği, karar tarihinden sonra fakat, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 15.12.2004 günlü Bozma Kararından önce, … adına tesciline karar verilen ve 15.06.1998 tarihli müşterek bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 1731 m2 yüzölçümündeki bölüm de dahil olmak üzere bu taşınmazın Güneyindeki aynı krokide yol olarak gösterilen bölüm ile birlikte … Köyü 101 ada 651 parsel sayısıyla kadastro tesbit tutanağı düzenlendiği anlaşılmaktadır. Kadastro tesbit tutanağı düzenlenmekle, Asliye Mahkemesinin görevi bittiğinden, Sözü edilen Yerel Mahkeme ve Yargıtay kararlarının davanın tarafları için kesin hüküm oluşturduğu söylenemezse de, dava edilen taşınmazın kuzeyindeki bir bölümünün orman sayılan yerlerden olduğu, güneyindeki bir bölümünün de yol olarak ayrıldığı yönü Asliye Hukuk Mahkemesinin kararını temyiz etmeyen davacı gerçek kişi yönünden kesinleşmiştir.
O halde, Mahkemece, kesinleşmiş orman kadastrosunun ve resmi belge niteliğindeki eski tarihli haritaların uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporları, … elemanı bilirkişi raporları ve ziraat uzmanı bilirkişi raporlarıyla, çekişmeli taşınmazın, Orman bilirkişi …… ve … elemanı bilirkişi …… tarafından düzenlenen 15.06.1998 tarihli müşterek krokide (A) ile gösterilen 1731 m2 yüzölçümündeki bölümün orman sayılan yerlerden olmadığı, davacı gerçek kişi yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlendiğine göre, bu bölüm için açılan davanın kabulüne, aynı krokide orman olarak gösterilen 242 m2 yüzölçümün de ki bölüm ile güneyde yol olarak gösterilen bölüm için açılan davanın reddine, orman olarak belirlenen bölümün orman niteliğiyle Hazine adına tesciline, yol olarak belirlenen bölümün yol olarak kadastro harici bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamı ve bilirkişi raporları ile bağdaşmayacak biçimde davanın tümden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı gerçek kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 10.05.2007 günü oybirliği ile karar verildi.