Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/5205 E. 2007/5755 K. 03.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5205
KARAR NO : 2007/5755
KARAR TARİHİ : 03.05.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVACILAR : ORMAN YÖNETİMİ, … … VE ARK.
DAVALILAR : HAZİNE, B…YÜ
MÜDAHİLLER : … … VE ARK.

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılardan … …, … …, … … ve … … ile Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 26.11.1996 tarih 9408, 14556 sayılı bozma kararında özetle: “Çekişmeli B…yü 301, 1250, 1251, 1263 parseller hakkında açılan davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davacı … … ve … … … mirasçılarının tüm temyiz itirazlarının reddi gerektiği, Hazine yönünden 1251 parselin 6230 m2 (Müdahil …… adına tescile karar verilen) bölümünde B…yü’ne ait mera olup olmadığı yönünden yapılan araştırmanın, Orman İdaresi yönünden 301 parselde yapılan orman araştırmasının yetersiz olduğu, müdahil …… yönünden ise 1250 parselin B=(8372 m2) ve A bölümleri ile 301 parselin B=(47.240 m2) bölümlerini tapu maliklerinden satın almaya dayandığı, dinlenen bilirkişilerce yapılan keşiflerin 2. sinde tapunun uyduğunun, 3.’sünde uymadığının haber verildiği ve mahkemece de çelişki giderilmeden uymadığının kabul edildiği, öncelikle tapu kaydı uygulamasının yöntemince yapılması, 301 parselin orman değilse, müdahil ile tapu kaydı malikleri arasındaki akdi veya sıhri ilişkinin araştırılması, tapu kaydının taşınmaza uyduğunun ve hukuki değerini yitirmediğinin belirlenmesi halinde, bu kayda değer verilmesi” gerektiği açıklanmıştır. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra 301 parselin orman niteliği ile Hazine adına tesciline, 1263 parselin kovalık olarak Hazine adına tesciline, 1251 parselin (A) harfi ile gösterilen, 570 m2, 1250 parselin krokide (C) harfi ile gösterilen 328 m2 bölümlerinin … olarak tesbitine ilişkin karar Yargıtayca onanarak, kesinleştiğinden bu parsellerle ilgili karar verilmesine yer olmadığına, 1250 parsel de A=(1573 m2) ve B=(6799 m2) bölümlerinin kovalık olarak Hazine adına tesciline, 1251 parselde (A) harfi ile gösterilen ve … olarak kesinleşen 570 m2 bölüm dışında kalan 6230 m2 bölümün müdahil …… adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacılardan … …, … …, … … ve … … ile Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1981 yılında ilan edilip eldeki dava nedeniyle kesinleşmeyen orman kadastrosu bulunmaktadır.
1- Davacı gerçek kişilerin 1250 ve 1263 parseller ile 1251 parselin A Bölümüne yönelik temyiz itirazları yönünden; incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve 30.06.1994 tarihli kararda da davalarının reddi yönünde hüküm kurulduğu ve davacıların aynı yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının reddine karar verildiği anlaşılmakla, bu kez de hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı gerçek kişilerin 301 parsele yönelik temyiz itirazları bakımından; çekişmeli taşınmazın eski tarihli resmi belgelerde orman sayılan yerlerden olduğu, gerçek kişilerin dayandığı T.Evvel 1308 tarih 1727, T. Sani 1309 tarih 544 nolu, T. Sani 1307 tarih 52 nolu tapu kaydının mevki ve sınırları ile taşınmazlara uymadığı, bir an için uyduğu kabul edilse dahi 4785 Sayılı Yasa karşısında tapuların hukuki değerinin bulunmadığı gözönünde bulundurularak 301 parselin orman niteliği ile Hazine adına tescili yönünde kurulan hükmün onanması gerekmiştir.
3- Hazinenin 1251 parselde müdahil …… adına tesciline karar verilen 6230 m2 bölüme yönelik temyiz itirazlarına gelince; her ne kadar resmi belgelere dayalı olarak yapılan araştırma, uygulama sonunda bu bölümün orman sayılmayan yer olduğu kabul edilmişse de, incelendiği bildirilen rapora ekli 1954 tarihli memleket haritası tam çekişmeli taşınmazın sınırına gelecek şekilde kesik olup, 1251 parsel ve bunun doğu tarafında ne olduğu haritadan anlaşılamamaktadır. Bu yönüyle uzman bilirkişi raporu taşınmazın orman olup olmadığını ve hukuki durumunu belirlemeye yeterli değildir. Müdahilin satınalma yoluyla halef olduğunu iddia ettiği, tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmaza uymadığı mahkemece kabul edilmekle birlikte, taşınmaza revizyon gören 849 tahrir nolu vergi kaydına değer verilmek suretiyle 6230 m2 taşınmaz bölümünün müdahil … … adına tesciline karar verilmiştir. Ancak, dayanılan vergi kaydı deniz, … ve … sınırlarıyla her tarafa uyabilecek bir kayıt olduğu gibi, kayda değer verilebilmesi için zilyetlikle birleşmesi gerektiği ve bunun için de öncelikle taşınmazın zilyetlikle iktisaba elverişli yerlerden olması gerekmektedir. Oysa, yukarıda açıklandığı üzere taşınmazın orman olup olmadığı yönünde yapılan araştırma yetersizdir.
O halde; mahkemece, incelendiği bildirilen 1954 tarihli memleket haritasının dayanağı olan … fotoğrafları ile dava tarihinden önceki yaklaşık 1960’lı yıllara ait … fotoğrafları ile çekişmeli taşınmazı geniş çevresiyle gösteren memleket haritaları getirtilerek, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak

kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli, 301 parselin orman niteliği ile Hazine adına tescili yönündeki hükmün onandığı ve çekişmeli taşınmazların güneyindeki Karaburun … yolunun güneyinin de memleket haritasında yeşil renkte gösterildiği gözönünde bulundurularak 1250, 1251 ve 1263 parsellerin birlikte 6831 Sayılı Yasanın 17/2 maddesi anlamında orman içi açıklık durumunda olup olmadıkları değerlendirilmeli, yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak, yapılacak keşifte … uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar katılan …… yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, katılan yanında, taşınmazı satan kişiler yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı yasanın 03.07.2005 gün 5403 Sayılı … Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince … ve … olarak kazanılmış … miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. Çekişmeli taşınmazların kadastro öncesinde davalı olması nedeniyle tutanağında … tesbiti yapılamadığı gözönünde bulundurularak 3402 Sayılı Yasanın 30/1 madde sonucuna göre gerekli tüm deliller resen toplanmalı ve oluşacak sonuca göre sonuca karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda 1 Nolu bentte açıklanan sebeplerle, davacı … …, … …, … … ve … …’ın 1250, 1263, 1251/A bölümüne yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE,
2 nolu bentte açıklanan nedenlerle 301 parsele yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu parsele yönelik hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişilere yükletilmesine,
3 nolu bennte açıklanan nedenlerle Hazinenin 1251 /B nolu parsele yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 03/05/2007 günü oybirliği ile karar verildi.