YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5707
KARAR NO : 2007/7146
KARAR TARİHİ : 29.05.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi katılan … … ve … … ile Orman Yönetimi, Hazine ve Belediye Başkanlığı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 146 ada 206 parsel sayılı 1217 Hektar 3574 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman niteliği ile adına Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı gerçek kişilerin, bir kısmı vergi kaydı ve zilyetliğe, bir kısmı tapu kayıtlarına dayanarak bu parselin çeşitli bölümlerinin kendilerine ait … alanı olduğu iddiasıyla dava açmışlardır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin 09.11.13 nolu bölümlerinin …… 6, 7, 8, 10 ve 12 nolu bölümlerin 1/2 hissesinin ……, 1/2 hissesinin … Kuloğlu adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm katılan … … ve … … ile Orman Yönetimi, Hazine ve Belediye Başkanlığı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı içinde bırakılmıştır.
1- Çekişmeli … Köyü 146 ada 206 parsel sayılı taşınmaz, orman niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Belediye Başkanlığı tespit maliki değildir. Kadastro davalarında, komisyonca kişinin adına tespit kararı verilmiş ise, husumetin ona yöneltilerek dava açılması gerekir. Bu nedenle, Belediye Başkanlığı aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddi gereklidir.
2- Katılan gerçek kişiler, Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarına gelince; 146 ada 206 parsel, 1217 Hektar 3574 m2 yüzölçümünde geniş bir orman parselidir. Davacılar bu parselin bilirkişi krokisindeki 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12 ve 13 nolu bölümlerine karşı tapu kaydına dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece davacıların tutunduğu tapu kayıtları yerinde uygulanıp kapsamları belirlenmeden bu yerlerin gerçek kişiler adına tesciline karar verilmiştir. Aynı parselin bilirkişi krokisindeki 1, 2, 3, 4, 5, 14, 15 ve 16 nolu yerler hakkında mahkemenin 2001/62 E. sayılı dosyasında …… ve arkadaşları tarafından açılan davada o bölümlerin orman ve orman içi açıklığı olduğu belirlendiğinden davanın reddine karar verilmiştir. Temyize konu davanın dinlenebilmesi için davacı ve katılanların dayandığı tapu kayıtlarının sınır ve miktar olarak dava edilen bölümlere uyduğunun kesin olarak belirlenmesi gerekir. Çünkü, dava edilen bölümlerin dört hududu kesinleşen orman parseli ile çevrili olduğundan 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi kapsamında orman içi açıklığı niteliğinde olup, bu tür yerlerin öncesi orman olmasa dahi kişiler adına özel mülk olarak tescili olanaklı değildir.
Bu nedenle; mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, taşınmazların asıl kapsamının orman olması halinde tapu kaydının 4785 Sayılı Yasa karşısında hukuki değeri olmayacağından tapu kaydının uygulanmasına gerek olmadan davanın reddine karar verilmelidir.
Yapılan araştırma sonucunda dava edilen bölümlerin orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde davacı ve katılanların tapu kayıtları ilk oluşumundan itibaren getirtilip uygulanarak 3402 Sayılı Yasanın 20/c, 21 ve 32/3. maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamı belirlenmeli, tapu kaydı maliklerinden ya da mirasçılarından 3402 Sayılı Yasanın 13/B-b maddesindeki koşullarla satın alanlar varsa bu konuyu iddia eden katılanlardan delilleri sorulup toplanmalı, tapu kayıt malikleri ile davacıların irsen ya da akden bağlantılarının saptanması bakımından ölen kayıt maliklerinin veraset ilamları istenmeli, tüm deliller toplanarak ve yine 2001/62 E. sayılı dosyadaki deliller de gözönünde bulundurularak oluşacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1. ve 2. bentlerde açıklanan nedenlerle; Belediye Başkanlığı, Hazine, Orman Yönetimi ve katılan gerçek kişilerin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 29/05/2007 günü oybirliği ile karar verildi.