YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5186
KARAR NO : 2007/6512
KARAR TARİHİ : 18.05.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosunun iptali davasından dolayı Yerel Mahkemece verilen yukarıda gün ve sayılı yazılı hükmün;Dairemizin 16/10/2006 gün ve 2006/10677-13634 EK. sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiş, süresi içinde davacı … vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, tapu kaydına dayanarak yörede 1999 yılında ilk kez yapılan ve 16.07.1999-16.01.2000 tarihleri arasında ilan edilen orman kadastrosu sırasında Merkez, Kandılbeleni mevkiindeki … 1988 tarih 4 noda tapuya kayıtlı taşınmazın tamamının orman sınırı içine alınması işleminin yanlış olduğunu, bu yere ait sınırlamanın iptalini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, 29.06.2005 tarihli … bilirkişi krokisinde koordinatları gösterilen 20115,68 m2 yüzölçümündeki dava konusu taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılmasına, davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Orman Bakanlığı ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmekle dairece gerçek kişinin açtığı davanın dinlenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuştur. Bu kez davacı vekili kararın düzeltilmesini istemektedir
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre,davacı … 1988 tarih 4 sayılı tapu kaydına dayanarak 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesi uyarınca 10 yıllık süre içinde orman kadastrosunun iptali istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davacı gerçek kişinin davasının kabulüne karar verilmiş ve,her ne kadar dairece davanın dinlenme olanağı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesine işaretle mahkeme kararı bozulmuşsa da, mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; mahkemece, davacının dayanağı tapu kaydının çekişmeli yeri ne şekilde kapsadığı tespit edilmemiş, tapu kaydının yüzölçümüne göre zemindeki yüzölçümü fazlalığının sebebinin ne olduğu araştırılmamış ve orman kadastro haritası ile memleket haritasının ölçekleri denkleştirilerek çakıştırılarak sabit noktalara göre taşınmazın konumu belirlenmemiştir. Çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmadığından, bilirkişi raporu bu hali ile Yargıtay denetimine açık olmadığı gibi, tapu kaydının kapsadığı alan, orman kadastro sınırı dışında ise, bu takdirde davanın açılmasında davacının hukuki yararının bulunduğu söylenemez. O halde, yapılan araştırma ve inceleme ile bilirkişi raporlarının yeterli olmadığı anlaşıldığından, karar düzeltme isteminin kabulü ile, dairenin bozma kararı gerekçesinin düzeltilmesi gerekmiştir.
Bu nedenlerle, mahkemece çekişmeli taşınmazların öncesinin orman niteliğinin ve hukuki durumunun belirlenmesi ve eğiminin doğru olarak hesaplanması için, yöreye ait bulunabilecek en eski memleket haritası, amenajman planı, … fotoğrafı ile belediyede bulunan halihazır harita ve münhanili haritalar ile varsa topografya haritaları bulundukları yerden getirtilerek bir jeolog, bilirkişi ile önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek (üç) orman mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte memleket haritası, … fotoğrafı, amenajman planı, münhanili harita ve topografya haritası ile orman kadastro haritası çekişmeli taşınmaza ve çevresine uygulanarak haritalardaki konumu saptanıp, taşınmazın eğimi duraksamaya yer vermeyecek biçimde hesaplatılmalı, anılan belgeler, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli, keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönünden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli, hukuken ve bilimsel olarak ve Hukuk Genel Kurulunun 15.11.2000 gün ve 2000/20-1663/1694 sayılı kararında açıklandığı gibi eğimi % 12’nin üzerinde olan … ve orman muhafaza karakteri taşıyan funda veya makiliklerle örtülü yerlerin orman niteliğinde ve 6831 Sayılı Yasanın 1/j bendi kapsamı dışında olduğu gözetilmeli,yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır.
Davacının dayandığı … 1988 tarih 4 nolu tapu kaydı ilk oluştuğu günden itibaren tüm gittileri ve krokisi tapu sicil müdürlüğünden getirtilerek, 13/07/1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasa ile özel ve tüzel kişilere ait tüm ormanlar hiçbir bildirime gerek kalmaksızın devletleştirildiği, 6831 Sayılı Yasanın 1/1. maddesi gereğince orman bitki örtüsü sonradan yok edilmiş olsa bile, yerini toprağını orman sayıldığı, 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesi gereğince tapuya dayanarak 10 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açmanın ilk koşulu 4785 Sayılı Yasa karşısında geçerliliğini koruyan bir tapu kaydı bulunması ve tapu kaydının yüzölçümü ile kapsadığı alanın öncesinin orman olmaması gerektiği gözetilerek, 3402 Sayılı Yasanın 20/c, 21 ve 32/3 maddesi gereğince sabit sınırdan başlamak suretiyle tapu kaydı yerine uygulanılarak tapu kayıtlarının krokisi var ise kroki çapına göre, yok ise yüzölçümü kadar kapsamı belirlenmeli,konumu memleket haritası üzerinde gösterilmeli, asıl taşınmazın kapsamı, orman veya ormandan açma değilse, miktar fazlasının sınırda bulunan eylemli ormandan açma yapılarak kazanıldığı kabul edilmeli; tüm deliller birlikte değerlendirip, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … vekilinin karar düzeltme isteminin KABULÜNE, Dairenin 16/10/2006 gün ve 2006/10677-13634 EK sayılı bozma kararının gerekçesinin KALDIRILMASINA, yerel mahkeme hükmünün yukarıdaki gerekçe ile BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 18/05/2007 gününde oybirliği ile karar verildi.