YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4298
KARAR NO : 2007/4780
KARAR TARİHİ : 09.04.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, … Köyü 2419 parsel sayılı taşınmazın yörede 09.09.1991 tarihinde ilan edilen ve kesinleşen 2/B uygulaması sınırları içinde kaldığını, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, çekişmeli parselin (A) ile işaretli 651.17 m2’lik kısmının 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi ile orman sınırları dışına çıkarıldığı anlaşıldığından davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline, tapunun beyanlar hanesinde 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarıldığının şerh verilmesine, kalan kısımlara yönelik davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen 2/B uygulaması sınırları içinde kalan tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosu Yarmatepe Devlet Ormanı ismiyle 3116 Sayılı Yasa hükümleri uyarınca yapılıp 1/10000 ölçekli haritası düzenlenerek sonuçları … Köyünde 21.05.1948 tarihinde ilan edilip kesinleşmiş ve daha sonra kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırı içinde kalan taşınmazların tümü orman niteliğiyle Hazine adına, Nisan 1954 tarih 11 numarada 1315 hektar yüzölçümü ile tapuya tescil edilmiş, 1988 yılında yapılan ve 09.09.1991 tarihinde ilana çıkartılan çalışma ile ilk orman kadastrosunun aplikasyonu yapılmıştır. Karara dayanak alınan uzman bilirkişi Orman Yüksek Mühendisi … … ve Harita Mühendisi … Hasançebi tarafından düzenlenen rapor ve krokisinde davaya konu taşınmaz, kesinleşen tahdit haritasında kısmen orman tahdit sınırları dışında kısmen 2/B alanında olarak irtibatlı krokide gösterilmiş ise de, aynı krokide çekişmeli taşınmazın konumu 1948 yılındaki ilk orman kadastrosuna ilişkin tutanaklar ile haritası ve orman kadastrosunun kesinleşmesinden sonra oluşan Nisan 1954 tarih 11 numarada kayıtlı orman tapusunun hudutları zeminde saptanmak suretiyle arazi kadastrosu haritası ayrı ayrı irtibatlandırılmamıştır. Hiçbir mercii ve makamın kesinleşen orman kadastro sınırlarını aplikasyonla bile değiştirmeye yetkisinin bulunmadığı, aplikasyonun ilk sınırlandırmaya uygun olması gerektiği gözönüne alınarak çekişmeli taşınmazın kesinleşmiş bulunan, ilk orman kadastrosu ve bu kadastro sonucu oluşan orman tapusuna göre konumunun duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması zorunludur. Bu durumda, çekişmeli taşınmazın orman sınırı dışında kaldığının belirlenmesi halinde, tapu ve zilyetlik nedeniyle mülkiyetinin davalı gerçek kişiye ait olup olmadığının saptanması gerekir. Ne var ki; mahkemece bu konuda yapılan araştırma ve uygulama yeterli değildir. Tespit dayanağı olan Ekim 1944 tarih 41 sayılı tapu
kaydı ilk tesisinden itibaren tüm gittileri ile birlikte getirtilmediği, varsa harita ve krokisi, kroki yok ise; tapu kaydı hudutlarının kapsadığı alan belirlenmediği gibi, 1975 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında revizyon gördüğü parseller ile şimdiki arazi kadastrosu sırasında revizyon gördüğü parsellerin tamamının bir bütün halinde krokide gösterilmediği gözlenmektedir. Eksik inceleme ve araştırma ile yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz.
Bu nedenlerle; öncelikle, mahkemece çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1943 yılında yapılıp 1948 yılında ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosuna ve 1988 yılında yapılıp 1991 yılında ilan edilen aplikasyon ve 2/B madde uygulama çalışmasına ilişkin aslına göre renklendirilmiş ve orman sınır noktalarının açıkça okunabildiği onaylı ilk tahdit ve aplikasyon haritaları ile tutanaklarının Orman Yönetiminden getirtilerek dosya içine konulmalıdır. Ayrıca; … Köyü 2419 sayılı parsel ve çevresini gösteren paftanın dosyaya getirtilmesi, kadastroda çekişmeli taşınmaza revizyon gören Ekim 1944 tarih 41 numaralı tapu kaydının ilk tesisinden itibaren tüm gittilerinin ve varsa haritasının ya da krokisinin çıkartılması, 02.02.1942 tarih ve 4183 numaralı kanunla 84 aileye satış işlemine ilişkin satış işlemlerinin dayanak kayıtlarının ve İstanbul … Başmüdürlüğünün 23.10.1969 tarih ve Emlak B.42/21279-2 sayılı ve 1 numaralı parsel tutanağının ve yazı eklerinin yerlerinden getirtilerek dosyaya konulması, … İlçesi … Köyüne ait en eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve amenajman planının orijinal-renkli onaylı örneklerinin Harita Genel Komutanlığından getirtilerek dosyaya konulması gerekir. Bundan sonra, mahkemece önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman mühendisi ile harita mühendisi ya da kadastro … elemanından oluşturulacak bilirkişi kurulu ile yapılacak keşifte, 1943 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılarak 1948 yılında kesinleşen orman kadastro haritası ve tutanakları yerel bilirkişilerin yardımı ve uzman bilirkişilerin eliyle, ilk orman kadastrosundaki ölçü teknikleri ile zemine uygulanıp, zeminde bulunacak baş noktadan hareketle tutanakta yazılı açı ve mesafeler okunup ölçülerek çekişmeli taşınmazın bulunduğu yere ilişkin orman sınır noktalarının tamamı birer birer arazide bulunarak orman sınır noktalarının izledikleri tahdit hattı belirlenmelidir. Orman sınır noktalarının bazılarının zeminde bulunmaması halinde ise, nedeni üzerinde durularak yerlerinden sökülerek yok edilip edilmedikleri saptanmalı, zeminde bulunmayan bu noktaların yerleri, zeminde halen var olan ve en yakın sabit orman sınır noktaları ve çalışma tutanakları esas alınarak ve bu noktalardan hareketle yine orman kadastro tutanaklarındaki açı ve mesafeler okunup ölçülerek, orman sınır noktalarının izledikleri tahdit hattına göre birer birer arazide bulunup röperlenmelidir. Daha sonra kesinleşen orman kadastrosuna göre Nisan 1954 tarih 11 numarada 1315 hektar yüzölçümü ile tapuya tescil edilmiş bulunan orman tapusu uygulanarak hudutları itibariyle kapsadığı alan saptanmalıdır.
1943-1948 yılı orman kadastrosu ve sonrasında oluşan orman tapusu zemine uygulandıktan sonra bu defa aynı yöntemle 1988 yılında yapılıp 1991 yılında ilan edilen ilk tahdidin aplikasyonu ve 2/B madde uygulanmasına ilişkin harita ve tutanaklar zemine uygulanmalı, haritalar arasında farklılık var ise bu farklılığın nereden kaynaklandığı belirlenmelidir.
Bilirkişi kuruluna, çekişmeli taşınmazın 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan 1948 tarihli orman kadastro haritasına, Nisan 1954 tarih 11 numaralı orman tapusuna ve 1991 yılında ilan edilen aplikasyon ve 2/B madde uygulamasından sonra düzenlenen haritaya göre konumunu gösteren ve her üç belge ile irtibatlı ve ayrı renklerde işaretli kesinleşmiş orman kadastro haritası, orman tapusu ve aplikasyon haritasının, 1975 yılındaki ve 1999 yılındaki arazi kadastro paftaları ile ölçekleri özel aletlerle denkleştirilerek, ölçekli kroki düzenlettirilmeli, taşınmazın orman kadastrosuna göre konumu, tahdit hattı ile irtibatlı krokide gösterilerek kadastro paftası ile çakıştırılmalı, bu şekilde duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalıdır.
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın orman sınırı dışında kalan yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde, tapu ya da zilyetlik nedenine dayalı olarak davalı gerçek kişinin mülkiyetinde olup olmadığının saptanması gerekeceğinden, tesbit tutanağının dayanağı 10.10.1944 tarih 41 numaralı tapu kaydına ait varsa harita, plan ve kroki öncelikle 3402 Sayılı Yasanın 20/a maddesi uyarınca zemine uygulanarak
harita ya da plandaki sınırlarına itibar edilmeli, tapu kaydı harita, plan ya da krokiye dayanmıyorsa 3402 Sayılı Yasanın 20/C, 21 ve 32/3 maddeleri gereğince sabit sınırdan başlamak suretiyle hudutları zemine uygulanmalı ve kapsamı belirlenmeli, bilirkişilere tapu kaydının 1975 yılındaki arazi kadastrosunda revizyon gördüğü taşınmazlar ile 1999 yılındaki arazi kadastrosunda revizyon gördüğü taşınmazların tamamı tapu kaydı hudutları ile irtibatlandırılarak geniş kroki üzerinde görülecek biçimde birleşik kroki çizdirilmeli, çekişmeli taşınmazın tespit dayanağı, tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı kesin olarak saptanmalıdır. Davaya konu taşınmaz tespit dayanağı tapu kaydı kapsamı dışında ise, 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddelerinde hükme bağlanan kazanma koşullarının davalı gerçek kişi yararına gerçekleşip gerçekleşmediği açısından davalıdan bu konudaki delilleri sorulup araştırma yapılmalı, ve ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Anılan yönler gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma ile yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 09.04.2007 günü oybirliği ile karar verildi.