Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/3375 E. 2007/5263 K. 19.04.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3375
KARAR NO : 2007/5263
KARAR TARİHİ : 19.04.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali tescil ve elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, … Köyü 979 parsel sayılı 8520 m2 yüzölçümündeki davalının murisi … … adına tapuda kayıtlı olan ve davalı Banka lehine ipotek şerhi bulunan taşınmazın yörede yapılan orman kadastrosunda kısmen orman sınırları içinde kaldığını belirterek tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya tescilini, davalının elatmasının önlenmesini ve ipoteğin kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkemece, davalı … …’a yönelik davanın reddine, diğer davalıya yönelik davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın (A) ve (B) ile gösterilen 911 m2’lik ve 1755 m2 yüzölçümündeki bölümlerinin tapu kaydının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, bu bölümler üzerindeki davalının elatmasının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali tescil ve elatmanın önlenmesine ilişkindir.
Yörede 4785 Sayılı Yasa nazara alınarak 1953 yılında yapılan orman kadastrosu ile 1993 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Hükme esas alınan uzman bilirkişilerin düzenledikleri raporda çekişmeli taşınmazın üzerinde 30 yaşında 10 adet … ağacı, A ve B harfli bölümler üzerinde pırnal meşeleri ve 15-20 yaşında kızılçamlar bulunduğu, yörede kesinleşen orman kadastro çalışmasında A ve B harfli 911 m2 ve 1755 m2’lik bölümlerin orman sınırları içinde kaldığı ve orman sayılan yerlerden olduğu açıklanarak ekinde bunu gösteren kroki sunmuşlardır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki, uzman bilirkişilerin kesinleşen orman tahdit harita ve tutanaklarını ne şekilde uyguladıkları belli olmadığı gibi, bilirkişilerce çizilen 2361 ila 2364 nolu orman tahdit noktalarını gösteren hat ile kesinleşen orman tahdit haritasında aynı orman tahdit noktalarını gösteren hat birbirinde şeklen yön ve mesafe olarak farklıdır. Ayrıca bu noktalara ilişkin poligon en yakın orman tahdit noktaları ile irtibat kurulmadan tamamen bağımsız olarak tek başına olarak çizilmiş olup bu poligonun kesinleşen orman tahdit haritasındaki konumunun doğru olarak gösterilip gösterilmediği hususunda da tereddüte düşülmüştür.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek 1 mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6 – 7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın yörede 1953, 1993 yıllarında yapılan orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan … fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı gerçek kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 19/04/2007 günü oybirliği ile karar verildi.