Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/3995 E. 2007/5599 K. 01.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3995
KARAR NO : 2007/5599
KARAR TARİHİ : 01.05.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAHİLİ DAVALILAR : … MRS.

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … Yönetimi, … Köyü …mevkiindeki 475 parsel sayılı taşınmazın, davalı adına tapuda kayıtlı olduğunu, taşınmazın 1949 yılında yapılan ilk tahditte orman sınırı içinde ve memleket haritasında orman sayılan yerlerden olduğu halde, yörede 30.05.1980 tarihinde 1744 Sayılı Yasaya göre yapılan ve 2896 Sayılı Yasaya göre 22.07.1985 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu sırasında, öncesi tamamen orman olan taşınmazın kadastro komisyonu tarafından orman sayılmayarak orman alanı dışında bırakıldığını iddia ederek, işlemin iptali ile taşınmazın tamamının orman alanı içine alınmasını istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2002/2473-3536 EK sayılı bozma kararında özetle: “Çekişmeli taşınmazın çevresiyle birlikte 3116 Sayılı Yasaya göre 1949 yılında yapılıp kesinleşen ilk tahdit içerisinde kaldığından; taşınmaz, özel yasaların getirdiği istisnalar dışında eldeki orman kadastrosuna itiraz davasının açıldığı 21.07.1986 tarihine kadar orman sayılacağı ve bu tarihe kadar oluşturulan tapular hukuki değerini yitireceğinden değer verilemeyeceği, 3116 Sayılı Yasanın 5653 Sayılı Yasa ile değiştirilen 1/e maddesi uyarınca çıkartılan makilerle orman sınırlarının birleştiği yerlerde orman sınırlarının tespitine ait yönetmelik ile bu yönetmelik uyarınca kurulan maki komisyonları yasal olup, yaptıkları işlemlerin de geçerli olduğu, orman tahdidi içerisindeyken maki tefrik komisyonları tarafından makilik alan olarak ayrılan taşınmazlar hakkında, ancak; özel yasaları gereğince oluşturulan tapu kayıtlarına değer verilmesi gerektiği, 22.03.1996 gün ve 1993/5-1 sayılı Y.İ.B.B.G. Kurulunun kararıyla kabul edilmişse de, makiye ayrılan yerlerde özel yasaları uyarınca oluşturulan tapular dışında, başka bir yolla alınan tapuya değer verilemeyeceği, Hukuk Genel Kurulunun 27.02.2002 gün ve 2002/1-19/97 sayılı kararı ile de benimsendiği, somut olayda; çekişmeli 475 parsel sayılı taşınmazın, makiye ayırma işleminden sonra özel yasasınca oluşturulan … tevzi komisyonunca 4753 Sayılı Yasaya göre oluşturulan tevzi tapusu olmadığı gibi, yasanın belirlediği istisnalar dışında tapu ve zilyetlik yoluyla ormandan … kazanma olanağını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, kaldı ki; çekişmeli taşınmaz yörede 1956 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sonucunda belgesizden tespiti yapılarak tescil edildiği, ayrıca Yargıtay Kararları Dergisinin Ocak 2003 sayısında yayınlanan ve Dairenin 01.04.2002 gün ve 2002/1940-2932 sayılı kararında açıklandığı gibi, “Karamürsel ilçesinde görev yapan makiye ayırma komisyonunun 3116 Sayılı Yasanın 5653 Sayılı Yasa ile değiştirilen 1/e maddesi uyarınca çıkartılan yönetmelik hükümlerine uygun olarak kurulmadığı için bu ilçede makiye ayırma işlemine değer verilemeyeceğinin” açıklanmış olmasına göre, davacı … Yönetiminin davasının kabulüne karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu parselin tespit tutanağının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, bir yıllık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Yörede ilk tahdit 3116 Sayılı Yasaya göre 1949 yılında yapılmış, 06.02.1950 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 01/05/2007 gününde oybirliği ile karar verildi.