YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4837
KARAR NO : 2007/6519
KARAR TARİHİ : 18.05.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
KATILAN DAVACI : ORMAN YÖNETİMİ
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … İlçesi … Mahallesi 132 ada 234, 235, 236 ve 237 parsel sayılı sırasıyla 963,59 m2 – 1.032,90 m2 – 1.103,56 m2 – 2.207,05 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar senetsiz ve belgesizden 132 ada 234 parselin … Kalkar’ın, 132 ada 235 parselin … Kalkar’ın, 132 ada 236 parselin … Kalkar’ın, 132 ada 237 parselin … Bülbül’ün zilyetliğinde olduğu ancak taşınmazların belediye mücavir alanı içinde bulunduklarından imar ihya ile kazanılamayacaklarından söz edilerek fındık bahçesi niteliği ile Hazine adına tespit edilmişlerdir. Davacı … Bülbül; ırsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak 132 ada 237 parsel sayılı taşınmazın, ……; 21.05.1972 tarih 178 sıra nolu tapu kaydına tutunarak 132 ada 234 ila 237 parsellerde payının bulunduğu, … ve … …; 20.12.1976 tarih 34 sıra nolu tapu kaydına tutunarak 132 ada 234 ila 236 parsellerde paylarının bulunduğu iddiası ile ayrı ayrı dava açmışlar, dava dosyaları H.Y.U.Y.’nın 45. maddesi uyarınca birleştirilmiştir. Orman Yönetimi; 132 ada 234 ila 237 parsellerin orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile davaya katılmıştır. Mahkemece Orman Yönetimi tarafından açılan davanın reddine, … Bülbül’ün davasının kısmen kabulüne diğer davacı kişilerin davasının kabulüne, dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin iptal edilerek 132 ada 234, 235, 236 parsellerin 1.684.800 pay itibariyle 2574 payı ……, 3250 payı … Kalkar, 3250 payı … Kalkar, 1.675.726 payı Hazine adına tapuya tesciline, 132 ada 237 parselin 1.684.800 pay itibariyle 2.574 payı ……, 29.250 payı … Bülbül, 1.652.976 payı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir..
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece yapılan inceleme, araştırma ve uygulama karar vermeye yeterli değildir. Şöyle ki; dayanak tapu kayıtlarının uygulaması yetersiz olup, davacılardan …… tarafından tutunulan 21.05.1972 tarih 178 sıra nolu tapu kaydı ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ile birlikte getirtilmemiş, dayanak tapu kayıtlarının revizyon görüp görmedikleri belirlenmemiştir. Taşınmaz başında yapılan keşifte dinlenen 2 yerel bilirkişi tapu kaydının çekişmeli yeri kapsadığını belirtmiş iseler de tapu kaydı uygulaması komşu parsellerin tutanak ve dayanağı belgelerle denetlenmemiştir.Diğer taraftan hükme dayanak yapılan orman bilirkişi tarafından yöntemine uygun şekilde düzenlenen aplikeli memleket haritasında çekişmeli taşınmazlar açık renkli orman sayılmayan alanda işaretlenmiş ancak çekişmeli taşınmazlara komşu olan 230, 231, 232 ve zeminde bulunan diğer komşu parseller yeşil renkli alanda işaretlenmekle birlikte sözü edilen komşu parsellerin orman sayılan yerlerden olup olmadığı anlaşılamamaktadır.
Bu nedenle mahkemece; davacıların tutundukları tapu kayıtları ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ile birlikte yerel tapu sicil müdürlüğünden getirtilmeli, eski yazı kayıtların veya eski tarihli tapuların yerel tapu sicil müdürlüğünde bulunmaması halinde tapu ve kadastro genel müdürlüğü arşiv dairesi başkanlığından istenmeli, dayanak tapu kayıtlarının revizyon görüp görmedikleri tapu sicil ve kadastro müdürlüğünden sorulmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte uygulanmak suretiyle, komşu 231, 232 ve 233 parsel sayılı taşınmazların öncesinin eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve amenajman planında ne şekilde nitelendirildiği, orman sayılan yerlerden olup olmadıkları belirlenmeli, komşu parsellerin dayanak belgelerinin çekişme konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı, davacı kişilerin tutundukları tapu kayıtları yerel bilirkişi yardımıyla ve … bilirkişi marifetiyle zemine uygulanmalı; bilinmeyen sınırlar bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, bilirkişi ve tanıklardan her sınır hakkında ayrıntılı ve inandırıcı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu komşu parsel kayıtları ile denetlenmeli, çekişmeli taşınmazların dayanak tapu kayıtlarının kapsamında kalıp kalmadığı uygulama sonunda raporda tartışılmalı; komşu 231, 232 ve 233 parsellerin orman sayılan yerlerden olduğunun tespiti halinde 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesi uyarınca dayanak tapu kayıtlarının miktarıyla geçerli kapsamları belirlenmeli, miktar fazlasının sınırda bulunan ormandan açıldığı düşünülmeli, çekişmeli taşınmazlar keşif ve uygulama bilirkişilerin düzenleyecekleri ortak krokiye ayrı ayrı renklerle yansıtılmalı; yerel bilirkişi ve tarafların bildirecekleri tanıklardan çekişmeli taşınmazların öncesinin ne olduğu, kimler tarafından, ne zaman, kaç yıl ve ne şekilde tasarruf edildiği, tapu malikleri arasında paylaşım yapılıp yapılmadığı sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınmalıdır.
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, dayanak tapu kaydının çekişmeli taşınmazları kapsamadığının belirlenmesi halinde çoğun içinde azda vardır ilkesi uyarınca, bu kez zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak; yapılacak keşifte … uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar davacı kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacılar yanında, eklemeli zilyetler yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı yasanın 03.07.2005 gün 5403 Sayılı … Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince … ve … olarak kazanılmış … miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, usuli kazanılmış hak ilkesi de gözetilerek ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 18.05.2007 günü oybirliği ile karar verildi.