Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/3072 E. 2007/5728 K. 03.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3072
KARAR NO : 2007/5728
KARAR TARİHİ : 03.05.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVACILAR : …… MİR. … -…..
DAVALILAR : … … VE ARKADAŞLARI
KATILANLAR : ORMAN YÖNETİMİ – … VE ARK.
DAHİLİ DAVALILAR: HAZİNE – ORMAN BAKANLIĞI

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi, Hazine, …, … ve….. tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında, … Köyü 360 parsel sayılı 4.212 m2 yüzölçümündeki taşınmaz; 223 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak tarla niteliği ile, 364 ve 368 parsel sayılı sırasıyla 3.246 m2 ve 2.244 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar; senetsiz ve belgesizden tarla niteliği ile taşınmazların … oğlu … …’a ırsen ve paylaşım yoluyla intikal ettiği, …’nın ölene kadar kullandığı, 10.03.1965 tarihinde ölümüyle mirasçılarına kaldığından söz edilerek ……, … …, … , … Turhan …, … … …, … (…) ve … adlarına tespit edilmiştir.
348 parsel sayılı 2.460 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesizden tarla niteliği ile … oğlu …’in ölümüyle mirasçılarına kaldığından söz edilerek … … ve müşterekleri adlarına, 262 parsel sayılı 2.530 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesizden tarla niteliği ile … kız…’ya (davalıların anneleri) ırsen ve paylaşım yoluyla intikal ettiği ölümüyle çocuklarına kaldığından söz edilerek … (…) ve müşterekleri adlarına tespit edilmiştir.
… …’ın itirazları üzerine kadastro komisyonunca; … …’ın çekişmeli 262, 360, 364 ve 368 parsellerin tamamını, 348 parseldeki ise payını, 25.02.1946 tarihli senetle ikinci eşi…ya bağışladığı, bu bağışlamanın … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1961/1915-1968/359 sayılı kararı ile de kabul edildiği, … …’ın 1970 yılında dul ölümüyle taşınmazların çocuklarına kaldığı, Şükran …’ın payını 1977 yılında erkek kardeşleri … Turhan, … … ve …’a eşit paylarla sattığından söz edilerek kadastro tespitlerinin iptal edilerek (…… ve … (…)’ın payları iptal edilmiştir.) 262, 360, 364 ve 368 parsellerin 36 pay itibariyle 6 ‘şar payı … … ve …, 8’… payı … Turhan …, … … … ve … adlarına , 348 parselin ise Hatipoğlu … mirasçıları adlarına karar verilmiştir.
……, 30.11.1982 havale tarihli dilekçe ile; 262, 317, 348, 360, 364 ve 368 parsel sayılı taşınmazlarda miras payının bulunduğu iddiası ile dava açmıştır. Orman Yönetimi; çekişmeli taşınmazların orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili istemiyle, …; …’ın 262 parseldeki payını 08.01.1988 tarihli noterde düzenlenen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile kendisine sattığı, …’ın 262 parseldeki payının iptal edilerek adına tapuya tescili istemiyle davaya katılmışlardır. Mahkemece, 317 ve
-2-
2007/3072 – 5728

494 parsellere ilişkin dava H.Y.U.Y.’nın 46. maddesi uyarınca ayrılmış, Orman Bakanlığı ve Hazine davaya dahil edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda ……’nın davasının reddine, Orman Yönetiminin davasının kısmen kabulüne yönelik verilen kararın Orman Yönetimi, Hazine, …, … ve….. tarafından temyizi üzerine bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 09.05.2006 gün 2006/3708-6433 sayılı bozma ilamında “Kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik olduğu, bu durumun mutlak bozma sebebi olduğu” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak, çekişmeli taşınmazların, tarafların miras bırakanı … …’a ait olduğu, …’nın tüm taşınmazlardaki payını ikinci eşi…ya hibe ettiğinin … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1961/1915-1968/359 sayılı kararında tespit edildiği, kadastro komisyon kararının da bu yönde olduğu, ……’ın iddiasını ispatlayamadığı gerekçesi ile …… tarafından açılan davanın reddine, 348 ve 364 parsel sayılı taşınmazların (B) ile işaretlenen bölümlerinin ilk orman tahdit haritası içinde oldukları, daha sonra eldeki dava sebebiyle kesinleşmeyen 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile orman rejimi dışına çıkarıldıkları, ancak orman bilirkişinin 15.05.2005 tarihli raporundan bu bölümlerin 31.12.1981 tarihinden önce ilim ve … bakımından orman niteliğini kaybettiklerinin kabul edilemeyeceğinin anlaşıldığı gerekçesi ile Orman Yönetiminin davasının kısmen kabulüne, dava konusu 348 ve 364 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespit tutanaklarının ve bu yerlere ilişkin 2/B uygulamasının iptal edilerek … bilirkişi raporunda (B) ile işaretlenen bölümlerinin orman niteliği ile Hazine adına, (A) ile işaretlenen bölümleri ile 262, 348, 360 parsel sayılı taşınmazların tamamının tespit gibi tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi, Hazine, …, … ve….. tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1964 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1979 yılında genel arazi kadastrosu, 21.10.1987 tarihinde ilan edilerek kesinleşmeyen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hükme yeterli değildir. Şöyleki; mahkemece, çekişmeli taşınmazların tarafların miras bırakanı … …’a ait olduğu, …’nın tüm taşınmazlardaki payını ikinci eşi…ya bağışladığının … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1961/1915-1968/359 sayılı kararıyla tespit edildiği, kadastro komisyon kararının da bu yönde olduğu, ……’ın iddiasını ispatlayamadığı gerekçesi ile …… tarafından açılan davanın reddine karar verilmiş isede, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1961/1915-1968/359 sayılı kararında …… taraf olmadığından bu karar Nafia’yı bağlamaz. … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1961/1915-1968/359 sayılı dava dosyası bulunamamış ise de, dosyada bulunan karar sureti incelendiğinde; kök miras bırakan … oğlu … mirasçıları olan … … (temyize konu dosyada tarafların miras bırakanı) ve arkadaşlarının Ereğli … … Fabrikasının kamulaştırdığı dört parça taşınmazda zilyet olduklarının tespiti istemiyle dava açtıkları, mahkemece taşınmazların … oğlu … mirasçılarının (bu mirasçılar arasında … kızı Nafia’nın da adı belirtilmiştir.) zilyetliğinde olduğunun keşifte dinlenen tanık ve bilirkişi anlatımlarıyla belirlendiği, … ‘nın davanın devamı sırasında öldüğü, … … ve çocuklarının davaya katıldıkları,…nın çekişmeli ve dava dışı taşınmazların eşi … tarafından kendisine bağışlandığına dair 2 kıta senet sunduğu, …dışındaki … mirasçılarının da buna itiraz etmediklerinden tapuda kayıtlı olmayan taşınmazların zilyet ve mülkiyetinin devrinin geçerli olduğu belirtilerek … … payının … …’a ait olduğunun tespitine karar verildiği, mahkemece; … …’ın sunduğu senede ve çocuklarının beyanlarına itibar edildiği, bağış ve sunulan senetler konusunda yerel bilirkişi ve tanıkların beyanlarının alınmadığı anlaşılmaktadır. Bu sebeplerle, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1961/1915-1968/359 sayılı kararının, temyize konu dosya yönünden bağlayıcılığı bulunmamaktadır.
-3-
2007/3072 – 5728

Mahkemece; … …’ın bağış konusunda … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1961/1915-1968/359 sayılı dosyasına sunduğu senetler davalılardan sorulup temyize konu dosya içine konulmamıştır. Mahkemece yapılan keşifte sadece bir yerel bilirkişi dinlenmiş taraflardan tanık ve delilleri sorulmamıştır. Kaldı ki; keşifte dinlenen yerel bilirkişi “davalı 262, 360, 364 ve 368 parsellerin … oğlu …’ya babasından irsen ve paylaşım yoluyla kaldığını, …’nın bu yerleri ölene dek kullandığını, ölümüyle tüm mirasçılarına kaldığını, 348 parselin ise kök miras bırakan … oğlu …’in tüm mirasçılarının zilyetliğinde olduğunu, … oğlu …’nın iki evlilik yaptığını, birinci evliliğinden kızı ……’ın olduğunu, Nafia’nın annesi ölünce … …’ın ikinci evliliğini … ile yaptığını, davalıların …’nın…dan olma çocukları olduğunu, … …’ın taşınmazlarını eşi…ya bağışladığını duymadığını, çekişmeli taşınmazlarda Nafia’nında payının olduğunu “ bildirmiştir.
Kadastro komisyonunca yapılan tahkikatta dinlenen muhtar … …, bilirkişiler ……, … … ve … … ise “tutanaklara itiraz eden … Turhan …’ın ibraz ettiği mahkeme kararı ve noter senedine göre işlem yapılmasını isteriz” demişlerdir.
Kadastro tespit tutanaklarının içeriği, kadastro komisyonunca dinlenen bilirkişiler ile keşifte dinlenen yerel bilirkişi anlatımı arasında çelişki oluştuğu halde, kadastro komisyonunca dinlenen bilirkişiler ile taşınmazların tutanak bilirkişileri 3402 Sayılı Yasanın 30/1. maddesi uyarınca resen tanık sıfatıyla dinlenmemişlerdir.
Diğer taraftan; …; …’ın 262 parseldeki payını 08.01.1988 tarihli noterde düzenlenen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile kendisine sattığı, bu sebeple …’ın 262 parseldeki payının iptal edilerek adına tapuya tescili istemiyle davaya katıldığı halde, mahkemece …’in davası hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir.
Bunlardan ayrı; Dairemizde aynı gün temyiz incelemesi yapılan … Kadastro Mahkemesinin 2005/55-2006/129 esas sayılı dosyasında hükme dayanak yapılan orman bilirkişi … tarafından düzenlenen raporunda; 1987 yılında yapılan aplikasyonun yanlış yapıldığını açıklamıştır.
Temyize konu dosyada hükme dayanak yapılan ve Orman Bilirkişi Volkan Aksoy tarafından düzenlenen rapor ekindeki krokide 1987 yılında yapılıp temyize konu dava dosyası sebebiyle kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B haritası ile uyumlu hat uygulaması yapılmış, çekişmeli 348 ve 364 parsel taşınmazların (B) ile işaretlenen bölümlerinin 1964 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro haritası içinde iken 1987 yılında yapılıp kesinleşmeyen 2/B madde uygulaması ile orman rejimi dışına çıkarıldıkları açıklanmış olup, 1964 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro haritası ile 348 ve 364 parsel sayılı taşınmazların kadastro paftalarının ölçekleri eşitlenerek hat uygulaması yapılmamış ve 1964 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro haritası ile 1987 yılında yapılıp kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B haritasının çelişik olduğuna değinilmemiş, ayrıca temyize konu dava sebebiyle 2/B uygulaması kesinleşmediğinden çekişmeli 348 ve 364 parsel sayılı taşınmazların 2/B ile orman rejimi dışına çıkarıldığı belirtilen bölümlerinin 2/B koşullarını taşıyıp taşımadığı yönünde açıklamada bulunulmamıştır.
Dosyada 1964 yılına ait orijinal renkli tahdit haritası örneği ve ilgili OTS.lere ilişkin açı, mesafe ve ölçü değerlerini de gösterir şekilde 1964 yılına ve aplikasyona ilişkin çalışma tutanakları bulunmadığından orman raporları denetlenememektedir. Bu durumda, temyize konu dosyada hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporu karar vermeye yeterli olmayıp, çekişmeli taşınmazın ilk tahdit haritasındaki konumu ile ilk orman kadastrosu ile temyize konu dosya nedeniyle kesinleşmeyen aplikasyon arasında çelişki bulunup bulunmadığı yönünde duraksama olmuştur. Kabule göre de, adlarına tescil kararı verilen kişilerin isimleri ve pay oranları belirtilmeksizin infazda duraksama oluşturacak şekilde tespit gibi tescile karar verilmiş olması da doğru değildir.

Orman Kadastrosunun kesinleştiği yerlerde bir yerin orman olup olmadığı ve hukuki niteliği orman kadastro tutanaklarının ve haritasının uygulanması suretiyle belirlenir.
Bilindiği gibi, aplikasyon; orman kadastrosu daha önceden yapılmış olan yerlerde, 2/B madde uygulaması sırasında, bağlantı kurularak gerekli orman sınır noktalarının yerlerinin arazide belirlenip ihya edilmesinden ibaret olup, bu belirleme ve ihya sırasında önceden kesinleşen orman sınır noktalarının aynı yerlerine konulması zorunludur (15.07.2004 gün ve 25523 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Kanununa göre Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 47. maddesini karşılayan 02.09.1986 tarihinde yürürlüğe giren 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması hakkındaki Eski Yönetmelik md. 44.). Aplikasyon işlemi … bir orman kadastrosu değildir. Aplikasyonla kesinleşmiş orman sınırları değiştirilemez.
Bu nedenlerle; mahkemece, öncelikle 1964 yılına ait orijinal renkli tahdit haritası örneği ve çekişmeli taşınmazlarla ilgili OTS.lere ilişkin açı, mesafe ve ölçü değerlerini de gösterir şekilde 1964 yılına ve aplikasyona ilişkin çalışma tutanakları orman idaresinden, çekişmeli taşınmazlara komşu olan parsellerin kadastro tespit tutanakları ve varsa dayanak vergi kayıtları özel idare müdürlüğünden, dayanak tapu kayıtları tapu sicil müdürlüğünden getirtilerek, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman yüksek mühendisi bir ziraat mühendisi ve bir harita mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, 1964 ve 1987 yıllarına ait orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına ilişkin tutanak ve haritalar ile arazi kadastro paftası tutanakları sağlıklı biçimde zemine uygulanıp, zeminde bulunacak baş noktadan hareketle tutanaklarda yazılı açı ve mesafeler okunup ölçülerek çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerdeki orman sınır noktaları birer birer arazide bulunarak orman sınır noktalarının izledikleri tahdit hatları belirlenmeli, orman sınır noktalarının bazılarının zeminde bulunamaması halinde nedenleri üzerinde durulmalı, yerlerinden sökülerek yok edilip edilmedikleri saptanmalı, zeminde bulunmayan bu noktaların yerleri zeminde halen var olan ve orman kadastro tutanağında tarif edilen en yakın sabit orman sınır noktaları esas alınarak ve bu noktalardan hareketle yine orman tahdit tutanaklarındaki açı ve mesafeler okunup ölçülerek orman sınır noktalarının izledikleri tahdit hattı bir bir arazide bulunup röperlenmeli, aplikasyonda orman sınır hatlarının değiştirilip değiştirilmediği belirlenmeli, değiştirildiyse bunun nedenleri üzerinde durulmalı, orman sınır noktalarının zemindeki ve arazi kadastro paftasındaki yerlerine değil ilk orman kadastrosuna ilişkin çalışma tutanaklarında yön ve mesafe olarak tarif edilen ve … fotoğrafları ile desteklenen yerlerine itibar edileceği bilinmeli, aplikasyon ile ilk tahdit haritası arasındaki bu çelişkinin nereden kaynaklandığı, orman kadastrosunda kullanılan … fotoğraflarından, yöreye ait eski tarihli pafta ve haritalardan, imar planlarından, şehir fotoğrafları ve ulaşılabilen tüm kaynaklardan da yararlanılmak suretiyle, 15.07.2004 gün ve 25523 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Kanununa göre Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 64. maddesini karşılayan, Eski Kadastro Yönetmeliğinin 54. maddesi gereğince düzenlenen teknik izah name hükümlerine göre belirlenmeli, bilirkişi kuruluna çekişmeli taşınmazların orman kadastro haritasına göre konumunu gösteren orman kadastro haritası ile irtibatlı, orman kadastro haritası, aplikasyon ve 2/B haritaları ile çekişmeli taşınmazların genel arazi kadastro paftalarının ölçekleri özel aletlerle denkleştirilmek suretiyle çekişmeli parsellerin en az 20-25 adet orman sınır noktasından oluşan orman sınır hattına, aplikasyon ve 2/B haritasına göre konumunu gösteren ortak imzalı ölçekli kroki düzenlettirilmeli, kesinleşen orman sınırları içindeyken 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı saptanacak alanlar için 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve … bakımından orman niteliğini tam olarak yitirip yitirmediği, kendi haline bırakıldığında orman yetişmeyeceği, orman olarak ya da … alanı olarak korunma ekonomik olup olmayacağı, 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve … bakımından orman niteliğini tam olarak yitirip yitirmediği belirlenmeli, teknik ve bilimsel verileri bulanan rapor alınmalıdır.

Yapılacak bu uygulama sonucunda taşınmazların kesinleşen orman tahdit sınırları dışında kalan kesimlerinin varlığı saptandığı takdirde, bu kez taşınmazlar başında yapılacak keşifte; tarafların bildirecekleri tanıklar ile çekişmeli taşınmazların kadastro tespit bilirkişileri ve kadastro komisyonunca yapılan tahkikatta dinlenen muhtar … … ile bilirkişiler ……, … … ve … … 3402 Sayılı Yasanın 30/1 maddesi uyarınca resen tanık sıfatıyla taşınmazlar başında dinlenmeli; … …’ın bağış konusunda … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1961/1915-1968/359 sayılı dosyasına sunduğu senetler davalılardan istenip keşifte uygulanmalı, çekişmeli taşınmazların miras bırakan … … tarafından … …’a bağışlanıp bağışlanmadığı, taşınmazlar üzerindeki zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde, kimler tarafından devam ettirildiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınmalı, katılan davacı …’in tutunduğu delil ve belgeler incelenmeli, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. Değinilen yönler gözetilmeksizin eksik araştırma ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetimi, Hazine, …, … ve…..’ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 03/05/2007 günü oybirliği ile karar verildi.