YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5542
KARAR NO : 2007/6522
KARAR TARİHİ : 21.05.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … Köyü 148 ada 91 parsel sayılı 14867.82 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tesbit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazın orman sınırları içinde kaldığı ve orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu parselin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 03.07.1973 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 3302 ve 3373 Sayılı Yasalara göre 01.08.1994 tarihinde başlayıp dava tarihinde eldeki dava nedeniyle kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B uygulaması olup, sonuçlarının askı ilanı ise, 3402 Sayılı Yasaya göre yapılmıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Davacı … Yönetimi, taşınmazın kesinleşen orman kadastrosu içerisinde kalan orman sayılan yerlerden olduğu savı ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan ilk keşifte dinlenen orman yüksek mühendisi, taşınmazın (A) bölümünün tahdit içinde orman sayılan, (B) bölümünün tahdit dışında orman sayılmayan yerlerden olduğu, ikinci keşifte dinlenen orman yüksek mühendisi, taşınmazın tamamının tahdit dışında orman sayılmayan yerlerden olduğunu bildirmiş, mahkemece iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla uzman orman bilirkişiler kurulu ile harita mühendisi, kadastro … bilirkişi, ziraat mühendisi aracılığı ile keşif yapılmış ve rapor alınmıştır. Sözü edilen 05.06.2006 tarihli kurul raporunda çekişmeli taşınmazın A=3470.40 m2’lik bölümünün kesinleşen tahdit sınırları içinde orman sayılan yerlerden olduğu, yine B=11397.42 m2’lik bölümünün ise, kesinleşen tahdit sınırları dışında orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlenmiştir. Dava, kesinleşen orman kadastrosuna göre açıldığından, önceki raporlar arasındaki çelişkiyi gideren son kurul raporu esas alınarak karar verilmesi gerekirken, ayırıcı unsur bulunmadığı gerekçesiyle taşınmazın tamamının orman olarak Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
Kural olarak; kesinleşmiş tahdidin varlığı halinde, bir yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığının çözümü kesinleşmiş tahdit haritasının taşınmaz yerine usulünce uygulanması suretiyle olur. Somut olayda, 1973 yılında kesinleşmiş tahdit bulunduğuna ve davada Hazine taraf olmadığına, ayrıca; tapunun iptali için Hazine tarafından gerçek kişi aleyhine açılmış bir tapu iptali ve tescili davası da bulunmadığına göre, sorunun çözümünün kesinleşen tahdit haritasının uygulanması suretiyle yapılacağı açıktır. Kaldı ki; dosyada bir örneği bulunan…Kadastro Mahkemesinin 1998/566-45 sayılı, yine 1998/404-63 sayılı, yine 1998/208-178 sayılı, yine 1998/207-199 sayılı kesinleşen ilamlardan anlaşıldığı üzere, sırasıyla çekişmeli taşınmaza komşu 148 ada 86, 88, 89 ve 90 parsel sayılı taşınmazların 355, 354, 353 ve 352 OTS hattının kuzeyinde tahdit içinde kalan bölümlerinin orman sayılan, hattın güneyinde tahdit dışında kalan bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ve ilamlar kesinleşmiştir. Buna göre, çekişme konusu 355, 354, 353 ve 352 OTS hattı kesin hükümler nedeniyle kesinlik kazanmış, uzlaştırıcı kurul raporunda da bu husus dikkate alınmıştır.
Sonuç olarak; mahkemece, kesinleşen tahdide göre uygulama yapan uzlaştırıcı kurul raporuna ve daha önce kesinleşen ilamlar da dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekirken, kurul raporuna ve kesinleşen ilamlara aykırı düşecek şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 21/05/2007 günü oybirliği ile karar verildi.