Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/2898 E. 2007/4335 K. 02.04.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2898
KARAR NO : 2007/4335
KARAR TARİHİ : 02.04.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında dava konusu… Köyü 977 parsel sayılı 8050 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, komşu 976 sayılı parsele uygulanan 327 nolu vergi kaydının miktar fazlası olması nedeniyle tarla niteliği ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı, taşınmazın 50 yılı aşkın süreden beri zilyetliğinde olduğu iddiasıyla tapu kaydının iptali ile adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece taşınmazın tespitine esas alınan değişir sınırlı vergi kayıtları kapsamında kaldığı ve davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Karara dayanak alınan uzman bilirkişi raporunda, çekişmeli taşınmazın sadece amenajman planına göre niteliği belirlenmişse de, amenajman planı ve meşçere haritası bir yerin öncesinin niteliğini belirlemekte yalnız başına yeterli belgelerden değildir. Bu nedenle, uzman bilirkişi raporu çekişmeli taşınmazın öncesinin niteliğini belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmayıp, bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir. O halde;
Mahkemece, dayanak vergi kayıtlarının revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, kesinleşmiş ise tapu kayıtları ile öncesi bütün olan parselleri dıştan çevreleyen komşu parsel tutanak ve dayanakları, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bir ziraat mühendisi ve bir harita mühendisi veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaza ve … araziye de uygulanmak suretiyle, öncelikle memleket haritası, … fotoğrafları ve amenajman planında; taşınmazın öncesinin ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu
saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; dayanak vergi kayıtlarından 328 tahrir nolu vergi kaydı batı ve kuzey sınırı … okuduğundan ve genişletilebilir sınırları içerdiğinden, komşu parsel kayıtlarından da yararlanmak ve sabit sınırdan başlanmak üzere miktarı ile geçerli kapsamı tayin olunmalı, asıl taşınmazın kapsamı orman veya ormandan açma değil ise ve genişletilebilir sınır yönünde de orman bulunmadığı belirlendiği takdirde önceden olduğu gibi davanın kabulüne, aksi takdirde kayıt miktar fazlasının, sınırda bulunan ormandan açma yapılmak suretiyle oluştuğu kabul edilerek miktar fazlası yönünden davanın reddine karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 02/04/2007 günü oybirliği ile karar verildi.