Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/4177 E. 2007/5745 K. 03.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4177
KARAR NO : 2007/5745
KARAR TARİHİ : 03.05.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı; orman kadastro komisyonunca orman sınırları içine alınan …Köyü … mevkiinde bulunan dava dilekçesinde sınırlarını belirttiği taşınmazın noter satış sözleşmesi ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılması istemiyle dava açmıştır. Çekişmeli taşınmazın genel arazi kadastrosu sırasında Devlet Ormanı olarak kadastro dışı bırakıldığı … bilirkişi … … … tarafından düzenlenen 28.03.2005 havale tarihli raporda açıklanmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, … bilirkişinin krokili raporunda (A) ile işaretlenen 3.240,50 m2 yüzölçümlü taşınmazın davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesi uyarınca 6 aylık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, 1965 yılında yapılan genel arazi kadastrosu, 10.05.2004 tarihinde ilan edilerek kesinleşmeyen orman kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; Kadastro Müdürlüğü, çekişmeli taşınmazın 1965 yılında yapılan genel arazi kadastrosu çalışmaları sırasında devlet ormanı olduğundan kadastro dışı bırakıldığını bildirmiştir. Dairenin geri çevirme kararı üzerine getirtilen orijinal kadastro paftasında da çekişmeli taşınmazın yer aldığı alanda devlet ormanı belirtmesi bulunmaktadır. Diğer taraftan çekişmeli taşınmazın üç tarafı devlet ormanı ile çevrili olup orman bütünlüğü içindedir. Devlet Ormanı bütünlüğü içindeki bir yerin zilyetlikle kazanılamayacağı açıktır. 1965 yılında tespit dışı bırakılan taşınmaz orman olarak tespit dışı bırakıldığına göre taşınmazın öncesi orman olup, davacı yanca sürdürülen zilyetliğe değer verilme olanağı bulunmadığından, orman sayılan yer olarak kabulü zorunludur (H.G.K.’nun 12.05.2004 gün ve 2004/8-242-292 sayılı kararı). Hal böyle iken, davacı tarafından açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Kabule göre de dava 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesi uyarınca altı aylık askı süresi içinde açılan orman kadastrosuna itiraz davası olduğu bu tür davalarda kadastro mahkemesinin tescile karar verme yetkisi olmadığı ve davacının da tescil istemi bulunmadığı halde talep aşılarak ve yenilik doğurucu nitelikte davacı kişi adına tescile karar verilmesi de usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle; davalı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA 03.05.2007 günü oybirliği ile karar verildi.