Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/5527 E. 2007/6889 K. 24.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5527
KARAR NO : 2007/6889
KARAR TARİHİ : 24.05.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVACI-KARŞI DAVALI : …
DAVALI-KARŞI DAVACI : HAZİNE

Taraflar arasındaki şerhin silinmesi ve tapu iptali-tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve karşı davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 21.04.2005 gün ve 2005/68-4980 sayılı bozma kararında özetle: “Hükme dayanak yapılan uzman orman bilirkişi raporuyla, dava konusu taşınmazın 1946 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman tahdidinde orman sınırları içinde bırakıldığının, 1952 yılında 5653 Sayılı Yasaya göre çalışma yapan maki tefrik komisyonunca makiye tefrik edildiğinin, 1976 yılında 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığının, Orman Yönetiminin açtığı dava sonunda, İdare Mahkemesinin 15.01.1987 gün ve 1985/711-17 sayılı kararı ile orman niteliğini kaybetmediği ve Devlet ormanları ile çevrili olduğundan orman sınırları dışına çıkartılma işleminin iptaline karar verildiğinin, daha sonra 15.06.1989 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığının, taşınmazın 09.04.1973 tarih 40-48 sayılı: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi başkanının Hakem sıfatıyla Orman Yönetiminin el atmasının önlenmesini ilişkin olarak verdiği karar kapsamında kaldığının belirlendiği,
22.03.1996 gün ve 1993/5-1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında “makilik olarak belirlenen taşınmazlar hakkında özel yasalar gereğince oluşturulan tapulara değer verileceği” nin kabul edildiği, çekişmeli imar parselinin maliki gerçek kişinin bu nitelikte bir tapu kaydının bulunmadığı, 1952 yılında makiye ayrılmışsa da, 1976 yılından sonra dahi orman niteliğinde olduğu belirlenen yer hakkında, nitelik kaybı nedeniyle 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla 1976 yılında orman rejimi dışına çıkarma işleminin İdare Mahkemesince 15.01.1987 gün ve 1988/711-17 sayılı kararla makiye ayırma işlemine değer verilmeden iptal edildiği, gerek 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesinin uygulandığı tarihte yürürlükte bulunan 25 Haziran 1970 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 31.05.1970 gün ve 531 sıra ve 23 seri nolu (Orman Tahdit ve Tescil Yönetmeliği)nin 38/2 (orman sayılan maki sahalarının ve Devlet ormanlarının orman sayılmayan maki delicelik sakızlık ve harnupluk sahası olarak tefrik edildiğinin tespitinde, bu sahalar ilgili komisyonlarca veya Maliye Bakanlığınca henüz tevzi’e tabi tutulmamış ise, orman tahdit sınırları içerisine alınır ve değişiklikten başmüdürlüğe bilgi verilir. Bu taktirde tespit, görevli elemanlarca … sınırlara göre yapılır. Tevzi’e tabi tutulmuş sahalar ise “Temliklerin veya tapunun idari yoldan iptaline karar verildikten sonra Devlet Ormanı tahdit sınırları içerisine alınmasına” kaydı verilerek tahdit dışında bırakılır.) hükmü gerekse, aynı hükmü taşıyan 20 Mayıs 1984 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren (Orman Kadastro Yönetmeliği)nin 51/2. maddesi hükmüne göre makiye ayrılan yerlerin orman sınırı içine alınması olanağı bulunduğu, gerçek kişinin tutunduğu 09.04.1973 tarih 40-48 sayılı: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi başkanının Hakem sıfatıyla verdiği kararın kesinleştiği ispatlanamadığı gibi, onaylı örneği ve eki olan … elemanı bilirkişi krokisine da ulaşılamadığı, dosyaya sunulan karar örneği fotokopisine de dayanılamayacağı, hakem kararı ile taşınmazın tapuya tesciline veya terkini anlamına gelecek biçimde tahditin iptaline karar verilemeyeceği, verilmiş ise, bunun tahditin iptali anlamına gelmeyeceği, hakem kararının sahipli ormanların devlet ormanı sayılamayacağı ve devlet ormanı olarak tahditinin yasaya aykırı olduğu esasına dayandığı, 4785 Sayılı Yasa gereği, sahipli özel ormanlar da devletleştirildiğinden, Hakem kararının somut olayda uygulanma olanağı bulunmadığı, çekişmeli taşınmazın 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken, 1976 yılında yapılıp kesinleşen 1744 sayılı yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, ancak, bu işlemin orman niteliğini yitirmediği gerekçesiyle İdare Mahkemesinin 15.01.1987 gün ve 1985/711-17 sayılı kararı ile iptali üzerine, orman sınırları içinde kalmaya devam ederken, 15.06.1989 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 3302 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı belirlendiğinden, Hazinenin davasının kabulüne, … …n davasının ise reddine karar verilmesi) gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra Hazinenin davasının KABULÜNE, …’in davasının REDDİNE, çekişmeli … Köyü (Mahallesi) 8342 ada 18 sayılı parselin tapu kaydının iptaline ve Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ve karşı davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre karşılıklı davalar, tapunun beyanlar hanesindeki şerhin silinmesi ve tapu iptal tescile ilişkindir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 24/05/2007 gününde oybirliği ile karar verildi.