YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4794
KARAR NO : 2007/7181
KARAR TARİHİ : 31.05.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Orman Yöneimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … (…) … 16.09.1999 tarihli dilekçeyle, … Köyü … mevkiindeki bir parça ve … mevkiindeki iki parça taşınmazın, atalarından intikal ile 40 yıldan fazla süredir zilyetliğinin devam ettiği, orman kadastrosu sınırları dışında olduğu yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğu iddiasıyla Medeni Yasanın 713. (eski 639.)maddesi gereğince adına tescili iddiasıyla dava açmıştır. … … taşınmazın 2/5 payının kendisine ait olduğu kendi adına tescili iddiasıyla davaya katılmıştır. Mahkemece, davanın KISMEN KABULÜNE, … bilirkişiler H…. …ve … … tarafından düzenlenen 16.04.2002 tarihli rapor ve krokide (A) ile gösterilen …köyü …mevkiinde bulunan 23562 m2 yüzölçümündeki taşınmazın aynı krokide ( C ) ile gösterilen … mevkiinde bulunan 7020 m2 yüzölçümündeki, (D) ile gösterilen aynı mevkideki 3780 m2 yüzölçümüdeki taşınmazların davacı … oğlu 1933 doğumlu … adına tapuya kayıt ve tesciline, katılan … …’nın davasının KABULÜNE, sözü edilen bilirkişi
krokisinde (E) ile gösterilen 5220 m2 yüzölçümündeki bölümün … … adına tesciline karar verilmiş hüküm davalı Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapusuz taşınmazın Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapuya tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu yapılmamış, Orman Kadastrosu dava tarihinden önce 1967 yılında yapılıp kesinleşmiştir.
Kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritalarıyla, Sulh Ceza Mahkemesinin 18.04.2001 gün ve 2001/3216-3910 sayılı kararının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen Orman Bilirkişisi, Harita Mühendisi , Ziraat Uzmanı ve Jeolog bilirkişi raporlarıyla çekişmeli taşınmazların kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığının, Sulh Ceza Mahkemesinin 18.04.2001 gün ve 2001/3216-3910 sayılı kararlarındaki suç konusu yerlerden olmadığının, davacı gerçek kişi ile katılan gerçek kişi yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğunun belirlendiği gerekçesiyle, 16.04.2002 günlü krokide (A), ( C ), ( D ) ile gösterilen taşınmazların …, (E) ile gösterilen bölümün ise … … adına tapuya tesciline karar verilmişse de,
Hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi ve Harita Mühendisi bilirkişi raporları, kesinleşmiş orman kadastro haritası ile çekişmeli taşınmazların tescile esas krokilerinin ölçeklerinin dekleştirilmesi suretiyle çakıştırılması şeklinde teknik bir uygulamaya dayanmadığı gibi, uzman bilirkişi taşınmazların orman sınır hattına irtibatlı krokisini çizmemiş, taşınmazların orman kadastro haritasındaki yerlerini, ölçeksiz olarak, denetime olanak tanımayacak biçimde karalayarak basit kroki şeklinde göstermiştir. Davacı …’nın cezalandırılmasına ilişkin Sulh Ceza Mahkemesinin 18.04.2001 gün ve 2001/3216-3910 sayılı kararına ve suç konu yerler ile tescil davasına konu edilen yerlerin aynı yerler olup olmadığı yönündeki araştırma ve bilirkişi görüşü de, soyut değerlendirmelere dayalı olup, fenni bir çalışmanın ürünü değildir. Bu nedenlerle hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi ve Harita Mühendisi bilirkişi rapor ve krokileri yetersizse de;
Bilirkişi krokisinde (A), ( C ), (D) ve (E) ile gösterilen çekişmeli taşınmazların bir an için kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında olduğu, Sulh Ceza Mahkemesinin Mahkumiyet kararına konu edilmediği kabul edilse dahi, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilecek yerlerden olup olmadığı, ve davacı ile katılan yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluşup oluşmadığı yöntemince saptanmalıdır.
Bu cümleden dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar ; çekişmeli taşınmazların davacı ve katılanların atalarından kendilerine intikal ettiği, önceleri … alanı olarak kullanılırken, son 5-10 yıldır yaşlı olması nedeniyle davacı ve katılanın tarımda kullanamadığını bildirmişler, Ziraat Uzmanı ve Jeolog bilirkişiler ile Orman Yüksek Mühendisi bilirkişiler ise taşınmazların eğimini %15 ila 65 arasında değiştiğini üzerlerinde ekili her hangi bir kültür bitkisinin bulunmadığını, doğal olarak yetişmiş … ve meşe ağaçları ile diğer maki elemanlarının bulunduğunu, … … yapılabileceğini bildirmişlerdir.
Bilirkişi krokisinde (A), ( C ), (D) ve (E) ile gösterilen bölümlerinin teknik bilirkişiler tarif edilen eğimleri, bitki örtüleri ve … yapıları itibariyle, maki formasyonu ile kaplı devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşlık ve çalılık yerlerden olduğu, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilecek yerlerden olmadığı, birkaç delicenin aşılanmasının imar ihya ve ekonomik amacına uygun zilyetlik olarak kabul edilemeyeceği, esasen son 5-10 yıldır hiçbir tarımsal faaliyette kullanılmadıkları gözetilerek, dava konusu taşınmazların tümüne yönelik davaların reddine karar verilmesi gerekirken, soyut yerel bilirkişi sözleri ile bu taşınmazların
potansiyel … alanı olduğu yönündeki, teknik bulguları ile bağdaşmayan soyut görüşlerine değer verilerek, davaların kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Orman Yönetimi ile Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran Orman Yönetimine iadesine, 31.05.2007 günü oybirliği ile karar verildi.