YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4182
KARAR NO : 2007/6693
KARAR TARİHİ : 22.05.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVACI-DAVALI : ORMAN YÖNETİMİ
DAVALI-DAVACI : S.S…….ARSA YAPI KOOPERATİFİ (S.S…….ARSA YAPI KOOPERATİFİ)
Taraflar arasındaki TAPU İPTALİ VE TESCİL, ELATMANIN ÖNLENMESİ, APLİKASYON VE 2/B ÇALIŞMASININ İPTALİ davasının yapılan yargılaması sonunda davanın kısmen kabulü kısmen reddi yolunda kurulan 07.11.2006 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 22.05.2007 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz edenler … Yapı Kooperatifi vekili Av.Nurtekin … ile davalı Hazine vekili Av…. … ile karşı taraftan Orman Yönetimi vekili Av…. … geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi,…– … mevkiinde bulunan 1917, 1918, 4371 parsel sayılı taşınmazların kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı iddiasıyla, tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tescili ve çekişmeli taşınmazlara davalının el atmasının önlenmesi istemiyle açtığı davalar birleştirildikten sonra mahkemenin 30.11.1999 gün ve 1999/136-200 sayılı karar ile, (kesin hüküm bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine) dair verildiği, hükmün davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 06.06.2000 gün ve 2000/5001-5452 sayılı bozma kararında özetle, (Yerel mahkemece Asliye Hukuk Mahkemesinin 1987/69-71 ve 1968/115 – 1979/19 ve 1990/16 – 1995/123 ve Kadastro Mahkemesinin 1970/87 -1992/2 Karar sayılı dosyalarının aynı yere ilişkin olduğu kabul edilerek, kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar … ise de, keşif yapılarak söz konusu davalara konu olan yerlerin şimdi bu davanın konusu olan taşınmazlar ile aynı yer olup olmadığının belirlenmediği gibi, tarafların ve dava konusunun ve nedeninin aynı olup olmadığının da tam olarak irdelenmediği, kesin hükmün varlığından söz edebilmek için H.Y.U.Y.’nın 237. maddesi gereğince davanın taraflarının ve dava konusunun aynı olması gerekeceği, kesin hüküm oluşturduğu kabul edilen dava dosyalarının tümü getirtilerek, yapılacak keşifte bu dosyaların konusunun aynı olup olmadığının belirlenmesi, bu konuda … bilirkişiden rapor alınması, davaların aynı yere ait olması halinde; önceki davalar ile şimdiki davanın taraflarının aynı olup olmadığının incelenmesi, bu araştırmalardan sonra kesin hükmün varlığının belirlenmesi, kesin hükmün varlığının kabul edilmemesi halinde; yörede 1947 yılında kesinleşen orman tahdidi bulunduğu gözetilerek uzman ve … bilirkişi yardımıyla orman tahdit harita ve tutanaklarının keşifte uygulanıp, taşınmazların tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi) gereğine değinilmiştir. Bozma kararından sonra dava dosyası mahkemenin 2000/282 esas numarasına kaydedilmiştir.
Daha önce ismi S.S…….Arsa Yapı Kooperatifi ünvanlı kooperatif, 18 mayıs 1999 tarih 4793 sayılı ticaret gazetesinde yaptırdığı ilan ile adını S.S…….ARSA YAPI KOOP. olarak değiştirerek 03.04.2002 tarihinde Orman Yönetimi ve Hazineyi hasım göstermek suretiyle 2002/86 sayılı dosyada açtığı davada, 1917, 1918 ve 4371 parsel sayılı taşınmazların 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman sınırı içinde olmadığı halde, yörede 1993 yılında yapılan aplikasyon çalışmasında orman sınırı içine alınması işleminin yanlış olduğunu iddia ederek, bu yere ait sınırlamanın iptalini istemiştir. Bu dava, Orman Yönetiminin daha önce açtığı 2002/282 sayılı dosya ile fiili ve hukuki irtibat nedeniyle birleştirilmiştir.
Mahkemece, 04.06.2002 gün 2000/282-151 sayılı karar ile (Orman Yönetiminin davasının kısmen kabulüne, 1918 parselle ilgili davanın reddine, 1917 parselin (B) harfli 44.053 m2, 4371 parselin (A) harfli 31.330,18 m2 bölümlerine ait tapuların iptaliyle orman niteliğiyle Hazine adına tesciline, bu bölümlere ilişkin davalı kooperatifin elatmasının önlenmesine, fazlaya yönelik taleplerin reddine, davalı Kooperatifin Orman Yönetimi aleyhine açtığı birleştirilen davanın kısmen kabulüne, 1917 parselin 78.322 m2, 1918 parselin 55.750 m2, 4371 parselin 96.617,82 m2’lik bölümleriyle ilgili 1993 yılında (95) numaralı orman kadastro komisyonunun yaptığı aplikasyon sonucu “orman içine alma işleminin” iptaline, Hazine’ye yönelik davanın ise husumet yönünden reddine) karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmekle, hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 25.02.2003 gün ve 2002/6497-832 sayılı bozma kararında özetle, (Mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen gerekleri tam olarak yerine getirilmediği, Asliye Hukuk Mahkemesinin 1987/69-71, 1968/115 – 1979/19 ve 1990/16 – 1995/123 ve Kadastro Mahkemesinin 1970/87 – 1992/2 Karar sayılı dava dosyalarına konu yerlerin konumları tam olarak saptanmadığı gibi, birinci keşifte dinlenen uzman orman bilirkişiler kurulu tarafından verilen raporda 1917 parselin (B) işaretli 122.375 m2, 1918 nolu parselin (B) işaretli 55.750 m2, 4371 nolu parselin (B) işaretli 127.948 m2 kesimlerinin, 1947 yılında kesinleşen ilk orman tahdidinde ve 1993 yılında yapılan aplikasyonda devlet ormanı sınırları içerisinde kaldığını belirttikleri halde, ikinci keşifte dinlenen bilirkişi kurulunun 1918 parselin tamamının orman sınırları dışında kaldığını, 1917 parselin (B) işaretli 44.053 m2 ve 4371 parselin (A) işaretli 31.330,18 m2 bölümlerinin 1947 yılında yapılan orman tahdidinin içerisinde kaldığını belirttiklerine göre, bilirkişilerin verdikleri bu raporlar arasındaki çelişki, yöntemince giderilmeden hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, mahkemece önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, yukarıda sözü edilen Asliye Hukuk ve Kadastro Mahkemesi kararlarına konu yerler ile 1947 ve 1993 tarihli çalışmalara ilişkin orman tahdit ve 2/B madde uygulama tutanakları, haritaları, kadastro paftaları ayrı ayrı yerel bilirkişi ifadelerinden ve taraflar tanık gösterecek olursa tanık sözlerinden yararlanılarak 6831 Sayılı Yasaya göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesi Uygulama Yönetmeliği ve yönetmeliğin 54. maddesi gereği çıkarılan Teknik İzahname hükümleri dikkate alınarak yerine uygulanması, taşınmazların yukarıda sözü edilen dosyalara konu yerler ile 1947 yılındaki 3116 Sayılı Yasaya göre yapılmış orman tahdit haritası ve 1993 yılında ilan edilen aplikasyon ve 2/B uygulamasına ilişkin haritaya göre konumlarını gösteren kroki düzenlettirilmesi ve ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi) gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra, “Orman Yönetiminin 1918 sayılı parsele yönelik davasının reddine, 4371 sayılı parsele yönelik davasının kısmen kabulüne ve 26.04.2002 tarihli krokide (A) ile gösterilen 31330,18 m2 bölümün tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tesciline, bu bölüme davalının elatmasının önlenmesine; 1917 sayılı parsele yönelik davanın kısmen kabulüne ve 26.04.2002 tarihli krokide (B) ile gösterilen 44053 m2 bölümünün tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tesciline, bu bölüme davalının el atmasının önlenmesine, S.S…….ARSA YAPI KOOP. (S.S…….ARSA YAPI KOOP.)nin Hazineye yönelik davasının husumetten reddine, Orman Yönetimine yönelik davasının kısmen kabulü ile 15.04.2002 ve 05.06.2001 tarihli rapor ve krokilerde kırmızı çizgi ile gösterilen 1947 tarihli orman tahdit hattı ile, siyah çizgi ile gösterilen 1993 tarihli aplikasyon hattı arasında kalan 1917 sayılı parselin 78322 m2, 1918 sayılı parselin 55750 m2, 4371 sayılı parselin 96617,82 m2’lik bölümleri hakkında 1993 yılında (95) sayılı orman kadastro komisyonunca yapılan aplikasyon ile orman sınırı içine alınma işleminin iptaline, bu bölümlerin tapu kaydının ve çaplarının aynen ipkasına” karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi vekili, davalı Hazine vekili tarafından esas yönünden, S.S…….ARSA YAPI KOOP. vekili tarafından ise vekalet ücretine yönelik temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman sınırları içinde kalan taşınmaz hakkında tapu iptali ve tescili, elatmanın önlenmesi, birleşen dava aplikasyon ve 2/B çalışmasının iptaline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce, 3116 Sayılı Yasaya göre 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu vardır. Daha sonra (95) nolu orman tahdit komisyonunca 1991 ila 1993 yılları arasında yapılıp 24.12.1993 tarihinde ilan edilerek kesinleşen, 1947 yılında yapılan tahdidin aplikasyonu ile 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uygulaması bulunmaktadır
Mahkemece bozmaya uyularak, bozma kararı gereklerinin yerine getirilmesi amacıyla keşif yapılıp bozma kararı doğrultusunda uzman orman bilirkişiden rapor alınmış olmasına karşın, daha önce hükme dayanak yapılan, ancak yeterli görülmediği için Dairece bozulan önceki bilirkişi rapor ve krokileri esas alınarak hüküm kurulmuş, bozmaya uyulmakla tarafları yönünden oluşan usuli kazanılmış hak gözönünde bulundurulmamıştır. Dairece, önceki kararın dayanağı bilirkişi raporlarının çelişkili olduğu ve yöntemince giderilerek hüküm kurulmamış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, önceki bilirkişiler dışında seçilecek bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden keşif yapılarak, bilirkişi kurulundan çelişkileri giderecek doyurucu rapor alınması gereğine değinilmiş olmakla, artık yetersiz görülen önceki raporlara dayanılarak hüküm kurulamaz. Kaldı ki, önceki karara dayanak alınan krokilerin infaz olanağı da bulunmamaktadır.
Mahkemece bozmaya uyularak bozma gereklerinin yerine getirilmesi amacıyla 02.07.2004 tarihinde yapılan keşifte, uzmanlığına başvurulan harita mühendisi …..ile Orman Yüksek Mühendisleri …. A…. ARUH, M…. …’den oluşan bilirkişi kurulunca bozma kararında belirtilen hususları karşılayan, doyurucu ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde ve 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesine göre yapılan inceleme ve araştırma sonucu düzenlenen 15.09.2004 tarihli rapor ve ekindeki krokide, “çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 486, 487 ve 488 sayılı orman sınır noktalarının oluşturduğu hattın … ve hukuki yönden (95) nolu orman tahdit komisyonunca 1991 ile 1993 yılları arasında yapılıp 24.12.1993 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyonun, 3116 Sayılı Yasaya göre 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosuna uygun olduğunun saptandığı; ayrıca, FOÇA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’nin 05.10.1999 gün ve 1999/138 sayılı kararında temyize konu davanın konusunun 4371 sayılı parsel ile öncesi aynı bütün olan 4367 sayılı parselden ifraz edilen 4372 parsel hakkındaki davada yapılan inceleme ve araştırma sonucunda karara dayanak alınan orman mühendisi … BİRSİN in 27.09.1999 tarihli rapor ve krokisinde, 487 ve 488 sayılı orman sınır noktalarını” birleştirdiği hattın aplikasyonun, 3116 Sayılı Yasaya göre 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosuna uygun olduğu saptanarak 4372 sayılı parselin 4290 m2’sinin ayrılıp bu yere (4562 parsel numarası verilmiştir) orman niteliği ile Hazine adına tescil edilerek kesinleşmesi nedeniyle orman hattının bu şekilde kesinleştiği, çekişmeli 1917 ve 1918 sayılı parsellerin bulunduğu yerdeki 419, 420, 421, 422, 423, 424 ve 425 sayılı orman sınır noktalarını birleştiren hattın da (95) nolu orman tahdit komisyonunca yapılan aplikasyonun, 3116 Sayılı Yasaya göre 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosuna uygun olduğunun” bildirildiği anlaşılmaktadır.
Yine, Dairenin bozma kararında sözü edilen Foça Asliye Hukuk Mahkemesinin 1987/69-71 E.K sayılı kararına konu yerin 1917, 1918 ve 1919 sayılı parseller ile bir kısım tespit harici yerler olduğu, davacı … … Öztosun ve arkadaşlarının davalı Hazine aleyhne açtığı davaya S.S…….Arsa Yapı Kooperatifinin katıldığı, kadastro tespitinin ilan süresi içinde açılan bu davada 1917, 1918 ve 1919 sayılı parsellerin kadastro tespiti sırasında belirlenen yüzölçümlerinin eksik belirlendiği iddia edildiği ve davanın dayanak
-5-
2007/4182 – 6693
tapunun önceki maliklerince (… Müstecaplıoğlu… tarafından), 08.03.1957 tarihinde açılan ve Kadastro Mahkemesine aktarılan tescil davası ile birleştirildiği, davaya konu taşınmazın ……ya devredilmesi nedeniyle davaya ……huzuru ile devam olunduğu, Tapulama Mahkemesinin 04.06.1987 gün 1987/1-2 ek sayılı görevsizlik kararı ile dava dosyasının Asliye Hukuk Mahkemesine aktarıldığı, Foça Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.06.1987 gün ve 1987/69-71 sayılı kararı ile, “01.10.1986 tarihli kroki esas alınarak, 1917, 1918 ve 1919 sayılı parsellerin tespitteki gibi ……adına tesciline, ayrıca (a) işaretli 261348 m2 ve (b) işaretli 3530 m2 tesbit harici bırakılmış olan taşınmazların da … ve koru ağaçlı tarla olarak ……adına tesciline karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Ancak, bu davada Orman Yönetimi taraf olmadığı gibi, dava sebepleri aynı olmadığından temyize konu dava yönünden H.Y.U.Y.’nın 237. maddesindeki koşullar oluşmadığından kesin hükümden sözetme olanağı bulunmamaktadır.
Foça ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’nin 1968/115 E., 1979/19 K. sayılı dosyasında davacı ……ve arkadaşları tarafından Ocak 1952 tarih 1 sayılı tapu kaydına dayanılarak 07.03.1957 tarihinde orman kadastrosuna itiraz davası açarak tahdit içinde kalan bir kısım yerin orman olmadığını iddia ettiği, ancak mahkemece dava konusu olan yerlerin orman sayılan yer olması nedeniyle kişinin davasının ret edildiği, başka bir anlatımla kişi yararına hüküm kurulmadığı, mahkemece dayanak tapunun 1917, 1918 ve 1919 sayılı parsellere revizyon gördüğü, tapunun kuzey sınırının 11.05.1978 tarihli krokideki askeri yolda son bulduğu gerekçesiyle ret kararının kesinleştiği, sözü edilen davada davacı ……nın temyize konu davanın davalısı kooperatifin bayi durumunda ise de, kişi yararına hüküm kurulmadığından bu kararın kişi lehine değil aleyhine kesin hüküm oluşturduğu,
Foça ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’nin 1990/16 E., 1995/123 K. sayılı dosyasında davacı ……ve arkadaşları, davalı … Yönetimi ve Hazine aleyhine dava konusu parsellere revizyon gören tapunun geldisi Haziran 1336 tarih 33 sayılı ve Ağustos 1976 tarih 1 sayılı tapu kapsamındaki ve 1917, 1918, 1919, 4367 ve 4368 parsellerin dışında kalan ve orman olarak sınırlandırılan taşınmazlar hakkında elatmanın önlenmesi ve tescil davası açtığı, mahkemece tapunun 1917, 1918, 1919, 4367 ve 4368 parsellere uygulandığı ve bu konuda Foça Asliye Hukuk Mahkemesinin 1987/69-71 sayılı dosyasındaki uygulama yeterli görüldüğünden davanın reddine karar verildiği anlaşılmış olup, bu davada da, temyize konu davanın davalısı kooperatifin bayi durumundaki kişinin davası reddedilmiş olduğundan, kesinleşen orman sınırı içindeki taşınmazlar yönünden Orman Yönetimini bağlayan bir karar bulunmamaktadır.
Foça KADASTRO MAHKEMESİNİN 1970/87 E., 1992/2 sayılı dosyasında davacı …… ve arkadaşları tarafından davalı Hazine ve Orman Yönetimi aleyhine temyize konu davanın konusu 1917, 1918 ve 4371 sayılı parsellere komşu olan 2068 parsel numarası ile Kartdere Devlet Ormanı ismi ile 16.06.1960 tarihinde Hazine adına 2245000 m2 yüzölçümünde tespit edilen taşınmaz hakkında dava açılarak, 2068 sayılı parselin muhtelif bölümlerinin kendilerine ait olduğunu iddia ettikleri, mahkemece davanın reddine ve 2068 parselin tespit gibi tesciline karar verildiği, bu davada temyize konu davanın davacısı kooperatif ve bayi durumundaki önceki malikleri taraf olmadığı için H.Y.U.Y.’nın 237. maddesindeki koşullar oluşmadığından bu davada kesin hüküm olarak kabul edilemez.
O halde; Harita Mühendisi …..ile Orman Yüksek Mühendisleri …. A…….ve M…. …’den oluşan bilirkişi kurulunun 15.09.2004 tarihli raporunun ekindeki kroki ile önceki raporlar arasındaki çelişki giderilmiş ise hüküm kurmaya yeterli olduğundan, mahkemece, bilirkişi raporunda belirtildiği gibi, çekişmeli taşınmazların zeminde belirlenen yüzölçümleri esas alınmak suretiyle, 1917, 1918 ve 4371 sayılı parsellerin 3116 Sayılı Yasaya göre 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosuna uygun sınırlarının belirlendiği ve bu krokide gösterilen sınırların 95 nolu orman tahdit komisyonunca yapılan aplikasyon hatlarına da uygun olduğu, keza bu sınırların çekişmeli parseller ile öncesi bir bütün olan 4367 sayılı parselden bölünen 4372 sayılı parsel hakkında görülen ve kesinleşen karar ile de saptandığı, bu nedenle, orman sınırı içinde kalan bölümler yönünden, Orman Yönetiminin davasının kabulüne ve bu bölümlerin orman niteliği ile hazine adına tesciline, birleşen dosyada davacı Kooperatifin davasının reddine karar verilmesi gerekir.
Anılan yönler gözetilmeksizin, infaz olanağı bulunmayan ve gerçeği yansıtmayan yetersiz olduğu önceki bozma kararı ile de kabul edilen ve hükmüne uyulan bozma kararı gereğince tarafların leh ve aleyhine oluşan usulü kazanılmış hak nedeniyle değer verilemeyecek olan bilirkişi rapor ve krokilerine dayanılarak hüküm kurulamayacağından, Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü, davalı-davacı S.S…….ARSA YAPI KOOP. (S.S…….ARSA YAPI KOOP.)’nin avukatlık ücretine yönelik olan temyiz itirazlarının ise bozma nedenine göre reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı S.S…….ARSA YAPI KOOP. vekilinin temyiz itirazlarının reddine, davacı … Yönetimi vekili ile davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 500.00.- YTL. vekalet ücretinin davacı S.S…. Yapı Kooperatifindan alınarak Orman Yönetimi ve Hazineye ayrı ayrı verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 22/05/2007 günü oybirliği ile karar verildi.