Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/5543 E. 2007/9018 K. 27.06.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5543
KARAR NO : 2007/9018
KARAR TARİHİ : 27.06.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki şerhin iptali, muarazanın giderilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan davanın reddi yolunda kurulan 06.06.2006 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacılar … ve arkadaşları vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 27.02.2007 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden … ve arkadaşları vekili Av. … ile karşı taraftan Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü, Hazine vekili Av. …, Orman Yönetimi vekili Av. … geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … ve arkadaşları … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/171 Esas sayılı dava dosyasında, … Köyü 401 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine ormanla ilişkisi olduğuna dair şerh konulduğunu ileri sürerek şerhin silinmesini istemişlerdir.Diğer yandan … ve arkdaşları davacılar, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/732 Esas sayılı dava dosyasında, … Köyü 401 parsel ile 400 parsel sayılı taşınmazların 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre makiye ayrılmasından sonra, 1968 yılında toprak tevzi komisyonunca dağıtımı yapılarak 4753 Sayılı Yasa uyarınca tarla niteliği ile tapu kaydı oluşturulup, arazi kadastrosunda aynı nitelik ve yüzölçümünde gerçek kişi adına tespit ve tescil edildiği halde, 1988 yılında yapılan çalışmadan sonra, dava konusu taşınmazın içinde yer aldığı paftada kaydırma yapılmak suretiyle,aslında orman olmadığı halde, orman sınırı içinde gösterilerek, pafta ve haritalar arasında farklılık oluşturulduğu iddiasıyla ,pafta ve haritaların gerçeğine uygun olarak düzeltilmesini istemişlerdir. Yargılama sırasında 400 parsel hakkındaki dava tefrik edilmiş, 401 parsel hakkındaki 2002/732 Esas sayılı dava ise … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/171 Esas sayılı dava dosyası ile bağlantı nedeniyle birleştirilmiştir. Mahkemece kadastral pafta ve haritalarda hata bulunmadığı gerekçesiyle davanın ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 1939 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman tahdidi ve 05/06/1988 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Çekişmeli 401 sayılı parsel, … Köyünde 1968 yılında yapılan tapulama sırasında, tarla niteliği ile , 4753 Sayılı Yasaya göre oluşan tapuya dayanarak, gerçek kişi adına tespit ve tescil edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli 401 sayılı parsel sayılı taşınmazın, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada , 3116 Sayılı Yasaya göre 1939 yılında yapılan orman kadastrosunda orman sınırları içinde bulunduğu, 1951 yılında maki tefrik komisyonu tarafından makiye ayrılıp, 4753 Sayılı Yasaya göre tevzi tapusu oluşturulduğu, 05/06/1988 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 2/B madde uygulamasında ise orman niteliğini yitirdiğinden, hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı, taşınmazın fiilen % 12 – 14 eğimli muhafaza makisi niteliğinde, eylemli orman olduğu anlaşılmıştır.
Bu dosya ile aynı gün dairede temyiz incelemesi yapılan 2007/5754 sayılı dava dosyasında, Davacı … Yönetimi, … Köyü 401 parsel sayılı taşınmazın kesinleşmiş orman sınırları içinde bulunduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile hazine adına tescilini ve davalıların taşınmaza haksız el atmalarının önlenmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne, 401 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tesciline, davalıların taşınmaza elatması bulunmadığından elatmanın önlenmesi isteminin reddine karar verilmiş, yine aynı gün dairede temyiz incelemesi yapılan 2006/18049 sayılı dava dosyasında, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/732 Esas sayılı dava dosyasındaki yargılama sırasında tefrik edilen 400 parsel hakkındaki dava mahkemenin 2006/193 Esasına kaydedilmiş, daha sonra … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/123 esas sayılı dava dosyası ile bağlantı nedeniyle birleştirildikten sonra,mahkemece kadastral pafta ve haritalarda hata bulunmadığı gerekçesiyle davanın ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
22/03/1996 tarih ve 1993/5 Esas 1996/1 Karar Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı gereğince özel yasa hükümlerine göre oluşturulan tapulara değer verilebilirse de, anılan İçtihadı Birleştirme Kararının, 5653 Sayılı Yasaya göre yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak makiye ayrılan ve özel yasalar gereğince oluşturulan tapulu yerlerde uygulanacağı ve orman niteliğini koruyan makilik alanlarına uygulama yerinin bulunmadığı gibi , 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Yasasında ormanların dağıtılacağına dair bir hüküm bulunmadığı, muhafaza makisi niteliğinde ,halen eylemli Devlet Ormanı olan taşınmazın tevziinin söz konusu olamayacağından maki kavramına girmeyen taşınmazlar hakkında yasa ve yönetmeliğe aykırı olarak yapılan makiye ayırma işleminin yok hükmünde olacağı, Yargıtay Yüksek 1. Hukuk Dairesinin 14.10.1999 gün ve 1999/7693-9956 sayılı kararında, muhafaza makilikleri orman rejimine tabi olacağından verilen tevzii tapularının hukuki geçerliliğinin bulunmadığı kabul edildiği gibi, yine aynı dairenin 19.09.2001 gün ve 2001/8253-9337 sayılı kararı ile de eğimi % 12’den fazla olan makilik alanlar hakkında, 5653 Sayılı Yasanın 43. maddesi hükmüne göre Bakanlar Kurulu Kararı olmasa dahi o yerin muhafaza makisi (Devlet Orman) sayılacağının belirtildiği, keza Hukuk Genel Kurulunun 25.11.2000 gün ve 2000/1663-1664 sayılı, keza yine Hukuk Genel Kurulunun 14.03.2001 gün ve 2001/20-214/239 sayılı kararında da % 12’den fazla eğimli taşınmazların muhafaza makisi niteliğinde orman sayılacağı görüşünün benimsendiği,tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkralarının, Anayasa Mahkemesinin 01/06/1988 gün ve 31/13 E.K.; 14/03/1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13/06/1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkralarının da 03/03/2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğu, yasaların derhal yürürlüğe girme kuralı ve kamu düzeni nedeniyle devam eden uyuşmazlıklara ve tamamlanmamış hukuki durumlara da uygulanacağı,ayrıca tapu maliki gerçek kişinin dava konusu parseli tevzi tarihinden beri hiç bir zaman kullanmayıp, makiye ayrılmayan ve tevzi tapusunda bulunmayan, halen kesinleşen … Devlet Ormanı içinde bulunan ve 400 ve 401 sayılı parsellerin doğu tarafında kalan ve dört tarafı Devlet Ormanı ile çevrili başka bir yeri kullandığı, o yerler hakkında Orman Yönetiminin kullananlar hakkında haksız el atmanın önlenmesi davası açabileceği gözetilerek,davacı gerçek kişilerin halen eylemli orman niteliğinde bulunan taşınmaz hakkındaki davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik
bulunmadığından, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 500.00.- YTL. vekalet ücretinin davacı gerçek kişilerden alınarak davalı Tapu Kadastro Genel Müdürlüğüne İzafeten … Muhakemat Müdürlüğü, Hazineye ve Orman Yönetimine verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 27/06/2007 gününde oybirliği ile karar verildi.