Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/3477 E. 2007/6690 K. 22.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3477
KARAR NO : 2007/6690
KARAR TARİHİ : 22.05.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVACI-DAVALI : …..
DAVALI-DAVACI : HAZİNE
DAVALILAR : ORMAN YÖNETİMİ-…

Taraflar arasındaki tescil- elatmanın önlenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda davacı …’ın davasının reddi,hazinenin davasının kabulü yolunda kurulan 03/10/2006 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 22/05/2007 günü için yapılan tebligat üzerine, duruşmalı temyiz eden …..vekili Av. … … ile karşı taraftan Hazine vekili Av. Güldane … geldiler, temyiz eden Orman Yönetimi vekili gelmedi başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı …, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Kasabasında bulunan 10 dönüm taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Davacı Hazinenin aynı taşınmaz hakkında devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle Hazine adına tescili ve davalı …’ın elatmasının önlenmesi istemi ile 2001/921 sayılı dosyada açtığı dava, bu dava ile birleştirilmiştir. Mahkemece 18/03/2003 gün ve 2001/505-921 sayılı karar ile, her iki davanın kısmen kabulüne, 11.10.2002 tarihli bilirkişi raporunda 9483.57 m2 yüzölçümü ile gösterilen taşınmazın davacı … adına tapuya tesciline, aynı krokide (A) ile gösterilen 1365 m2 taşınmaza davacının elatmasının önlenmesine, bu bölümün tescile tabi yerlerden olmaması nedeniyle, Hazinenin tescil isteminin reddine karar verilmiş, hüküm Hazine, Orman Yönetimi ve …..tarafından temyiz edilmekle Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 16/10/2003 gün 2003/5736-7192 sayılı bozma kararında özetle: “Mahkemece orijinal orman kadastro haritası ve işe başlama, çalışma, işi bitirme ve ilan tutanakları ile taşınmaza güneydoğu yönden komşu olan 1961 parsele ait kadastro tespit tutanağı ve dayanağı kayıt ve belgeler de getirtilmek suretiyle gerekli uygulama yapılmadığı gibi (A) ile gösterilen 1365.01 m2 bölümün yüksek eğimli içinde orman ağaççıkları bulunan yer olduğu belirlendiği ve davacı Hazinenin davalının bu bölüme yönelik el atmasının önlenmesi talebi kabul edildiği halde, 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 18. maddesi göz önünde bulundurulmamasının doğru olmadığı nedeniyle, yeniden keşif yapılarak1961 parsele ait kadastro tespit tutanağının dayanağı kayıt ve belgeler ile kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı biçimde zemine uygulanması, yapılan uygulama sonucunda taşınmazın kesinleşen orman tahdidi dışında olduğu saptanırsa, hali nitelikli olduğu belirlenen ve (A) ile gösterilen taşınmaz bölümünün 3402 Sayılı Yasanın 18. maddesi gereğince Hazine adına tesciline karar verilmesi geri kalan bölümde zilyetlikle iktisap şartları gerçekleşip gerçekleşmediğinin yöntemince araştırılması) gereğine değinilmiştir.

Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davacı …’ın davasının reddine,hazinenin davasının kabulüne 11.10.2002 tarihli bilirkişi raporunda 10848,58m2 yüzölçümündeki taşınmazın tarla niteliği ile hazine adına tesciline, taşınmaza … UYAR’ın el atmasının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davacı … vekili ile davalı … YÖNETİMİ vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tescili ile el atmanın önlenmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 04.04.1987 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 30.09.1990 tarihinde kesinleşen 3302 Sayılı Yasaya göre yapılmış aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1958 yılında kesinleşmiş, çekişmeli taşınmaz bu çalışmada tespit harici bırakılmıştır. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 500.00.-YTL. vekalet ücretinin davalı-davacı gerçek kişiden alınarak davalı-davacı Hazineye verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 22/05/2007 gününde oybirliği ile karar verildi.