YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3103
KARAR NO : 2007/5742
KARAR TARİHİ : 03.05.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVALILAR : … DALKABAK VE ARK.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … Köyü 285 ada 22 parsel sayılı 5236.69 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman niteliği ile davalı olduğundan … hanesi boş bıralarak tesbit edilmiştir.Davacı … Yönetiminin, genel mahkemede davalıların adlarına tapuda kayıtlı olan taşınmazların orman niteliğinde olduğu iddiası ile davalıların tapu kayıtlarının iptali istemi ile açmış oludğu dava sonucunda Asliye Hukuk Mahkemesinin 1983/85 E. 2002/52 K.sayılı ilamı ile dava konusu olan taşınmaza ilişkin olarak kadastro tespit tutanakları düzenlendiği belirtilerek görevsizlik kararı verilerek, dosya kadastro mahkemesine gönderilmiştir. Kadastro Mahkemesinde 2003/36 E. sayılı dosyada yargılama yapılırken Orman Yönetimince askı ilan süresi içinde 2002/8 E. sayılı dosyada çekişmeli 285 ada 22 parsele yönelik olarak kadastro tespitine itiraz davası açılması nedeniyle 2003/36 E. sayılı dosya bu dosya ile birleştirilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu parselin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itirazdır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.Şöyle ki ,davacı … asliye hukuk mahkemesinin 1983/85 E sayılı dosyasında davalılara ait 3 adet tapu kaydının kapsadığı alanın orman niteliğinde olduğunu belirterek tapu kayıtlarının iptalini talep etmiştir. Kadastro Müdürlüğünün 22.5.2002 tarih ve 651 sayılı yazısı ile dava konusu taşınmazın 285 ada 22 parsel sayılı taşınmaz olduğu hususunun bildirilmesi üzerine mahkemece görevsizlik kararı verilerek dosya kadastro mahkemesine gönderilmiştir. Ancak 25.6.1996 tarihli fenni bilirkişiler Bedri keskin ve … … tarafından düzenlenen ve dava konusu olan tapu kayıtlarının ait olduğu taşınmazları gösteren krokiler göz önüne alındığında çekişmeli taşınmazın sadece 285 ada 22 parsel sayılı taşınmaz olmadığı ,daha geniş bir alanın dava konusu olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece dava konusu olan ve iptali istenen tapu kayıtlarının kapsamında kalan taşınmazların kadastro çalışmalarında hangi ada parsel numarası ile tesbit edildikleri hususunda yeterli araştırma yapılmamış,iptali istenen davalılara ait tapu kayıtlarının kadastro çalışmalarında hangi parsellere revizyon gördükleri de araştırılmamıştır.
Bu nedenle, mahkemece öncelikle 25.06.1996 tarihli fenni bilirkişi raporu da göz önüne alınarak mahallinde yerel bilirkişiler ,tarafların gösterecekleri tanıklar, uzman … bilirkişileri marifeti ile yapılacak keşifte dava konusu olan ve iptali istenen Nisan 334 tarih 204, Nisan 928 tarih 22 ve Eylül 1316 tarih 1 nolu tapu kaydı tüm tedavülleri ile birlikte mahalline uygulanarak kapsamları belirlenmeli, fenni bilirkişiden uygulamayı gösteren kroki düzenlemesi istenmeli, dava konusu taşınmazların kadastro çalışmaları sırasında kaç numaralı parsel olarak işlem gördüğü tesbit edildikten sonra, Kadastro ve Tapu Sicil Müdürlüğünden dava konusu olan ve iptali istenen tapu kayıtlarının revizyon görüp görmedikleri sorulmalı ,revizyon görmüş iseler revizyon parsellerinin tamamına ilişkin kadastro tespit tutanak asılları ve ekleri dosyaya getirtilmeli, dava dosyası ile birleştirilmeli, kadastro tespit tutanakları kesinleşenler varsa tesbit tarihinden önce açılan bu dava nedeni ile kesinleşmenin hukuken bi sonuç doğurmayacağı göz önünde bulundurulmalı, bu parseller itirazlı hale getirilmeli, davacı ve davalılar dışında adlarına tesbit yapılan kişiler varsa onlarda davanın doğal tarafları sayılacağından usulen kendilerine duruşma günü tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmalı, revizyon parsellerinden davalı olanlar varsa bu dosya ile birleştirilmeli, bu şekilde dava konusu olan taşınmazlar belirlenmelidir. Bundan sonra mahkemece 3402 Sayılı Yasanın 27 /3 maddesi gereğince 11.maddede belirtilen yazılı şekle uygun olarak askı ilanı yaptırılmalıdır.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
Mahkemece, öncelikle çekişmeli taşınmaza komşu olan taşınmazlara ilişkin kadastro tespit tutanakları (kesinleşmiş iseler kesinleşme şerhini içeren kesinleşmemiş iseler davalı oldukları belirtilerek) onaylı örneklerinin ,varsa dayanakları olan kayıt ve belgeler ,eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek 3 orman yüksek mühendisi, ziraat mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ,çekişmeli taşınmazların varsa üzerindeki ağaçların yaşları ,cinsleri ,dağılımları ,kendiliğinden yetişip yetişmedikleri ve çevresinin bitki örtüsü incelenmeli;uzman ziraat bilirkişiden bu konuları açıklayan rapor alınmalı , keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli); kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı), çekişmeli taşınmazların 3402 sayılı yasanın 30/2 maddesi gereğince … hanelerinin boş olduğu ve kadastro hakimi tarafından resen hak sahibinin belirlenmesi gerektiği düşünülmeli, iptali istenen tapu kayıtlarının 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısında hukuki değerini koruyup korumadıkları tartışılmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenler ile davalı gerçek kişilerin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine 03/05/2007 gününde oybirliği ile karar verildi.