YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5457
KARAR NO : 2007/6245
KARAR TARİHİ : 11.05.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen tescil davasının yapılan yargılaması sonunda davanın kabulüne karar verilip, temyiz edilmeden kesinleşen hükmün H.Y.U.Y.’nın 427. maddesi gereğince yasa yararına bozulması Yargıtay … Başsavcılığının 9/4/2007 tarih ve 2007/54971 sayılı yazıları ile istenilmekle, dosya içerisindeki tüm belgeler incelenerek, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine hasımsız olarak açtığı davada, … …ve…MAHALLELERİ ARASINDA KALAN, 112 hektar yüzölçümündeki taşınmazın yörede yapılan genel kadastro sırasında, orman olması nedeniyle tespit ve tescil harici bırakıldığını, kesinleşen orman kadastrosunda, kısmen orman sınırı içinde kısmen dışında kaldığını, orman sınırı içinde kalan bir kısım yerin orman niteliğini yitirmesi nedeniyle 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince orman sınırı dışına çıkarıldığını, orman sınırı içinde kalan bölüm ile eylemli orman olan bölümlerin orman niteliği ile, 2/B uygulama alanında kalan bölümünde arazi niteliği ile Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece ekli krokide 1325, 1154 eski 1412 (… 1561) parseller ve Şalgamlı Devlet Ormanı ile çevrili, tespit harici bırakılan, 1180624,15 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, öncesinin orman olmakla birlikte, orman niteliğini yitirdiğinden, orman sınırı dışına çıkarılan kültür arazisi olarak, Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
6831 Sayılı Yasanın 11. maddesinin 4. fıkrasında “Kadastrosu yapılıp kesinleşen devlete ait ormanlar, tapu dairelerince hiçbir harç, vergi ve resim alınmaksızın hazine adına tapuya tescil olunur.” 2. maddesinin 2. fıkrasında “Orman sınırları dışına çıkartılan bu yerler,devlete ait ise Hazine adına, hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ise bu müesseseler adına, hususi orman ise sahipleri adına orman sınırları dışına çıkartılır. Uygulama kesinleştikten sonra tapuda kesin tashih ve tescil işlemi yapılır.” hükümleri bulunmaktadır.
2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkındaki Yasanın 3. maddesi, (Orman kadastro komisyonlarınca, orman sınırı dışına çıkarılan yerler, Orman Bakanlığının talebi üzerine Hazine adına tescil edilir. Bu yerler, bu Kanunun hükümleri uygulanmak kaydıyla Orman Bakanlığı emrine geçer.) hükmünü içermektedir
3402 Sayılı Kadastro Kanununun 22 nci maddesinin 2 nci fıkrası, “Tapulama veya kadastro çalışmalarında tespit dışı bırakılan tapuda kayıtlı taşınmaz mallar ile kamu kurum ve kuruluşlarına ait yerlerin bu Kanun hükümleri gereğince kadastrosu yapılır.” hükmü 22.02.2005 gün ve 5304 Sayılı Yasanın 6 ncı maddesi ile “Tapulama ve kadastro çalışmalarında tespit dışı bırakılan kamu kurum ve kuruluşlarına ait yerlerin tescili yapılır.” şeklinde değiştirilmiş, böylece daha önce tapulama veya kadastro çalışmaları yapılan yerlerde bu çalışmalar sırasında tespit dışı bırakılan gerçek ve tüzel kişiler ile kamu kurum ve kuruluşlarına ait tapulu ya da tapusuz tüm taşınmazların, kadastroya tabi tutulma olanağı ortadan kaldırılmış, bu yerlerden sadece kamu kurum ve kuruluşlarına ait olan yerlerin idari yoldan tapuya tesciline imkan sağlanmıştır
Milli Emlak Genel Müdürlüğünün Hazine adına idari yoldan yapılacak tesciller hakkındaki 307 Sayılı Genel Tebliğinde, Hazine adına idari yoldan yapılacak tescil işlemlerinin, Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca (Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü) yayımlanan, 12/04/2006 tarihli ve 2006/8 (1624) numaralı genelgede belirtilen esas ve usuller çerçevesinde yapılması öngörülmüştür. Sözü edilen genelgelerde, Devlet Ormanları ile 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince orman sınırı dışına çıkarılan yerler hakkında 30/12/2005 tarih ve 1616 (2005/22) sayılı genelgede açıklandığı şekilde işlem yapılacağı belirtilmiştir.
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün 30/12/2005 tarih ve 1616 (2005/22) sayılı genelgesinde; Orman kadastro komisyonlarınca, 6831 sayılı Orman Yasası uyarınca ormanların sınırlandırması ve aynı Yasanın 2 nci maddesinin (A) veya (B) bentleri ile de “orman sınırları dışına çıkartma işlemi tamamlanıp ilan sonucu kesinleştirilmek suretiyle, harita ve tutanaklarının idareye gönderilerek tescil talebinde bulunulması” hali düzenlenmiş ve bu genelgenin I. Bölümünün A bendinde; ormanların tescilinin, (Orman idaresinin talebine istinaden, kadastro müdürlüğünce tescil bildirimi düzenlenmek suretiyle işlem dosyası tapu sicil müdürlüğüne gönderilip, tapu sicil müdürlüğünce talep yevmiyeye alınarak Devlet Ormanları “Orman” vasfı ile Hazine adına, Hükmi Şahsiyeti Haiz Amme Müesseselerine ait ormanlar bu müesseseler adına, hususi ormanlar ise sahipleri adlarına “Özel Orman” vasfı ile tescil edileceği), B bendinin 1. fıkrasında ise, 6831 Sayılı Kanunun 2/A veya 2/B Maddelerine göre Orman Sınırı Dışına Çıkarılan Yerlerin Tescili ve Bu Yerler İçerisinde Kalan Gerçek ve Tüzel Kişiler Adına Kayıtlı Taşınmazların tescilinin, (6831 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin (A) veya (B) bentlerine göre orman sınırları dışına çıkarılan kısımlar; Orman tapuda tescilli ise; düzenlenecek tescil bildirimine istinaden ormanın kayıtlı yüzölçümünden düşülerek tashihen; orman tapuda tescilli değilse; düzenlenecek tescil bildirimine istinaden Orman idaresinin talebine dayanılarak ihdasen; Orman tahdit tutanaklarında belirtilen (muhdesat dışındaki) vasfı ile talep yevmiyeye alınarak tapu kütüğünde Hazine adına tescilinin yapılacağı) öngörülmüştür.
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere göre, kesinleşen orman sınırı içinde kalması ya da kesinleşen orman sınırı içinde kalan ancak tapuya tescil edilmemiş olması nedeniyle ya da orman niteliğini yitirmesi nedeniyle orman sınırı dışına çıkarılan taşınmazların, kadastro sırasında tespit harici bırakılması halinde veya orman kadastrosu kesinleşerek 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesinin 4. fıkrası gereğince, tapu siciline tescil edilmiş, ancak kadastro sırasında 3402 Sayılı Yasanın 22/4. maddesi gereğince tapu kütüğüne olduğu gibi aktarılmamış devlet ormanlarının idari yoldan Hazine adına tapuya tescil edilebileceği anlaşılmaktadır. Ancak, kadastro sırasında tespit harici bırakılan bir taşınmazın, Hazine tarafından idari yoldan tapuya tescil ettirme olanağının bulunması, Hazinenin bu tür yerleri, mahkemede açacağı tescil davası ile tescil ettirme olanağını ortadan kaldırmaz. Çünkü, Hazinenin tescil davası açmasını engelleyen bir yasa hükmü bulunmadığından tespit harici bırakılmış bir yerin ya da kadastro yapılmayan yerde bulunan devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlar hakkında Hazine tarafından ilgilisine husumet yöneltilerek her zaman tescil davası açabilir.
Somut olayda; dava kadastro sırasında tespit harici bırakılmış taşınmazın tapuya tescili istemine ilişkin olup, M.Y.’nın 713. maddesi gereğince bu tür davalar dava sonunda … etkilenecek olan kişi ve kurumlar ile, taşınmazın sınırları içinde bulunduğu köy ya da beldeye husumet yöneltilerek açılması zorunludur. Hasımsız açılan dava sonucu alınan tapu kaydı, ilgili kamu kuruluşu veya taşınmazın sınırları içinde bulunduğu köy ya da belde, tarafından açılacak bir davada aksi kanıtlanmak suretiyle iptal ettirebilir. Bu tür davalar, çekişmeli yargı davaları olup, hasımsız görülemez.
O halde, hasımsız olarak açılmış bulunan tescil davasının reddine karar verilmesi gerekirken, davanın esası incelenerek, kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; H.Y.U.Y.’nın 427/6. maddesi uyarınca Yargıtay … Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulüne, … ASLİYE HUKUK Mahkemesince verilen ve temyiz edilmemek suretiyle kesinleşen, 16/03/2006 tarih ve 2006/24-161 sayılı hükmün hukuki neticesi saklı kalmak kaydı ile YASA YARARINA
BOZULMASINA, gereği yapılmak üzere kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine 11/05/2007 günü oybirliği ile karar verildi.