Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/5193 E. 2007/6855 K. 24.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5193
KARAR NO : 2007/6855
KARAR TARİHİ : 24.05.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAHİLİ DAVALILAR : ORMAN YÖNETİMİ- … … T.K.

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 21.09.2004 gün 2004/8624 – 8878 sayılı bozma kararında özetle; “Mahkemece yapılan araştırma ve uygulamanın hükme yeterli olmadığı, Dairenin iade kararı üzerine alınan 13.07.2004 tarihli bilirkişi ek raporunda 1954 yılında yörede yapıldığı bildirilen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar getirtilip, yerine uygulanmadığı, sadece aplikasyon haritasının uygulanmasıyla yetinildiği, ayrıca Hazinenin dava dilekçesi ekinde Köy Muhtarı … …’a ait şikayet dilekçesinde mera iddiası da bulunulmasına rağmen bu yönde bir araştırma yapılmadığı, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer kavramına ormanlar gibi meralar da dahil olduğu ve taşınmazın niteliğinin re’sen mahkemece belirlenmesi gerektiği halde bu yönde yeterli araştırma yapılmadan … arazisi niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesinin isabetsiz olduğu ,bu sebeple mahkemece; önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte 1954 ve 1993 yıllarına ait kesinleşen orman kadastrosu harita ve tutanakları ile tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmesi, bu şekilde taşınmazın orman olup olmadığı belirlendikten sonra komşu köylerden dinlenecek yerel bilirkişiler aracılığıyla mera iddiasının araştırılması ve taşınmazın niteliği, tescile tabi yerlerden olup olmadığının kesin olarak saptanması ve tüm delillere göre karar verilmesi, kabule göre de davaya konu (B) işaretli 49.066 m2 yüzölçümündeki 855 parsel numarası ile Hazine adına tapuya tescil edilen taşınmaz kapsamında, (C) – ( D) işaretli 15742 m2 orman alanı ise 856 parsel kapsamında tapuya tescil edilmiş olmasına karşın mükerrer sicil oluşturacak biçimde bu bölümlerin yeniden tapuya tesciline karar verilmiş olmasının dahi isabetsiz olduğu” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra … … Köyünde bulunan … bilirkişi Çağrı Dikici tarafından düzenlenen 18.05.2006 tarihli krokili raporda (B1) ile işaretlenen 9.642 m2 yüzölçümlü taşınmazın öncesinin köy merası olduğu dava dışı üçüncü kişiler tarafından imar ihya edilerek … arazisi haline getirildiği, kesinleşen orman tahdit haritası dışında kaldığı, bu sebeple orman veya ham … niteliği ile Hazine adına tescil edilemeyeceği gerekçesi ile mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına (B2) ve (B3) ile işaretlenen taşınmazların devlet ormanı niteliği ile Hazine adına tescil edilmiş 856 sayılı parsel içinde, (B4) ile işaretlenen taşınmazın 2/B ile orman rejimi dışına çıkarılan ve ham … niteliği ile Hazine adına tescil dilmiş 855 sayılı parsel içinde kaldığından Hazine tarafından (B2), (B3) ve (B4) ile işaretlenen taşınmazlara yönelik açılan davanın konusu kalmadığı gerekçesi ile bu yerler hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 4721 Sayılı Yasanın 713. maddesi uyarınca açılan tescil davası niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 1954 yılında genel arazi kadastrosu, 30.8.1944 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu, 08.02.1995 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve sınırlaması yapılmamış yerlerde orman kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 24/05/2007 gününde oybirliği ile karar verildi.