Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/3070 E. 2007/5734 K. 03.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3070
KARAR NO : 2007/5734
KARAR TARİHİ : 03.05.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
KATILAN DAVACI : HAZİNE
DAHİLİ DAVALI : ORMAN BAKANLIĞI-ORMAN YÖNETİMİ

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi ve Hazine ile davalı gerçek kişiler tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 384 parsel sayılı 890 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 271 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak tarla niteliği ile 385 parsel sayılı 3.245 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 280 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak tarla ve fındık bahçesi niteliği ile 389 parsel sayılı 1.860 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adlarına tespit edilmişlerdir. Orman yönetiminin itirazı üzerine tapulama komisyonunca, 766 Sayılı Yasanın 29. maddesine göre yetkisizlik kararı verilerek taşınmazların tutanak ve ekleri Tapulama Mahkemesine gönderilmiştir. Hazine, çekişmeli taşınmazların Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı iddiasıyla davaya katılmıştır. Orman Yönetimi, taşınmazların Hazine adına orman rejimi dışına çıkarılması sebebiyle davadan feragat etmiştir. Mahkemece taşınmazların orman rejimi dışına çıkarıldıkları gerekçesi ile orman bakanlığı ve Orman Yönetimi davaya katılımı sağlanmış ve orman yönetimi tarafından açılan davanın feragat nedeniyle reddine, Hazinenin davasının kısmen kabulüne, 384 ve 389 parsellerin tamamı ile 385 parselin 865.16 m2’lik kısmının orman niteliğiyle Hazine adına, 385 parselin kalan 1187.17 m2’lik kısmının davalılar adına tapuya tesciline yönelik verilen karar katılan davacı Hazine, davalılar vekili ile katılımı sağlanan Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmesi üzerine bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20.Hukuk Dairesinin 11.6.2002 gün 2002/4290-5745 sayılı bozma ilamında “Hükme dayanak alınan orman bilirkişi raporunun yetersiz olduğu, … Köyünde 1964 yılında yapılıp kesinleştiği, bu sebeple önceki bilirkişiler dışında bir uzman orman yüksek mühendisi, bulunamaz ise orman mühendisi bilirkişi ve bir harita mühendisi, bulunamaz ise bir … elemanı bilirkişi aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 1964, 1983 ve 1987 tarihli çalışmalara ilişkin orman tahdit ve 2/B madde uygulama tutanakları ve haritaları, kadastro paftaları ayrı ayrı yerel bilirkişiler yardımıyla 6831 Sayılı Yasaya göre orman kadastrosu ve aynı yasanın 2/B maddesi uygulama yönetmeliği ve yönetmeliğin 54. maddesi gereği çıkarılan teknik izahname hükümleri dikkate alınarak yerine uygulanması, aplikasyonda orman sınır hatlarının değiştirilip değiştirilmediğinin belirlenmesi, değiştirildiyse bunun nedenleri üzerinde durulması, kesinleşen orman sınırları içindeyken 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı saptanacak alanlar için 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve … bakımından orman niteliğini tam olarak yitirip yitirmediğinin belirlenmesi, bilirkişilere geniş çevreyi en az ada bazında gösteren tapulama paftasıyla orman kadastrosu ve aplikasyonlara ilişkin harita ölçekleri eşitlettirilerek çekişmeli taşınmazı değişik açı ve uzaklıklarda en az beş orman sınır noktasından oluşan 1964, 1983 ve 1987 tarihli orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulamalarına ilişkin orman sınır hatları ile irtibatlı, uygulamayı yansıtan ortak imzalı krokisinin düzenlettirilmesi, bu uygulama sonucunda taşınmazların kesinleşen orman tahdit sınırları dışında kalan kesimlerinin varlığı saptandığı takdirde Hazinenin davacı durumda olduğu dikkate alınarak dayanak vergi kayıtlarının usulünce uygulanması, sınırları ile mi, yoksa miktarı ile mi geçerli olan kayıtlardan olduklarının, eylemli sınırlar da nazara alınarak değerlendirilmesi, gerçek kişiler yararına kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinme koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılması, bunlardan ayrı olarak, dosya arasına kimin tarafından ve hangi nedenle konulduğu anlaşılamayan, tarafları dosyamızdaki taraflarla aynı olan … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1965/1318 Esas sayılı kararı ile bu karar dayanağı olan krokinin de Orman İşletme Şefliğinden getirtilerek keşifte uygulanmak suretiyle çekişmeli yerlerle ilgisi bulunup bulunmadığının da saptanması, oluşacak sonuca göre karar verilmesi“ gereğine değinilmiştir.Mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin ve 2/B işlemlerinin iptal edilerek 384 parselin tamamı ile 385 parselin … bilirkişi raporunda (B) ve (B1), 389 parselin (B) ile işaretlenen bölümlerinin orman niteliği ile Hazine, 385 ve 389 parsellerin (A) ile işaretlenen bölümlerinin payları oranında davalılar adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi, Hazine ve davalı kişiler tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1964 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1979 yılında genel arazi kadastrosu, 21.10.1987 tarihinde ilan edilerek kesinleşmeyen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece bozma ilamına uyulmakla birlikte bozmanın gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; Dairemizde aynı gün temyiz incelemesi yapılan … Kadastro Mahkemesinin 2005/55-2006/129 esas sayılı dosyasında hükme dayanak yapılan orman bilirkişi … tarafından düzenlenen raporda; 1987 yılında yapılan aplikasyonun yanlış yapıldığı açıklanmıştır.
Temyize konu dosyada hükme dayanak yapılan ve orman bilirkişi … Kendir tarafından düzenlenen rapor ekindeki krokide 1987 yılında yapılıp temyize konu dava dosyası sebebiyle kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B haritası ile uyumlu hat uygulaması yapılmış, çekişmeli 384 parselin tamamı ile 385 parselin … bilirkişi raporunda (B) ve (B1), 389 parselin (B) ile işaretlenen bölümlerinin 1964 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro haritası içinde iken 1987 yılında yapılıp kesinleşmeyen 2/B madde uygulaması ile orman rejimi dışına çıkarıldıkları açıklanmış olup, 1964 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro haritası ile 384, 385 ve 389 parsel sayılı taşınmazların kadastro paftalarının ölçekleri eşitlenerek hat uygulaması yapılmamış ve 1964 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro haritası ile 1987 yılında yapılıp kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B haritasının çelişik olduğuna değinilmemiş, ayrıca temyize konu dava sebebiyle 2/B uygulaması kesinleşmediğinden çekişmeli 384 parselin tamamı ile 385 parselin … bilirkişi raporunda (B) ve (B1), 389 parselin (B) ile işaretlenen bölümlerinin 2/B ile orman rejimi dışına çıkarıldığı belirtilen bölümlerinin 2/B koşullarını taşıyıp taşımadığı yönünde açıklamada bulunulmamıştır.
Dosyada 1964 yılına ait orijinal renkli tahdit haritası örneği ve ilgili OTSlere ilişkin açı, mesafe ve ölçü değerlerini de gösterir şekilde 1964 yılına ve aplikasyona ilişkin çalışma tutanakları bulunmadığından orman raporları denetlenememektedir…. Bu durumda temyize konu dosyada hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporu karar vermeye yeterli olmayıp, çekişmeli taşınmazın ilk tahdit haritasındaki konumu ile ilk orman kadastrosu ile temyize konu dosya nedeniyle kesinleşmeyen aplikasyon arasında çelişki bulunup bulunmadığı yönünde duraksama olmuştur. Kabule göre de adlarına tescil kararı verilen kişilerin isimleri ve pay oranları belirtilmeksizin infazda duraksama oluşturacak şekilde tespit gibi tescile karar verilmiş olması da doğru değildir.

Orman Kadastrosunun kesinleştiği yerlerde bir yerin orman olup olmadığı ve hukuki niteliği orman kadastro tutanaklarının ve haritasının uygulanması suretiyle belirlenir.
Bilindiği gibi, aplikasyon; orman kadastrosu daha önceden yapılmış olan yerlerde, 2/B madde uygulaması sırasında, bağlantı kurularak gerekli orman sınır noktalarının yerlerinin arazide belirlenip ihya edilmesinden ibaret olup, bu belirleme ve ihya sırasında önceden kesinleşen orman sınır noktalarının aynı yerlerine konulması zorunludur (15.07.2004 gün ve 25523 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Kanununa göre Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 47. maddesini karşılayan 02.09.1986 tarihinde yürürlüğe giren 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması hakkındaki Eski Yönetmelik md. 44.). Aplikasyon işlemi … bir orman kadastrosu değildir. Aplikasyonla kesinleşmiş orman sınırları değiştirilemez.
Bu nedenlerle, mahkemece öncelikle 1964 yılına ait orijinal renkli tahdit haritası örneği ve çekişmeli taşınmazlarla ilgili OTS’lere ilişkin açı, mesafe ve ölçü değerlerini de gösterir şekilde 1964 yılına ve aplikasyona ilişkin çalışma tutanakları orman idaresinden, çekişmeli taşınmazlara komşu olan parsellerin kadastro tespit tutanakları ve varsa dayanak vergi kayıtları özel idare müdürlüğünden, dayanak tapu kayıtları tapu sicil müdürlüğünden getirtilerek, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman yüksek mühendisi bir ziraat mühendisi ve bir harita mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, 1964 ve 1987 yıllarına ait orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına ilişkin tutanak ve haritalar ile arazi kadastro paftası tutanakları sağlıklı biçimde zemine uygulanıp, zeminde bulunacak baş noktadan hareketle tutanaklarda yazılı açı ve mesafeler okunup ölçülerek çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerdeki orman sınır noktaları birer birer arazide bulunarak orman sınır noktalarının izledikleri tahdit hatları belirlenmeli, orman sınır noktalarının bazılarının zeminde bulunamaması halinde nedenleri üzerinde durulmalı, yerlerinden sökülerek yok edilip edilmedikleri saptanmalı, zeminde bulunmayan bu noktaların yerleri zeminde halen var olan ve orman kadastro tutanağında tarif edilen en yakın sabit orman sınır noktaları esas alınarak ve bu noktalardan hareketle yine orman tahdit tutanaklarındaki açı ve mesafeler okunup ölçülerek orman sınır noktalarının izledikleri tahdit hattı bir bir arazide bulunup röperlenmeli, aplikasyonda orman sınır hatlarının değiştirilip değiştirilmediği belirlenmeli, değiştirildiyse bunun nedenleri üzerinde durulmalı, orman sınır noktalarının zemindeki ve arazi kadastro paftasındaki yerlerine değil ilk orman kadastrosuna ilişkin çalışma tutanaklarında yön ve mesafe olarak tarif edilen ve … fotoğrafları ile desteklenen yerlerine itibar edileceği bilinmeli, aplikasyon ile ilk tahdit haritası arasındaki bu çelişkinin nereden kaynaklandığı, orman kadastrosunda kullanılan … fotoğraflarından, yöreye ait eski tarihli pafta ve haritalardan, imar planlarından, şehir fotoğrafları ve ulaşılabilen tüm kaynaklardan da yararlanılmak suretiyle, 15.07.2004 gün ve 25523 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Kanununa göre Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 64. maddesini karşılayan, Eski Kadastro Yönetmeliğinin 54. maddesi gereğince düzenlenen teknik izah name hükümlerine göre belirlenmeli, bilirkişi kuruluna çekişmeli taşınmazların orman kadastro haritasına göre konumunu gösteren orman kadastro haritası ile irtibatlı, orman kadastro haritası, aplikasyon ve 2/B haritaları ile çekişmeli taşınmazların genel arazi kadastro paftalarının ölçekleri özel aletlerle denkleştirilmek suretiyle çekişmeli parsellerin en az 20-25 adet orman sınır noktasından oluşan orman sınır hattına, aplikasyon ve 2/B haritasına göre konumunu gösteren ortak imzalı ölçekli kroki düzenlettirilmeli, kesinleşen orman sınırları içindeyken 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı saptanacak alanlar için 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve … bakımından orman niteliğini tam olarak yitirip yitirmediği, kendi haline bırakıldığında orman yetişmeyeceği, orman olarak ya da … alanı olarak korunmasının ekonomik olup olmayacağı, 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve … bakımından orman niteliğini tam olarak yitirip yitirmediği belirlenmeli, teknik ve bilimsel verileri bulunan rapor alınmalıdır.

Yapılacak bu uygulama sonucunda taşınmazların kesinleşen orman tahdit sınırları dışında kalan kesimlerinin varlığı saptandığı takdirde Kadastro Komisyonunca, çekişmeli taşınmazların kadastro tespit tutanak ve ekleri yetkisizlikle Kadastro Mahkemesine gönderildiğinden 3402 Sayılı Yasanın 30. maddesi uyarınca gerçek hak sahibinin mahkemece resen belirlenmeli, yapılacak keşifte … uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, çekişmeli taşınmazların zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar gerçek kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davalılar yanında, eklemeli zilyetler yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı yasanın 03.07.2005 gün 5403 Sayılı … Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince … ve … olarak kazanılmış … miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanmalı ,384 ve 385 parsellere kadastro sırasında uygulanan vergi kayıtları usulünce uygulanmalı, sınırları ile mi, yoksa miktarı ile mi geçerli olan kayıtlardan oldukları, eylemli sınırlar da nazara alınarak değerlendirilmeli, gerçek kişiler yararına kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinme koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılmalıdır.
Tüm bunlardan ayrı olarak, dosya arasına kimin tarafından ve hangi nedenle konulduğu anlaşılamayan, tarafları dosyamızdaki taraflarla aynı olan … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1965/1318 Esas sayılı kararı ile bu karar dayanağı olan krokinin de Orman İşletme Şefliğinden getirtilerek keşifte uygulanmak suretiyle çekişmeli yerlerle ilgisi bulunup bulunmadığının da saptanması gereklidir.
Değinilen yönler gözetilmeksizin eksik araştırma ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetimi, Hazine ve gerçek kişilerin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 03/05/2007 günü oybirliği ile karar verildi.