Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/3020 E. 2007/4133 K. 29.03.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3020
KARAR NO : 2007/4133
KARAR TARİHİ : 29.03.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı gerçek kişiler ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı Hazine 24/06/2005 tarihli dilekçesiyle, … Mahallesi (Köyü) 8342 ada 11 sayılı parselin 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içerisindeyken, 1988 yılında yapılan ve kesinleşen 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığını, taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde olduğu göz önünde bulundurulmadan 1970 yılında yapılan genel kadastro sırasında 199 sayılı parselin tapuya tescil edilip daha sonra ifraz edilerek dava konusu parselin davalı adına tapu kaydı oluşturulduğunun, hukuki dayanaktan yoksun ve yolsuz tescil niteliğindeki davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, Hüküm davalı gerçek kişiler ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken yine kesinleşen 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 7 numaralı orman kadastro komisyonuna bağlı 4 numaralı ekipçe yapılıp 24.03.1976 tarihinde, itirazlar incelenerek sonuçları 7 numaralı komisyonca 06.04.1983 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 1744 sayılı yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması (bu uygulama idare mahkemesince iptal edilmiştir.) ve 1988 yılında yapılıp, 15.06.1989 tarihinde ilan edilen ve dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Arsa niteliğinde ve 316 m2 yüzölçümünde tapuda payları oranında … ve … adına kayıtlı olan çekişmeli parsel arazi kadastrosunda … 1958 tarih 48 sıra numaralı tapu kaydı revizyon gösterilerek … … Vakfı adına tesbit ve itirazsız kesinleşerek tescil edilen, 312.650 m2 yüzölçümündeki 199 sayılı kadastro parselin ifrazı sonucu oluşturulmuş ve fiilen 199 sayılı kadastro parseli içinde kalmaktadır.
Davalı …… ve … adına paylı olarak tapuda kayıtlı … Köyü 8342 ada 11 sayılı parsele ilişkin olarak her iki tapu maliki aleyhine açıldığı, araştırma ve yargılama sözü edilen parsel hakkında tapu malikleri huzuruyla yapıldığı halde davalı ……’nin karar başlığında gösterilmediği, esas ve karar numarsı tasdiksiz olarak düzenlendiği ve dava konusu olmayan 8342 ada 12 sayılı parsel hakkında hüküm kurulduğu, ek karar şeklinde hükümdeki dava konusu parsel 8342 ada 11 parsel olarak düzenlenmişse de yine davalı sıfatıyla ……’nin gösterilmediği anlaşılmaktadır. H.Y.U.Y.’nın 388. maddesinin 1. fıkra 2. bendi

gereğince davanın taraflarının ad ve soyadları ile adreslerinin kararda yer almaması mutlak bozma nedeni olduğu gibi, dava konusu parsel yerine başka bir parsel hakkında hüküm kurulmasında maddi hata niteliğinde olmayıp ek kararla parsel numarasının değiştirilmesi olanaksızdır.
Kabule göre de; vekalet ücretinin keşifte belirlenen değer üzerinden hesaplanmaması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazine ve davalı gerçek kişilerin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenemsine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 29/03/2007 günü oybirliği ile karar verildi.