YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3157
KARAR NO : 2007/5937
KARAR TARİHİ : 07.05.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali, tescil ve elatmanın önlenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; davanın kabulü yolunda kurulan 15.09.2006 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 17.04.2007 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden … vekili Av. ……le karşı taraftan … vekili Av…. … geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, … (…) Köyü 1311 parsel sayılı taşınmazın 16.05.1949 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosunda, kısmen orman sınırları içinde kaldığını ileri sürerek, davalı adına olan tapu kaydının kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan bölümünün iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tescilini, davalının elatmasının önlenmesini istemiş; davanın kabulüne, dava konusu 1311 sayılı parselin 22.07.2004 tarihli bilirkişiler tarafından düzenlenen rapor ve krokide (A) ile gösterilen 487 m2 yüzölçümündeki bölümüne ilişkin davalı adına olan tapu kaydının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tesciline, bu bölüme davalının elatmasının önlenmesine ilişkin 08.11.2004 günlü hükmün davalı gerçek kişi tarafından temyizi üzerine 20. Hukuk Dairesinin 21.06.2005 gün ve 2005/5632-8187 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle: “1949 yılında ilan edilerek kesinleşen orman tahdit haritasında 3951, 3952 ve 3953 nolu orman sınır noktalarını birleştiren hat ile karara dayanak alınan bilirkişi tarafından düzenlenen krokide, aynı noktaları birleştiren hat arasında açı, eğim, yön ve uzaklık bakımından benzerlik bulunmadığı, tahdit haritası ile kroki çelişkili olup, tahdit haritası ile çelişen krokiye dayanılarak hüküm kurulamayacağı, bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında bir orman ve bir … bilirkişi aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte 1949 yılında ilan edilerek kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne, dava konusu … 1311 parsel sayılı taşınmazın (A) ile gösterilen 487 m2’lik bölümüne ilişkin tapu kaydının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tesciline ve bu bölüme davalının elatmasının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan tapu kaydının iptal ve orman niteliği ile Hazine adına tescili ve elatmanın önlenmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 16.05.1949 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ile daha sonra 1974 yılında yapılan aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1984 yılında yapılan aplikasyon ve 2896 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile 30.03.1998 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasanın 2/B uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 500.-00.-YTL. vekalet ücretinin davalı gerçek kişiden alınarak davacı … Yönetimine verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 07/05/2007 gününde oybirliği ile karar verildi.