Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/3101 E. 2007/4974 K. 12.04.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3101
KARAR NO : 2007/4974
KARAR TARİHİ : 12.04.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki kesinleşen 2/B madde uygulamasına dayalı tapu iptali ve tescili, tapudaki 2/B şerhinin silinmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı-davacı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı HAZİNE, … KÖYÜ 396 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan yarlerden olduğu iddiasıyla tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiştir.
Karşı davacı …, … Köyü 396 parsel sayılı taşınmazın 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi uyarınca orman sınırı dışına çıkarılarak kesinleştiğini, bu nedenle adına tapuda kayıtlı olmasında usulsüzlük bulunmadığını, iyi niyetle önceki malikten satın alındığı ve ev yapıldığını belirterek tapu kaydına haksız olarak konulan 2/B şerhinin silinmesini ve muhtesatın ve zilyetliğinin kendisine ait olduğunun şerh düşülmesini istemiştir.
Mahkemece Hazinenin davasının kabulüne ve 396 sayılı parselin tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline gerçek kişinin davasının reddine karar verilmiş, davalı-davacı …’in temyizi üzerine hüküm dairece onanmış, davalı-davacı … tarafından kararın düzeltilmesi istemesi üzerine, hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 14.04.2005 … ve 2005/2792-4597 EK sayılı bozma kararında özetle; “6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazlarda tasarruf edenlerinin, kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmesi, bu tür taşınmazların, kullanan kişilere satılmasını gündeme getirecektir. (2924 Sayılı Yasa, madde: 11/I-III) Bu nedenle, istekte bulunan kişinin; orman köyü nüfusuna kayıtlı olup olmadığının, yasanın yürürlüğe girdiği tarihten geriye doğru en az beş yıldır o köyde ikamet … etmediğinin araştırılarak, taşınmaz edinmedeki sınırlamaların göz önünde tutulması gerekir. Anılan yasa hükümlerinin somut olayda uygulanabilmesi için öncelikle çekişmeli taşınmazın idari yerleşim yeri olarak köyde bulunması gerektiği açıktır. Oysa, davaya konu taşınmazın içinde yer aldığı yerleşim yerinin köy olmayıp belde statüsünde olduğu anlaşıldığına göre, davacının taşınmazın zilyedi olduğunun tapu kaydının beyanlar hanesinde gösterilmesine yönelik isteğinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, …’in aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir. Ancak, kadastro sırasında, çekişmeli taşınmazın cinsinin … kargir ev olarak tespit edildiği ve edinme nedeni hanesinde de taşınmazın üzerinde ev olduğunun belirtildiği gözlenmektedir. 3402 Sayılı Yasanın 19. maddesinin ikinci fıkrasında “Taşınmaz mal üzerinde malikinden başka bir kimseye veya paydaşlarından birine ait muhdesat mevcut ise bunun sahibi, cinsi, ihdas tarihi ve iktisap sebebi belirtilerek tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterilir.” hükmü bulunduğundan, sadece kamu malı olan orman ve mera gibi taşınmazlar da muhtesat şerhi verilme olanağı bulunmadığı, başka bir anlatımla, taşınmaz orman rejimi içinde iken ormana el atılıp suç oluşturularak meydana getirilen muhtesatla ilgili olarak şerh verme imkanı olmadığı gözönünde bulundurularak, dava konusu parsel hakkında 2. madde uygulaması işleminin kesinleştiği 05.11.1981 tarihinden sonra ve fakat taşınmaz hakkında kadastro tespit tutanağının düzenlendiği
tarihten önce bulunan muhtesatın tapu kaydının beyanlar hanesinde gösterilmesi mümkündür. Yerel mahkemece anılan hususun göz ardı edilerek davacı …’in bu yöndeki istemi hakkında yasada öngörülen biçimde araştırma yapılmaksızın reddedilmesi usul ve yasaya aykırı, Dairece kararın onanması yanılgıya dayalıdır.
O halde; mahkemece, bir tapu … memuru ve bir inşaat mühendisi aracılığı ile keşif yapılarak, çekişmeli taşınmaz üzerinde 2. madde uygulanarak orman rejimi dışına çıkarma işleminin kesinleştiği 05.11.1981 tarihinden sonra, tespit tarihinden önce karşı davacı tarafından meydana getirilmiş muhtesat bulunup bulunmadığı, tutanak bilirkişileri gerektiğinde tarafların gösterecekleri tanıklar da dinlenmek suretiyle araştırılarak, var ise bunun sahibi, cinsi, ihdas tarihi ve iktisap sebebi belirlenerek ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra Hazinenin davasının kabulüne ilişkin mahkemece 26.03.2003 tarih 2002/224-72 EK sayılı kararı onandığından bu konuda ayrıca karar verilmesine yer olmadığına, davacı … tarafından 2/B şerhinin kaldırılmasına yönelik davanın reddine ilişkin mahkemece 26.03.2003 tarih 2002/224-72 EK sayılı kararı onandığından bu konuda ayrıca karar verilmesine yer olmadığına, davacı … tarafından muhtesatın tapu kaydının beyanlar hanesinde gösterilmesi istemine yönelik davanın, taşınmazın üzerinde orman rejimi dışına çıkarma işleminin kesinleştiği 05.11.1981 tarihinden sonra ve tespit tarihinden önce davacı tarafından meydana getirilmiş muhtesat bulunmadığı anlaşıldığından reddine karar verilmiş, hüküm davalı-davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kadastro sırasında, … 396 sayılı parsel … kargir ev vasfı ile Ağustos 1957 tarih 8 nolu tapu kaydına dayalı olarak gerçek kişi adına tespit edilmiş ve 03.12.1997 – 05.01.1998 tarihleri arasında ilan edilerek itirazsız kesinleşmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 04.01.1938 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ile 1744 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp 04.11.1980 tarihinde ilan edilmek suretiyle kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 12/04/2007 gününde oybirliği ile karar verildi.