Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/3167 E. 2007/6229 K. 10.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3167
KARAR NO : 2007/6229
KARAR TARİHİ : 10.05.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVALILAR : HAZİNE-… …
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 101 ada 1042 parsel sayılı 8554.32 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden 2/B madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarıldığından davalı gerçek kişinin kullanımında olduğu da şerh edilerek Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı … çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı ve orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine tesbit gibi tarla niteliği ile (üzerindeki şerhler ile birlikte) Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1949 yılında yapılan orman kadastrosu, 1976 ve 1984 yıllarında yapılan aplikasyon ve 2 m. ve 2/B, madde uygulamaları 1995 yılında 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Toplanan deliller, tüm dosya kapsamı ve uzman bilirkişi raporlarından, çekişmeli taşınmazın tamamının yörede 1949 yılında yapılan orman kadastro çalışmalarında orman sınırları içinde kaldığı, 1995 yılında yapılarak kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B madde uygulamasında ise, taşınmazın orman niteliğini yitirdiği belirtilerek 2613 ila 2616 nolu orman tahdit noktaları içinde orman sınırları dışına çıkarıldığı saptanmıştır. Mahkemece davanın reddi ile çekişmeli taşınmazın üzerindeki şerhler ile birlikte tarla niteliği ile Hazine adına tapuya tescili yolunda hüküm kurulmuştur. Ne var ki; 1995 yılında yapılan arazi kadastro çalışması ile birlikte ilan edilen 3402 sayılı yasanın 4. maddesi gereğince yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bu dava nedeni ile kesinleşmediğinden, dava hem kadastro tesbitine itiraz, hem de 2/B madde uygulamasına itiraz niteliğindedir. Mahkemece yapılan yargılamada, uzmanlığına başvurulan bilirkişiler çekişmeli taşınmazın 2/B şartalarını taşımadığını, toprağın orman toprağı özelliğinde olduğunu, orman bütünlüğünü bozduğunu bildirmişler, orman tahdidinin uygulanması ile ilgili düzenledikleri raporlar yetersiz ise de çekişmeli taşınmazın 4 tarafı tahdidi kesinleşen devlet ormanı ile çevrili olduğu, devlet ormanından ayırıcı unsura sahip olmadığı, toplu yerleşim yerlerine, … arazilerine ve genel yola bağlantısı bulunmadığı gibi mülkiyet belgesinin de olmadığı ve 6831 Sayılı Yasanın 17/1-2 maddesine göre orman içi açıklık olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu haliyle çekişmeli taşınmazın 2/B madde uygulamasına konu olabilecek yerlerden olmadığı, paftadaki konumu itibarı ile böyle bir yerin orman niteliğini yitirdiği hususunun kabul edilemeyeceği ve 2/B madde koşullarının oluşmadığı, kaldı ki 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 11/5 maddesi gereğince 2/B madde uygulamasına konu olan yerlerin fiilen orman olduğunun tespit edilmesi halinde talep üzerine Maliye Bakanlığınca Orman Genel Müdürlüğüne her zaman tahsisinin istenebileceği de gözönüne alındığında mahkemece davanın kabulü ile çekişmeli taşınmazın tamamının orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru değil ise de bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Bu nedenle, hüküm fıkrasının 1.paragrafının tamamen çıkartılarak bunun yerine “davanın kabulü ile 101 ada 1045 sayılı parselin kadastro tesbitinin iptali ile çekişmeli taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline” cümlesi yazılmak sureti ile düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7 maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 10/05/2007gününde oy birliği ile karar verildi.