Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/582 E. 2007/4994 K. 13.04.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/582
KARAR NO : 2007/4994
KARAR TARİHİ : 13.04.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında, … Köyü 383 parsel sayılı 1.342 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Çataldere mevkiine ait 271 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak tarla niteliği ile 431 parsel sayılı 722 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, … mevkiine ait 307 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak tarla niteliği ile davalı … adına tespit edilmiştir. Orman Yönetiminin, çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu yönündeki itirazı üzerine kadastro komisyonu taşınmazların tutanak ve eklerini yetkisizlikle Kadastro Mahkemesine göndermiştir. Hazine, çekişmeli taşınmazların 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı iddiası ile davaya katılmıştır. Mahkemece davanın reddine yönelik verilen kararın Hazine tarafından temyizi üzerine 7. Hukuk Dairesince araştırmaya yönelik olarak bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, Hazine ve Orman Yönetiminin temyizi üzerine 2. kez bozulmuştur. Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 11.6.2002 … 2002/1751-5746 sayılı bozma ilamında “7.Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyulmakla birlikte gereklerinin yerine getirilmediği, çekişmeli taşınmazlara revizyon gören vergi kayıtlarının bozma ilamında belirtildiği şekilde uygulanmadıkları, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunun yetersiz olduğu, bu sebeple yörede 1964 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 31.11.1983 tarihinde ilan edilerek kesinleşmeyen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 21.10.1987 tarihinde ilan edilerek kesinleşmeyen 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasına ilişkin harita ve belgeler getirtildikten sonra bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte kesinleşmiş tahdit haritası, 2/B haritaları ve tapulama paftası ölçekleri eşitlenerek zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 yada 5 orman sınır noktasını gösterecek şekilde çekişmeli taşınmazın 1964, 1983 ve 1987 tarihli orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulamalarına ilişkin orman sınır haritalarına göre konumunun duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması, bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı ortak kroki düzenlettirilmesi, temyize

konu dava sebebiyle kesinleşmeyen 2/B madde uygulamasının yerinde olup olmadığının raporda tartışılması, yapılan uygulama sonucu taşınmazların kesinleşen orman tahdidi dışında kalan bölümlerinin varlığının tespiti halinde Hazinenin de katılımı gözetilerek dayanak vergi kayıtlarının usulünce uygulanması, 3402 Sayılı Yasanın 20/C ve ilgili maddelerinin nazara alınması, eylemli sınırlarının ne oldukları belirlenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin iptal edilerek … bilirkişi raporunda (B) ile işaretlenen bölümlerinin orman niteliği ile Hazine, geriye kalan kesimlerinin tespit gibi tapuya tescillerine, 383 parselin (B) ile işaretlenen bölümüne yönelik 2/B işleminin iptaline, 431 parselin (B) ile işaretlenen kesimine yönelik 2/B işleminin onaylanmasına karar verilmiş hüküm Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1964 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1979 yılında genel arazi kadastrosu, 21.10.1987 tarihinde ilan edilerek kesinleşmeyen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece bozma ilamına uyulmakla birlikte bozmanın gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; Dairemizde aynı … temyiz incelemesi yapılan … Kadastro Mahkemesinin 2005/55-2006/129 esas sayılı dosyasında hükme dayanak yapılan orman bilirkişi … tarafından düzenlenen raporda; Yörede 1987 yılında yapılan aplikasyonun yanlış yapıldığı, 4659 OTS ile 4660 OTS arasındaki mesafe aynı olmakla birlikte aradaki açı değerinin 4660, 4661, 4664 OTSlerin yerinde işaretlendiği, 4664, 4665 OTSler arasındaki açı ve mesafe değerleri haritalardaki ile uyuşmadığı, ilk aplikasyonda 24 metre ve 36 derece olarak belirtilen hattın 34 metre 58 derece çizildiği, dolayısıyla 4665 ila 4671 OTSleri birbirine bağlayan hattın geçmesi gereken yerden yaklaşık 50-55 metre batıya kaydığı ve aslında ilk orman kadastrosu sırasında orman dışında kalan sahaların orman sayılan yerler kapsamına alındığı ve sonradanda 2/B ile çıkarıldığının tespit edildiğini, orman kadastro haritaları 1/10.000 ölçeğinde çizildiklerinden bu haritaların çizimindeki 1mm hata haritaların 1/1000 ölçeğine büyütülmesi 1cm’ye karşılık geleceği ve her yapılan 1 mm hata ile arazide 1 metre sapmanın olacağı bu sebeple tahdit haritasının 1/1000 ölçeğine büyütülüp kadastro paftası ile çakıştırma yoluna gitmediğini, aksine orijinal açı ve mesafe değerleri esas alınarak tahdit hattının tarafından çizildiğini, çizdiği tahdit hattı ile çekişmeli taşınmazların kadastro paftasının çakıştırıldığını, bu uygulamaya göre çekişmeli taşınmazların 1964 tahdit haritasında 4664 ila 4671 OTSlerin dışında olduğunu, 1987 yılında hatalı aplikasyon yapılarak çekişmeli taşınmazların doğudaki bir bölümlerinin 2/B ile orman rejimi dışına çıkarıldıklarını taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduklarını açıklamış, bu rapor ekindeki hat uygulamasına göre temyize konu dosyada davalı olan parsellerden 431 parsel 1964 tahdit haritası dışında kalmaktadır.
Temyize konu dosyada hükme dayanak yapılan ve aynı orman bilirkişi … tarafından düzenlenen rapor ekindeki krokide 1987 yılında yapılıp temyize konu dava dosyası sebebiyle kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B haritası ile uyumlu hat uygulaması yapılmış, taşınmazların (B) ile işaretlenen bölümlerinin 1964 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro haritası içinde iken 1987 yılında yapılıp kesinleşmeyen 2/B madde uygulaması ile orman rejimi dışına çıkarıldıkları açıklanmış olup, 1964 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro haritası ile çekişmeli taşınmazların kadastro paftalarının ölçekleri eşitlenerek hat uygulaması yapılmamış
ve 1964 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro haritası ile 1987 yılında yapılıp kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B haritasının çelişik olduğuna değinilmemiştir. Dosyada 1964 yılına ait orijinal renkli tahdit haritası örneği ve 4659 ila 4699 OTSlere ilişkin açı, mesafe ve ölçü değerlerini de gösterir şekilde 1964 yılına ve aplikasyona ilişkin çalışma tutanakları bulunmadığından orman raporları denetlenememektedir. Mahkemece her iki dava dosyasında aynı orman bilirkişi tarafından düzenlenen raporlar ve hat uygulaması çelişik olup değinilen çelişkiler üzerinde durulup yöntemince giderilmemiştir. Bu durumda, temyize konu dosyada hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporu karar vermeye yeterli olmayıp, çekişmeli taşınmazın ilk tahdit haritasındaki konumu ile ilk orman kadastrosu ile temyize konu dosya nedeniyle kesinleşmeyen aplikasyon arasında çelişki bulunup bulunmadığı yönünde duraksama olmuştur. Bundan ayrı; mahkemece, 431 parselin (B) ile işaretlenen bölümünün orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verildiği halde hükmün devamında ise 431 parselin (B) ile işaretlenen bölümüne ilişkin 2/B işleminin onaylanmasına karar verilerek kendi içinde çelişik hüküm kurulması da doğru değildir.
.Orman Kadastrosunun kesinleştiği yerlerde bir yerin orman olup olmadığı ve hukuki niteliği orman kadastro tutanaklarının ve haritasının uygulanması suretiyle belirlenir..
Bilindiği gibi, aplikasyon; orman kadastrosu daha önceden yapılmış olan yerlerde, 2/B madde uygulaması sırasında, bağlantı kurularak gerekli orman sınır noktalarının yerlerinin arazide belirlenip ihya edilmesinden ibaret olup, bu belirleme ve ihya sırasında önceden kesinleşen orman sınır noktalarının aynı yerlerine konulması zorunludur (15.07.2004 … ve 25523 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Kanununa göre Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 47. maddesini karşılayan 02.09.1986 tarihinde yürürlüğe giren 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması hakkındaki Eski Yönetmelik md. 44.). Aplikasyon işlemi … bir orman kadastrosu değildir. Aplikasyonla kesinleşmiş orman sınırları değiştirilemez.
Bu nedenlerle; mahkemece, öncelikle çekişmeli taşınmazların bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir 1964 yılına ait orijinal renkli tahdit haritası örneği ve 1964 yılına ve aplikasyona ilişkin çalışma tutanakları orman idaresinden getirtilerek, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman yüksek mühendisi ve bir harita mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, 1964 ve 1987 yıllarına ait orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına ilişkin tutanak ve haritalar ile arazi kadastro paftası tutanakları sağlıklı biçimde zemine uygulanıp, zeminde bulunacak baş noktadan hareketle tutanaklarda yazılı açı ve mesafeler okunup ölçülerek çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerdeki orman sınır noktaları birer birer arazide bulunarak orman sınır noktalarının izledikleri tahdit hatları belirlenmeli, orman sınır noktalarının bazılarının zeminde bulunamaması halinde nedenleri üzerinde durulmalı, yerlerinden sökülerek yok edilip edilmedikleri saptanmalı, zeminde bulunmayan bu noktaların yerleri zeminde halen var olan ve orman kadastro tutanağında tarif edilen en yakın sabit orman sınır noktaları esas alınarak ve bu noktalardan hareketle yine orman tahdit tutanaklarındaki açı ve mesafeler okunup ölçülerek orman sınır noktalarının izledikleri tahdit hattı bir bir arazide bulunup röperlenmeli, aplikasyonda orman sınır hatlarının değiştirilip değiştirilmediği belirlenmeli, değiştirildiyse bunun nedenleri üzerinde durulmalı, orman sınır noktalarının zemindeki ve arazi kadastro paftasındaki yerlerine değil ilk orman kadastrosuna ilişkin çalışma tutanaklarında yön ve mesafe olarak tarif edilen ve … fotoğrafları ile desteklenen yerlerine
itibar edileceği bilinmeli, aplikasyon ile ilk tahdit haritası arasındaki bu çelişkinin nereden kaynaklandığı, orman kadastrosunda kullanılan … fotoğraflarından, yöreye ait eski tarihli pafta ve haritalardan, imar planlarından, şehir fotoğrafları ve ulaşılabilen tüm kaynaklardan da yararlanılmak suretiyle, 15.07.2004 … ve 25523 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Kanununa göre Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 64. maddesini karşılayan, Eski Kadastro Yönetmeliğinin 54. maddesi gereğince düzenlenen teknik izah name hükümlerine göre belirlenmeli, bilirkişi kuruluna çekişmeli taşınmazların orman kadastro haritasına göre konumunu gösteren orman kadastro haritası ile irtibatlı, orman kadastro haritası, aplikasyon ve 2/B haritaları ile çekişmeli taşınmazların genel arazi kadastro paftalarının ölçekleri özel aletlerle denkleştirilmek suretiyle çekişmeli parsellerin en az 15-20 adet orman sınır noktasından oluşan orman sınır hattına, aplikasyon ve 2/B haritasına göre konumunu gösteren müşterek imzalı ölçekli kroki düzenlettirilmeli, kesinleşen orman sınırları içindeyken 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı saptanacak alanlar için 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve … bakımından orman niteliğini tam olarak yitirip yitirmediği, kendi haline bırakıldığında orman yetişip yetişmeyeceği, orman olarak ya da … alanı olarak muhafazasının ekonomik olup olmayacağı belirlenmeli, teknik ve bilimsel verileri bulanan rapor alınmalıdır. Değinilen yönler gözetilmeksizin eksik araştırma ve bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 13/04/2007 günü oybirliği ile karar verildi.