YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4214
KARAR NO : 2007/5869
KARAR TARİHİ : 07.05.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 05/06/2006 tarih ve 2006/2820- 7849 sayılı bozma kararında özetle; “6831 Sayılı Yasanın 1/F maddesi hükmüne göre “orman sınırları içinde veya bitişiğinde tapulu, orman sınırları dışında ise her türlü tasarruf belgeleriyle özel mülkiyette bulunan ve … arazisi olarak kullanılan, dağınık veya yer yer küme ve sıra halindeki her nevi ağaç ve ağaççıklarla örtülü yerler” 1/G maddesi hükmüne göre ise “orman sınırları dışında olup, yüzölçümü üç hektarı aşmayan sahipli arazideki her nevi ağaç ve ağaççıklarla örtülü yerler orman sayılmaz.” Yasanın 1/F ve (G) fıkralarında sözü edilen sahipli arazi, tapulu olan taşınmazlardır. Çekişmeli taşınmazın tespit tutanağı tapu kaydına dayanılarak düzenlenmediği gibi davalılar herhangi bir tapu kaydına da dayanmamışlardır. Bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen bölümün öncesi orman sayılan alan olması nedeniyle somut olayda Yasanın 1/F ve G fıkralarının uygulanma olanağı bulunmadığından, bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen bölüm hakkında davanın kabulü ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiği” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulü ile 104 ada 97 parselin kadastro tutanaklarının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tupaya kayıt ve tesciline, (A) ile gösterilen 5448.92 m2’lik bölümü yönünden davanın kabulü ile Hazine adına tespit ve tesciline, (B) ile gösterilen 3753.08 m2’lik bölümünün davalı adına tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespiteni itaraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1942 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporuna göre, mahkemece davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; bozma ilamında (A) harfi ile gösterilen bölümün yüzölçümü bilgisayarda yazılması sırasında yanlışlıkla 5448,92 m2 olarak belirtilmiş, mahkemece bozma ilamına uyulmasına ve hüküm fıkrasının 1. bendinde çekişmeli 104 ada 97 nolu parselin kadastro tespitinin iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, hükmün 2. fıkrasında ise (A) ile gösterilen 5448.92 m2’lik kısmın Hazine adına, (B) ile gösterilen 3753.08 m2’lik kısmın davalı … adına tespit gibi tesciline karar verilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasının 1. ve 2. bentlerinin tamamen kaldırılarak bunun yerine hükmün 1. bendine “Davanın kısmen kabulü ile … ili … Köyü Açöldüren mevkiinde bulunan 104 ada 97 holu parselin kadastro tespitinin iptali ile bilirkişi kurulunun 15.6.2005 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak raporda (A) harfi ile gösterilen 3753,54 m2’lik kısmın son parsel numarası verilerek orman niteliği ile Hazine adına, (B) harfi ile gösterilen 5448,92 m2’lik kısmın tespit gibi davalı … adına tapuya tesciline” cümlesinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 07.05.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.