YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5066
KARAR NO : 2007/6870
KARAR TARİHİ : 24.05.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali, tescil ve elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve davalı gerçek kişiler tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
1960 yılında yapılan Kadastro sırasında …Köyü 581 parsel sayılı 6.480 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Haziran 1949 tarih 43 sıra numaralı tapu kaydı uygulanarak tarla niteliği ile 2321/3240 payı Hazine, 919/3240 payı … … adına tespit ve tescil edilmiş, 919/3240 payı satış yoluyla davalılar … ve müştereklerine geçmiştir. Davacı … Yönetimi, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu, tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili ve davalıların el atmalarının önlenmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine ve davalı kişiler tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali tescil ve el atmanın önlenmesi niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp 26.05.1947 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu, 1950 yılında 5653 Sayılı Yasa hükmüne göre makiye ayırma işlemi, 1960 yılında arazi kadastrosu ile 18.06.1997 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 3302 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan aplikasyon ve 2/B uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman ve … bilirkişiler tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman sınırlama haritası içinde kaldığı, 1950 yılında 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre makiye ayrılmadığı, kaldı ki; yörede yapılan makiye ayırma işleminin de 24.12.1962 tarihli raporla iptal edildiği, % 35 eğimli olup üzerinin orman ağaçlarıyla kaplı olduğu, orman ve … muhafaza karakteri taşıdığı anlaşıldığına, çekişmeli taşınmazın bir an için makiye ayrıldığı düşünülse dahi 6831 Sayılı Yasanın 1/j bendinin karşı kavramından funda veya makiliklerle örtülü orman ve … muhafaza karakteri taşıyan yerlerin orman sayılacağına, bilimsel olarak da % 12’den fazla eğimli makilik sahaların orman ve … muhafaza karakteri taşıması nedeniyle muhafaza (koruma) makisi yani orman sayılması gerektiğine, bu nitelikteki taşınmazların 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre makiye ayrılamayacağına, ayrılmış olsa bile yasal dayanağı bulunmadığından yok hükmünde sayılacağına, orman niteliğini koruyan muhafaza (koruma) makilik alanlarda 22.03.1996 gün ve 1993/5-1 Sayılı İnançları Birleştirme Kararının ve H.G.K.nun Y.K.Dnin Ekim 2002 sayısında yayınlanan 27.02.2002 gün ve 2002/1-19/97 sayılı kararının uygulama yerinin bulunmadığına, kaldı ki; makiye ayrılan yerlerde özel yasalar
uyarınca oluşturulan tapulara değer verileceğine göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının davalı gerçek kişilere yükeltilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 25.05.2007 günü oybirliğiyle karar verildi.