Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/4960 E. 2007/7563 K. 07.06.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4960
KARAR NO : 2007/7563
KARAR TARİHİ : 07.06.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi ve davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 14.12.2000 gün ve 2000/8356-9719 sayılı bozma kararında özetle: “Hükme dayanak yapılan raporu düzenleyen Uzman bilirkişinin çekişmeli taşınmazın orman sınır hattına irtibatlı krokisini çizmediği, taşınmazın 4785 sayılı yasa hükümlerine göre devletleşen yerlerden olup olmadığı üzerinde durmadığı, öte yandan, yörede 1955 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında çekişmeli taşınmazın paftasında aktif çay yatağı olarak gösterilerek tapulama dışı bırakıldığı, Devlet Su İşleri Şube Müdürlüğünün, Milli Emlak Dairesi Başkanlığı, … Emlak Müdürlüğüne 09.01.1998 tarih B 15 1 DSİ 1 13 03 00/124.1/16/295 sayılı yazısında, “… Mahallesi sınırı içerisinde bulunan … Çayı seddeleri 1967 ila 1970 yılları arasında inşaa edilmiş olup, aradan geçen zaman içerisinde ihtiyaca göre dere yatağı ıslahı kapsamı içerisinde bakım ve onarım çalışmaları yapıldığı…” nın bildirildiği, aktif olmayan çay yataklarının ancak imar-ihya yoluyla kazanılabileceğinin istikrarlı Yargıtay uygulamaları ile kabul edildiği, Davacının, çekişmeli taşınmazın imar ihya işlemini, taşınmazın imar planı içine alındığı 1983 tarihinden 30-35 yıl önce tamamladıklarını iddia ettiği, 18.11.2003 tarihli keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıkların davacının bu iddiasını doğruladıkları, ziraat elemanı bilirkişinin de imar ihya işleminin keşif tarihinden 30 ila 35 yıl önce tamamlandığını raporunda açıkladığı, jeolog bilirkişi …’ın 15.12.2003 tarihli raporunda dava konusu yerde ihya çalışmalarının yapıldığını ancak bu yerin eski bir dere yatağı olduğunu, taşkından korumak için DSİ tarafından geçici taşkından koruma seddelerinin yapılmaya devam edildiğini bildirdiği, DSİ Genel Müdürlüğünün Milli Emlak‘e yazdığı resmi cevap ve jeolog bilirkişinin bilimsel bulguları ve görüşü karşısında; çekişmeli taşınmazın halen taşkın tehditi altında olan dere yatağı olduğu, taşkından korumak için yapılan seddenin geçici tarzda olduğu ve dere islah projesinin başlamadığı ve asıl seddelerin henüz yapılmadığının anlaşıldığı, bu nedenle, halen dere yatağı özelliğini sürdüren taşınmazda imar ihya işleminin tamamlandığının kabul edilemeyeceği, bir an için, geçici sedde ile taşkın tehditinin kalktığı ve çekişmeli taşınmazın aktif dere yatağı olmadığı kabul edilse dahi, resmi yazı ile seddenin yapıldığı tarih olarak bildirilen 1967 ila 1970 yıllarında imar ihya tamamlansa bile, çekişmeli taşınmazın nazım imar planı içine alındığı 1983 yılına kadar, 20 yıllık zamanaşımı süresinin de dolmadığı, davacı yararına, ihya ve zamanaşımı yoluyla kazanma koşullarının oluşmadığı, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın REDDİNE, fen bilirkişi … tarafından düzenlenen 15.11.1998 tarihli ile krokide kırmızıya boyanarak gösterilen 3678 m2 yüzölçümündeki bölümün Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 639. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu … Köyünde 1941 yılında askı ilanı yapılarak 1942 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 18.07.1977 tarihinde yapılarak 16.11.1977 tarihinde askıya çıkartılan ve dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
Taşınmazın bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu işlemi 1956 yılında yapılmış ve sonuçları 03.05.1956 – 04.06.1956 tarihleri arasında ilan edilmiş ve kesinleşmiştir. Çekişmeli parsel bu işlemde çay yatağı olarak tapulama dışı bırakılmıştır. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir. Taşınmazın şehir nazım imar planı dışında kaldığı belirlenmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı yönünde yapılan araştırma yetersizse de, Orman Yönetimi tarafından çekişmeli taşınmazın Orman niteliğiyle Hazine adına tescili istemiyle dava açılmadığı gibi, bu istemle açılan davaya katılma talebi yada bu yönde bir istemi bulunmadığına, karar Hazine tarafından temyiz edilmediğine göre, davacı gerçek kişi ile davalı … Yönetiminin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 07/06/2007 gününde oybirliği ile karar verildi.