Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/5360 E. 2007/6012 K. 09.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5360
KARAR NO : 2007/6012
KARAR TARİHİ : 09.05.2007

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
MÜDAHİL : ORMAN YÖNETİMİ

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı Hazine,… Köyü 128 ada 4 sayılı parselin kadastro sonucu davalı adına tesbit ve tescil edildiği; ancak, Maçka Sulh Ceza Mahkemesince taşınmazın orman olduğunun belirlendiği iddiasıyla davalı adına kayıtlı tapunun iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiş, Orman Yönetimi de davaya müdahil olmuş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman savına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış ve çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.Genel arazi kadastrosu işlemi 07.05.2004 tarihinde kesinleşmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmüştür. Şöyle ki; çekişmeli 128 ada 4 parsel (2829 m2) kadastro sırasında dava dışı 2821 m2 yüzölçümlü 5 numaralı parsele de uygulanan 501 tahrir numaralı vergi kaydına dayanılarak davalı adına tesbit edilmiş ve kadastro tesbitine itiraz edilmemesi nedeniyle tapuya tescil edilmiştir. 14.400 m2 yüzölçümlü vergi kaydının doğusu, kuzeyi ve güneyi orman, batısı ırmaktır.
Mahkemece yapılan 01.07.2005 tarihli keşif sonunda uzman bilirkişi Alkan Günlü tarafından hazırlanan raporda çekişmeli taşınmazın % 70-80 eğimli olduğu ve memleket haritasında orman içi açıklık olarak görülen bölümde orman bütünlüğü içinde yer aldığı açıklanmış, ek raporda da yine orman bütünlüğü içinde kaldığı açıklandıktan sonra orman sayılmayan yer şeklinde nitelendirilmiştir. 06.12.2005 tarihli keşif sonunda uzman bilirkişi … Mısır tarafından hazırlanan raporda da yine taşınmaz önceki raporda işaretlenen yerde işaretlenerek orman sayılmayan yer tanımlaması yapılmıştır.
Kadastro paftasında 4 ve 5 parseller batıya doğru şahıs parsellerine bitişik gösterilmişse de memleket haritası incelendiğinde 5 parselden sonra orman alanının geldiği gözlenmektedir. Bu durumda çekişmeli 4 parsel ve dava dışı 5 parsel orman içi açıklık konumunda olup, 5 parselde kişi adına tapu kaydı oluşmuş olmasının ve uzman bilirkişilerce orman sayılmayan yer şeklinde rapor verilmesinin hukuki bir değeri yoktur. Hazine tarafından bu nitelikteki taşınmazlara herhangi bir hak düşürücü süreye bağlı olmaksızın her zaman tapu iptali istemiyle dava açılabilir. Kaldı ki; aynı yer hakkında Sulh Ceza Mahkemesinin 2004/55 sayılı dosyasında verilen raporda da taşınmazın orman olduğu belirlenmiştir.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda … ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.

6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 gün ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda …, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle … açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR].
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda … ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, … ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan … kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; Bu tür yerler yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak yoktur. Dolayısıyla bu yollarla ormandan … kazanımından söz edilemez.
Mahkemece değinilen yönler gözetilerek davanın kabulü gerekirken, dava konusu taşınmazın özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın reddi yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Yönetime iadesine 09/05/2007 gününde oybirliği ile karar verildi.